İstihbarat çelmeleri

3

Temmuz 2019’da, Britanya’nın Amerika Birleşik Devletleri nezdindeki Büyükelçisi Kim Darroch’un  Londra’ya gönderdiği ve Donald Trump Yönetimini eleştiren 2017 yılı ve sonrasına ait kriptoların İngiliz “Daily Mail”in pazar baskısı “The Mail on Sunday” gazetesine sızdırılmasıyla birlikte Britanya’nın en deneyimli ve sevilen Büyükelçisinin hayatı altüst oldu. Özellikle Trump’ın çok sevdiği “tweet”leri ile Darroch’a, “kendini beğenmiş aptal”, “kaçık” ve “çok aptal biri” olarak hakaret etmesi, resmi yemeklere davet etmemesi,  devlet kurumlarına yaptığı randevu taleplerinin kabul edilmemesi üzerine Darroch büyükelçilik görevinden istifa ederek Londra’ya döndü. Darroch, Trump’ı bu kadar kızdıracak ne yazmıştı? Büyükelçi Darroch, Trump yönetimini “diplomatik bakımdan beceriksiz, öngörüsü olmayan ve işlevini yerine getiremeyen yetersiz bir yönetim” olarak nitelemişti. Temmuz 2020’de, Türk basınında kısa da olsa bu olay yeralmıştı. Aslında Darroch bir ülkenin  devlet başkanı tarafından hedef  alınan bir büyükelçinin yapabileceği en doğru kararı almıştı; açık hedef olmuştu ve hemen istifa etti. İstifası kabul olunan Darroch’a Kraliçe II. Elizabeth ve Başbakan Johnson, İngiliz Hariciyesinde Merkeze dönen büyükelçilere gelenek olduğu üzere nişan vermek yerine Lord ünvanı vererek A.B.D. karşısında Darroch’un arkasında durduklarını gösterdiler. Lord ünvanı İngiltere’de, Başbakanın tavsiyesi üzerine Kraliçenin onayı ile verilen bir ünvan.

Hayatı ve mesleği beklenmedik bir şekilde değişen Lord Darroch şimdi 17 Eylül 2020’de piyasaya çıkan  “Tali Hasar” (Collateral Damage)[1]  isimli çoğu siyasi içerikli anılarının yeraldığı kitabının tanıtım söyleşilerine randevu vermekle meşgul. Darroch 40 yıllık diplomasi deneyimini önemli görevlerde edinmiş bir diplomat: Başbakan David Cameron’un Ulusal Güvenlik Danışmanlığını da yapan Darroch, 2016-2019 tarihleri arasında bulunduğu A.B.D’de 3 Kasım 2020’de yapılacak seçimlerin yine Trump tarafından kazanılacağını tahmin ediyor.

Dış istihbarattan sorumlu İngiliz gizli servisi MI6 ve İngiliz Polis İstihbaratı, bu sızdırmanın elektronik olmaktan çok içerden bir kişi tarafından yapıldığını ifade ederek nedenini de Darroch’un Amerikan yönetiminin aleyhinde bulunmasına bağlıyorlar.

Kanımca kriptonun Amerika’da sızdırılmayıp Londra’da deşifre edilmesi sızdıran taraf açısından daha akıllıca görünüyor. A.B.D.’da sızdırılması bu ülkeyi suçlu konumuna düşürür ve 1961 tarihli Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesini ihlal eden taraf yapardı. Zira bu Sözleşmede, kabul eden devletin, diplomatı gönderen devlet haberleşmesine saygı göstermesine ve korumasına ilişkin hükümler mevcut.

Tüm bunları tekrar gündeme getirmemin nedeni günümüzde istihbaratın önemini vurgulamak, ona dikkat çekmek. Büyükelçi Darroch’un başına gelen bu olaya MİT eski uzmanı Mahir Kaynak’ın sıkça kullandığı “İstihbarat Oyunları” da denebilir ancak ben yeni bir kavram olarak İstihbarat çelmelerini kullanmayı yeğledim. Türkçede kullanılan Arapça kökenli istihbarat (h b r temel harflerden yola çıkarsak) kelimesinin anlamı haber almak, toplamak, İngilizce ve Fransızcasında ise “intelligence” yani akıl ve zekadır. Haber toplamak ve onu işlemek tabii ki akıl ve zekayı gerektirir. Diplomatların görevleri de bir çeşit istihbarat toplamak, onu işleyerek kullanılmak, değerlendirilmek üzere Merkez  teşkilatına göndermektir.

40 yıllık bir diplomat olarak istihbarat konusunda çok renkli, değişik anılarım var. Ancak onları kitabıma saklıyorum. Örneğin bunlardan biri Azerbaycan Cumhurbaşkanı merhum Haydar Aliyev ile ilgili. 1993’de Dışişleri Bakanlığı Kafkas İşleri Dairesinde son yıllarda tedavülden kaldırılan Şube Müdürü unvanıyla görev yaparken ikili bir ziyaretle ilgili olarak hazırlanan dosyada yer alacak notların yanısıra Aliyev’in özgeçmişini hazırlamam istenildi. Teamül olarak özgeçmişler her alanda önemlidir. Ancak Aliyev’in 1939-45 yılları arasında nerede ve hangi görevde olduğunu tüm araştırmama rağmen bulamadım. KGB için çalıştığını biliyordum. Nihayet Aliyev’in Rus devlet yönetiminden geldiği için bir Rus diplomata sormamın yararlı olacağı aklıma geldi. Telefon ederek sordum. Rus diplomat  hemen Aliyev’in İstanbul’da KGB temsilcisi olarak Rus Başkonsolosluğunda (o zaman için S.S.C.B.) görev yapmış olduğunu ifade etti. Bundan dört ay önce bir aile ziyareti için gittiğim  Kireçburnu’nda onun heykelini görünce doğrusu şaşırdım. 2006 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından İlham Aliyev ile birlikte açılan park ve yanından geçen caddeye de Haydar Aliyev ismi verilmişti. İstanbul Doğu ve Batı arasındaki önemli bir metropol olarak çok eskiden beri istihbaratçıların, ajanların uğradıkları, kendi aralarında toplantılar yaptıkları, hatta tatil için geldikleri bir şehir olmuştur.  

Türkiye casus filmleri için de ideal bir mekan olmuştur. İlk James Bond filmlerinden Sean Connery’nin MI6 ajanını oynadığı 1963 yapımı Rusya’dan Sevgilerle filminin bir kısmı İstanbul’da o zamanki Ayasofya Müzesi ile Şark Ekspresinde çekilmiş, 1999 tarihli Dünya Yetmiyor filminde James Bond olan Pierce Brosnan ise yüzerek Kız Kulesine çıkıyor.2012’de çekilen Sağanak “Skyfall” isimli son James Bond olarak David Craig’in oynadığı filmde ise İstanbul’da Eminönü, Mısır Çarşısı ve Kapalı Çarşının yanısıra Fethiye ve Adana’dan da  sahnelere yer verilmiş. Konuların içerik olarak Türkiye ile alakası olmamakla beraber Türkiye’nin bu filmler sayesinde Batıda ve Amerika’da milyonlarca seyirciye ulaşan bir tanıtımı yapılmıştır. Hatta “James Bond Tour” adıyla Bond hayranları için özel turlar hazırlayan şirketler de mevcut. İngiliz romancı Agatha Christie’nin İstanbul Beyoğlu’nda kaldığı Pera Palas Otelindeki odası hala daha yerli yabancı ziyaretçilerin ilgi odağıdır. Onun yazdığı Şark Ekpresinde Cinayet romanı 1974’de film yapıldı. 1930’larda Paris İstanbul arasında işleyen Şark Ekspresindeki bu cinayeti Agatha Christie’nin yarattığı roman kahramanı Belçikalı detektif Hercule Poirot çözer. Agatha Christie’nin yarattığı diğer roman kahramanı Poigrot kadar ünlü kadın detektif ise Miss Marble’dır. Christie erkek egemen güvenlik işleri dünyasında kadın erkek eşitliğini gözetmiş olmalı.

James Bond filmini aratmayan başka bir olay ise 2019 Kasım ayı başında eski İngiliz askeri istihbarat subayı James Gustaf Edward Le Mesurier’in İstanbul Beyoğlundaki evinden on metre mesafede ölü bulunması. Esat’ın bile ölümü üzerine yorum yaptığı ve çok sayıda istihbarat örgütünü suçladığı bu ölümün cinayet mi yoksa intihar mı olduğunu bilebilecek tek kuruluş İngiliz MI 6 olmalı. Açığa çıkmış ve ortalarda dolaşan eski bir istihbaratçının İstanbul’da Büyükada’daki bir yalı katında ve Beyoğlundaki 500 m2’lik bir evdeki yaşantısı, hayat tarzı onun hiç de intihar edebilecek birisi olduğunu yansıtmıyor.

Başka bir istihbarat hikayesi daha anlatayım: İzmir Güzelyalı’da anneannem ve dedemin oturdukları bahçe içinde iki katlı, süs havuzu bulunan geniş bir bahçe içindeki ev ile müştemilatın  300 metre ilersinde oturan anneannemin kızkardeşi İkbal hanımın eşi Aziz Tüzün ise aileye pek karışmayan, kendi halinde, çok konuşmayan zayıf ince uzun boylu bir beyefendi idi. İlkokul öğrencisi iken bahçelerinde oynamak üzere veya İkbal teyzenin daveti üzerine gittiğimde onu, pencere kenarındaki koltuğunda, hep bir gazete veya kitap okurken görürdüm. Gri renkte bir takım elbise giyer, itinalı ama gösterişsiz bir kravat takardı. Ne iş yaptığını ortaokul sırasında vefatından çok sonra öğrendim. İzmir’deki MAH’ın kurucularındı. MAH ise Milli Emellere Hizmet adındaki Türk dış istihbarat kuruluşu idi. İngilizcesinin çok iyi olduğu söylenirdi. Bahçelerinde İzmir’e mahsus fulya çiçeği şimdi her yerde olan fesleğen, rengarenk güller ve hoş kokulu çiçekleri kısa ömürlü olan mor salkım bulunurdu. Anneannemin bahçesine nazaran çok bakımlıydı. Ancak bahçenin sokağa bakan kapısına gitmem istenmezdi. O kapıdan yine Aziz amca gibi takım elbiseli, ciddi yüz ifadeli, özgüveni haiz olduklarını çok sonradan anladığım insanlar gelir, bahçe katındaki oturma odasında  görüştükten sonra ayrılırlardı. Aziz amca okuduğu gazete veya kitaptan başını kaldırıp bana sık sık okumanın, yeni bilgiler edinmenin önemini anlatırdı. 1992’de Konak Belediyesinin Nüfus Arşivlerinde tüm ailenin bir kısmı Osmanlıca yazılmış bir kısmı latin harfli kayıtlarına ulaştığım halde onunkine ulaşamamıştım. Kimbilir ne bilgilere sahipti. Ama onları artık öğrenmek imkansız.

Bu arada şunu belirtmeliyim ki bugün artık Güzelyalı 54.sokağın o eski sosyal dokusu ve mimarisi yok. İki sıra boyunca uzanan ikişer katlı bahçeli, özgün mimarili evlerin yerine 1970’li yıllarda yapılan apartmanlar hem mimariyi hem de sosyal çevreyi değiştirmiş.

Sonuç olarak açık istihbarat, teknik ve stratejik istihbarat derken haber alma ve değerlendirmenin devletler için olduğu kadar insanlar için de önemli olduğu anlaşılıyor. Onun için gözlemci olmak en küçük bir haberin bile ne kadar değerli olabileceğini unutmamak gerekiyor. İstihbarat kurumları da ülkelerin içinde bulundukları ortamı yansıtır bir anlamda. İngiltere’nin ilk kadın iç istihbarat MI 5 Başkanı Stella Rimington’ın 2002 yılında yayınlanan anılarını derlediği Açık Sır ( Open Secret)[2] adlı kitabında Rimington, istihbaratın başarıları, doğası gereği nadiren görülür dedikten sonra 11 Eylül olaylarının istihbaratı önceden olmadığı kadar odak noktasına taşıdığına ve bunun ” istihbarat başarısızlığı” olarak ilan edildiğine dikkat çekmiştir.

Türkiye’de istihbarat alanında yazılmış pek çok kitap, makale ve araştırma var. Burada şimdilik bazı konulara değindim.


[1]  Lord Kim Darroch, ” Collateral Damage”, 17 Eylül 2020, Collins Yayınevi, Londra

[2]  Stella Rimington,    ” Açık Sır”, 2016, Yapı ve Kredi Yayınları İstanbul

Önceki İçerikİki farklı zamanı yaşayamazsınız, bir zamanın doğrusunu başka bir zamana uygulayamazsınız…
Sonraki İçerikİşin aslı: Yalancı peygamberler ve İsyan
Deniz Kılıçer
Ocak 2019'da emekli olmuştur. Dışişleri Bakanlığı Statejik Araştırma Merkezi Başkan Yardımcılığı ve Başkan (2011- 2012). Vatikan Büyükelçiliği Birinci ve daha sonra Elçi Müsteşar (2006-2011). Protokol Daire Başkanı (2001-2005). İsveç Stokholm Büyükelçiliği Birinci Müsteşarı (1998-2001). Slovenya Ljubljana Büyükelçiliği Müsteşarı (1996-1998). Boru Hatları ve Enerji Dairesi Başkanı (1994-1996). Kafkas İşleri Dairesi Şube Müdürü (1992-1994). Hollanda Deventer Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı (1988-1992). Enformasyon Dairesi Başkatip (1986-1988). Endonezya Cakarta Büyükelçiliği İkinci Katip (1984-1986). Londra Büyükelçiliği İkinci Katibi (1980-1983). Kıbrıs Siyasi İşler Dairesi İkinci Katip (1978-1980). Papalık Gregoryen Üniversitesi Temel Teoloji Lisansı Diploması(2007-2010). A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü SBF Master Derecesi (1988). Basılı Tez: “İngiliz İmparatorluğundan Commonwealth'e:İki Dünya savaşı Arasında Çanakkale Krizi 1919-1939”. "London School of Economics"'de misafir öğrenci (1988). A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Lisans Diploması (1976). Ödüller İtalya Cumhurbaşkanı G. Ciampi tarafından Ankara'da tevdi edilen “Şövalye” ünvanı (Cavallieri Stella Stara per la Solidarita Italiani) Eylül 2005. İran Büyükelçisi Dowlatabadi tarafından tevdi edilen Humeyni Altın Nişanı Eylül 2005. Dinlerarası diyaloga katkılarından dolayı Papalık Tiberina Akademisi Şeref Üyeliği Kasım 2007. İngilizce, Maley dilleri (Bahasa Endonezya ve Maley) İtalyanca bilmektedir.

3 YORUMLAR

  1. Mükemmel bir yazı olmuş. Çok beğendim ve çok yararlandim. Guźelyali 54 sokak. Benim için de önemlidir. Rahmetli Anneannem Tumanoglu Buldan ‘lı Ayşe Hanım, Sizin Anneanneniz HACER Hacimin çok yakın arkadaşı. Dedeniz Yusuf Bey ile Benim Dedem Balkan ve Çanakkale Gazisi, Darendeli HALIM Çavuş ile mahallede yakim arkadaşlar. Eczacıbaşı Süleyman Ferit Eczacıbaşı gibi semt ileri gelenleri hepsi ahbablardi. 15 Mayis 1919″da emperyalist işgal ordusuna direndiler. Aynı zamanda MUSTAFA NECATİ ile küzen olan Dedem SEHIT edildi…. 54 sokak CAMI SOKAGI’dir. Orada efsanevi MUDAFAI HUKUK MEKTEBİ vardır… O semtler ilgili ANNEN ve TEYZELERINIZIN yaşadıkları DAHA çok ilginç olaylar var. SIMDILIK gücüm bu kadar. Iyilikler ve güzellikler hiç eksilmesin. Selâm ve Sevgiler. Sancar Ağabey (Maruflu)

    • Sancar Ağabey günaydın yazınızı okudum. Çok teşekkür ederim. Ne ilginç tarihi olaylar anlatmışsınız. Çok teşekkür ederim.
      Değerli Eşinizin ebediyete intikali bizi çok üzdü. Sizi çok aradık. Tekrar arayacağız. Başınız sağolsun.
      Izmir’e de gelmek sizi ziyaret etmek istiyorum. Içten saygi, sevgi ve selâmlarımla

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here