İzmir, Endülüs olur mu?

0

Bir İzmirli olarak İzmir’in çok sesli yapısını, tarihi ve kültürel birikimini sizlere anlatmayı isterdim. Ancak bugün sizlere başka bir konuyu aktaracağım.

İzmir eskiden beri çok sesli bir şehirdi. Farklı dinlerin ve kültürlerin barış içinde yaşadığı şehir bu özelliğini yeni kazanmadı.

Osmanlı Dönemi’nden beri İzmir çok cemaatli yapısıyla hep farklılığını korumuş ve şartlar elverdiğince geliştirmiştir.

Farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşaması, çok cemaatli olması ve bu farklılıkları barış içinde devam ettirmesi bana Endülüs’ü hatırlattı.

Endülüs dediğimiz kültür de içinde Hristiyanların, Müslümanların ve Yahudilerin bulunduğu ve daha da önemlisi bu farklı cemaatlerin ‘bilimsel çalışmalar’ etrafında öbeklendikleri bir bilim merkezi durumundaydı.

Endülüs’te farklı cemaatler birbirlerine düşman değil bir mozaiğin parçası gibi bütünleştiriciydiler.

İzmir’in böyle bir kültür ve bilim merkezi olmasını çok isterim.

İzmir’in bu yolda olduğunu görmek istiyorum belki de.

Son gelişme bana biraz bunu hatırlattı:

Ülkemizde yaşayan, ülkemizin vatandaşları olan Yahudi dost ve komşularımızın aylık olarak çıkarttıkları bir dergi var: Şalom.

Şalom, aylık çıkan kültür ve aktüalite dergisi.

Şalomun anlamına yazmama gerek yok diye düşünüyorum zaten biliyorsunuzdur.

Arapçada es-Selam ile aynı anlamda.

Şalom Dergisinin bu ayki kapak konusu size bahsettim farklı kültürlerin birlikteliğiyle ilgili.

Avrupa Komisyonu’nun desteğiyle gerçekleşen bir proje: İzmir Yahudi Mirası Projesi (İzmir Jewish Heritage)

Konuyla ilgili bir de uluslararası platform var: İzmir Yahudi Kültür Mirası Projesi Uluslararası Platformu.

Proje kapsamında yapılacak olan kültür mirasının tanıtılmasında İzmir’de bulunan 9 sinagogun ziyarete açılması amaçlanıyor.

Bu projenin başında da İzmir Sefarad Kültür Festivali’nin kurucusu ve direktörü var.

Nesim Bencoya

Nesim Bencoya.

İzmir’de yaşayıp Havra sokağını bilmeyen yoktur.

Havra sokağı İzmir’de yaşayan Müslümanın, Hristiyanın ve Yahudinin gelip geçtiği en önemli kültür mirasıdır.

Tarihi Havra Sokağı

Havra, Sinagogun bir diğer adı. Bu sokakta bulunan tarihi sinagogdan dolayı bu isimle anılır.

Nesim Benoya ile yapılan röportajdan kesitler vererek projeyi daha yakından tanıyalım:

Şalom Dergi: ‘İzmir Yahudi Kültür Mirası Projesi’nin vizyonu hakkında neler söylemek istersiniz?’

Nesim Bencoya: ‘1492 yılında İspanya ve Portekiz’den sürgün edilen Yahudilerin bir bölümü İzmir’e gelerek Sefarad Yahudi kültür mirasını, Ladino dilini ve Sefarad ibadet geleneğini beraberlerinde getirmişlerdir. Eski yüzyılların tipik yerel mimari stiliyle inşa edilmiş olan 34 muhteşem sinagog arasından günümüze ancak Kemeraltı çarşısında bulunan 9 sinagog gelebilmiştir.

İspanya’dan sürgün edilen Yahudiler ve sonra gelen kuşaklar tarafından 16. yüzyıl Sefarad mimari stilinde birbirine bitişik inşa edilmiş bu tarihî sinagogların dünyada benzeri yoktur. Sinagogların içinde bulunduğu kötü durum karşısında, acilen müdahale edilmediği takdirde bu hazine tamamen yok olacak ve bu olağanüstü kültürel miras bütünüyle yitirilecektir.

Projenin belli başlı amaçları, özel kültürel mirasımızı gelecek kuşaklar için korurken, tarihî sinagogların bulunduğu eski Yahudi mahallesinde bu mirası gözler önüne serecek ve aynı zamanda Sefarad kültürü ve bu kültürün diğer kültürlerle olan diyaloğu hakkında bir araştırma merkezi görevi görecek halka açık bir Yahudi Kültür Mirası Merkezi kurmaktır. Vizyonumuz; bu merkezin İzmir Yahudilerinin öyküsünü anlatması ve ziyaretçilerin Yahudilerin özel kültürüne ilk elden tanık olmasıdır. Merkez ayrıca, Müslüman ve Hristiyanların Yahudi kültürünü tanımasına fırsat verecek ve İzmir’in tarihinde daima mevcut olmuş olan Yahudilerin toplumsal rolünü takdir etmelerini sağlayacaktır.

Merkezin amacı, Yahudilerin İspanya’dan sürgün edilmelerinin ardından yeniden doğuşunun öyküsünü canlandırıp dünya kamuoyunun bilincine getirmek; İzmir Yahudi cemaati bünyesinde gelişen Sefarad mimarisini, dil ve kültürünü tanıtmak; dünya Yahudilerinin ilgisini İzmir’e ve bu çok özel mekâna çekmek; projenin bulunduğu yer başta olmak üzere Yahudi olmayan topluma Yahudi kültürünün değerlerini tanıtmak, bu çerçevede İzmir ve Türkiye’deki çok kültürlülüğün altını çizerek bu mirası gelecek kuşaklara aktarmaktır…’

Çok kültürlülük, çok seslilik ve çok cemaatlilik, bu özellikler Endülüs’ün de özellikleriydi.

Bu yüzden de İzmir neden bir Endülüs olmasın diye düşündüm.

Bu zenginlik, bilimsel çalışmalarla zenginleştirilirse yıllar sonra İzmir belki de 21.yy’ın Endülüs’ü olarak anılır…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikAnne ne zaman açık görüş olacak?
Sonraki İçerikCesetler sahile vururken dünyamızda büyüme ve küçülme eğilimleri…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here