Kaç dolar bir yazarkasa eder…

0

Merhaba değerli okurlar, bu köşede yazmaya başladığım günden beri bir kere olsun sizlere avare yazılar yazmak, kadınlardan aşklardan bahsetmek, şiirler ve şairlerin dünyasında gezinmek ve elleri cebinde serseri sevdalardan konuşmak isterdim. Ancak olmuyor işte. İzin vermiyor hayat ve yaşadığımız bu coğrafya. Onun yerine size bu yazımda da yine yokluktan gün geçtikçe yoksullaşmaktan umudunu yitirmiş gençlerden ve siyasetin umursamaz kıyıcı aktörlerinden bahsedeceğim.

Dolar, Avro aldı başını gidiyor. AK Parti Genel Başkan’ı ve Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın faiz indirimi dediği günden beri tırmanışa geçen dolar Erdoğan’ın adeta her öksürüşünde büyük bir azim ve istekle yukarı doğru tırmanmaya devam ediyor. Bu durum ister istemez Türk siyaset tarihinin sembollerinden biri haline dönüşen ve AK parti hükümetinin ekonomi politikaları her eleştirildiğinde bir kesim tarafından artık eski Türkiye yok diyerek yüksek sesle dillendirilen o meşhur yazarkasa fırlatma olayını akıllara getiriyor. 2001 krizinde yine doların bu şekilde artmasından dolayı sıkıntılar çeken Ahmet Çakmak isimli bir vatandaş, Başbakanlık binası önüne giderek dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in önüne yazarkasa fırlatarak gündem olmuştu. Peki ya içinde bulunduğumuz bu günlerin vahametini anlatacak bir yazarkasa için kaç dolar daha kaç Türk Lirası yutmalı? Tabi ki birileri çıksın sayın Erdoğan’ın ayağına yazarkasa fırlatsın demiyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi o Türk siyasi tarihinin sembollerinden biri sadece. Ancak nedense bana bu gidişattan hala rahatsız olmayan ya da görmek istemeyen büyük bir güruh var gibi geliyor. Ve o güruhun uyanması ve yasalar, kanunlar çerçevesinde artık bu gidişe bir yeter demesi için acaba daha ne lazım onu düşünmeden edemiyorum.

Ekonomist Erdoğan’a güvenenler kaybetti…

Bir zamanlar kimsenin dolara güvenmemesini dolara yatırım yapmamasını öğütleyen ve kendi tabiriyle kendisini ekonomist olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bir de ah tabi ya nasıl unutulur, şark kurnazı küçük bir esnaf üslubuyla dolar on lira olacak ya …..diye çıkış yaparak bunun bir hayal olduğunu anlatmaya çalışan ama sonra kendisi bir hayalet olan damat bakanın telkinleri ile hareket ederek bu istikrarsız ortamda Türk Lirasına daha doğrusu sayın Erdoğan’a güvenenler sanırım kaybettiklerini anladılar. O gün dolara yatırım yapmayın diyen sayın Cumhurbaşkanı bugün ise tam tersini söyleyerek “kur artışı istihdamı arttırır” diyor.

Peki kaybedenler sadece Erdoğan’a inananlar mı? Ekonomik krizin yaraları er ya da geç öyle veya böyle sarılır elbet. Ancak ülkenin geleceği olan gençler, onların içine düştüğü umutsuzluk ve kendi vatanlarına kendi siyasetçilerine, insanlarına karşı içine düştükleri güvensizlik…! Bu ülkenin insanları geçmişte de şimdi de her türlü zorluğa göğüs gerecek kadar güçlüdür ama bir toplum umudunu yitirdiği zaman hiçbir şeye tahammüllü ya da gücü yetmez. O yüzden umut önemlidir fakat bu ülkenin gençlerinin bu ülkeden bir umudu yok artık ve çok mutsuzlar.

Gençler demişken…

Gençlerin içine düştüğü umutsuzluktan bahsetmişken size iki farklı hayat iki farklı hikaye anlatarak bu duruma somut bir örnek vermek istiyorum.

Birinci hikaye üniversitenin mühendislik fakültesinin henüz son sınıf öğrencisi bir delikanlının hayali. Okulu bitirip mühendis olup üretime katkı koyması gereken ya da bilim insanı olup hayatları kolaylaştıracak icatlar yapması gereken ya da bu tür hedefleri olmasını beklediğimiz kahramanımız bakın ne olmak istiyor?  Torpili ve deneyimi olmadan mühendis olarak işe başlamasının imkansız olduğunun bilincinde olan bu arkadaş öncelik olarak Erdoğan’ın da yüksek fiyat etiketlerinden dolayı kızdığı şu beş büyük marketten birinde işe başlamak istiyor. Mesleğini icra edebileceği bir konumda işe başlamayacağını onun da bunu zaten beklemediğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım. Ya da motorsiklet ehliyeti alıp kurye olarak çalışabilirim diyor. Çünkü mühendis olarak işe başlasa 3-4 bin liradan fazla maaş alamayacağının da bilincinde. Ama meşhur bilmem ne köftecisinde kurye olarak işe başlarsa en az 8 bin TL maaş alabileceğinin de bilincinde.

Bir diğer kahramanımız ise yine üniversite mezunu bir kadın. Mezun olmuş iki dil bilen ama mesleğini yapamayan bir genç. Bilindik bir hikaye yani. Evli olan bu arkadaşımız da zor da olsa bir iş buluyor. Nerede mi? Bir baklavacı da tezgahtar olarak. Durun bu mesleği küçümsediğimi sanmayın sakın ama bu arkadaşımızın da kim bilir ne hayalleri ne umutları vardı üniversiteyi kazandığında. Ama buradaki asıl konu ne bu arkadaşımızın şu an yaptığı iş ne de hayalleri. Mezuniyetinden yıllar sonra asgari ücretle bir iş bulup çalışmaya başlayan bu arkadaşın bir süre sonra devlet baba maaşına bloke koyuyor. Neden mi? KYK öğrenim kredisi borcu yüzünden. Devlet baba alacaklı bir bankanın müşterisi ile yaptığı gibi pazarlık yapıyor bu genç arkadaşla ve diyor ki 2 bin TL getir blokeyi kaldıralım geri kalan borcunu 35 taksite bölelim. Büyük büyük saraylarla itibar olur mu bilemem ama genç bir kadının maaşına bloke koymak sanırım küçük düşürücü bir hareket.

AKP’nin EN’leri…

Siyaset sahnesinde zaman zaman, AK Parti de muhtemelen çoğu zaman kürsülere çıkıp milletin aklıyla dalga geçmeye çalışan ve bazen de bunu yaparken kendini komik duruma düşüren siyasetçiler oluyor. Son zamanlardaki en’leri ise aşağıda sıralıdır.

Birinci sırada eski Başbakan, Ak Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım geliyor. Kendisi “Bugün Amerika’da sıfırdan yüzde 7’ye çıkmış enflasyon. Bu ne demektir, 7 kat artış. Bizde 10’lardan 20’ye çıkmış, 2 kat artış. İyi mi, değil” diyerek garip açıklama yaparak milletin yüzünde bir tebessüme sebep oldu.

 AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ’da yüksek enflasyona kendince bir çözüm bulmuş olacak ki aklımızla dalga geçercesine “eti gramla sebze meyveyi de az tüketin tufanda zaten zararlı” dedi.

Eh ortada bu kadar “en” varken Konya Milletvekili Halil Etyemez durur mu? O da “ülkede yokluk yok aksine bolluk var paniğe gerek yok” diyor. Hem de tüm bunları kendileri ile çelişmek pahasına hiç düşünmeden yapıyorlar. İlahi komedya.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here