Kanser mütehassısı doktorunuz Ümit Tapan sorup cevaplıyor: Kanın aşırı pıhtılaşması neden olur?

0

KANIN AŞIRI PIHTILAŞMASI NEDEN OLUR?

Kanın damar içinde serbest bir şekilde akması ne kadar önemli ise, damar bütünlüğünün bozulduğu travma durumlarında pıhtılaşması da kan kaybını önlemesi açısından o kadar önemlidir. Cenab’ı Hak (c.c.) bu dengeyi mükemmel bir şekilde yaratmıştır. Kanın gerektiği zaman pıhtılaşmaması ‘kanama bozuklukları’na sebebiyet verirken, damar içinde pıhtılaşması ‘aşırı pıhtılaşma bozukluğu’na neden olur.

Aşırı veya anormal pıhtılaşmanın 3 ana sebebi vardır: kanın normalden yavaş akması, damarın iç yüzeyinin zarar görmesi ve pıhtılaşma-kanama dengesinin bozulması. Birçok hastada anormal pıhtı problemi ancak bu sebeplerden birkaçının birlikte bulunması halinde meydana gelir.

Kanda normalde bulunan hücrelerin (beyaz küre, kırmızı küre ve trombosit) fazla sayıda olması, kanın normal akışını engelleyerek pıhtılaşmaya sebebiyet verebilir. Bazı lösemiler (ilik kanseri) ve kemik iliğinin kronik hastalıkları bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Damarın iç yüzeyine zarar veren, cerrahi ve travma gibi, durumlar da kanın damar içinde pıhtılaşmasına zemin hazırlayabilirler. Bu nedenle özellikle karın ameliyatı, beyin ameliyatı, kalça kemiği, diz eklem protezi gibi ortopedik ameliyatlar geçiren hastalarda bacakta pıhtı oluşmaması için 2-4 hafta süreyle kan sulandırıcı ilaç önerilir.

Sigaranın da damar yüzeyine zarar vererek pıhtılaşma riskini arttırdığını belirtmeden geçmeyelim.

Kanın damar içinde pıhtılaşmasını önleyen proteinlerin eksikliği pıhtıya sebep olan en önemli faktördür. Bu eksiklik doğuştan olabileceği gibi, gebelik, lohusalık, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğer hastalığı gibi durumlarda sonradan da gelişebilir. Hemen hemen tüm kanserler aynı şekilde pıhtı oluşmasına sebebiyet verseler de, pankreas kanseri, mide kanserleri ve yumurtalık kanseri özellikle bu tehlikeli duruma yol açabilirler.

Çağın salgın hastalığı olarak değerlendirilen obezite muhtemelen hem kanın akışını yavaşlatarak, hem damar yüzeyinin zedelenmesi hem de kanama-pıhtılaşma dengesini bozarak kanın damar içinde pıhtılaşmasına sebep olabilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bir insanın bacak damarlarında veya akciğer damarlarında pıhtı oluşmasında genelde birden çok risk faktörü rol oynar. Mesela her gebede veya lohusa bayanda pıhtı gelişmez, ama aşırı kilolu bir lohusa bayan aynı zamanda sigara içiyorsa pıhtı riski ciddi oranda artar (bu arada ‘cennet ayaklarının altında olan’ kıymetli annelerimizin ne gebelik ne lohusalık ne de diğer dönemlerde sigara illetine bulaşmayacakları ümidini dile getirmeden geçemeyeceğim). Yine doğum kontrol hapı kullanan bir bayan sigara da içiyorsa ve kilo fazlası varsa ciddi risk altındadır.

Benzer şekilde ameliyat sonrası pıhtı riski de her hastada aynı değildir; karaciğer yetmezliği veya kanserden muzdarip hastalar pıhtı oluşması açısından daha büyük risk altındadırlar.

Peki kanın damar içinde pıhtılaşması hangi organları etkiler ve nasıl belirtiler verir?

Anormal pıhtılaşma problemi çoğunlukla bacaktaki damarları etkiler ve hastaların bazısında bacak damarlarından kopan pıhtı akciğere ulaşıp ordakı damarları tıkayabilir. Çok nadiren kalp duvarlarında delik olan bazı hastalarda pıhtı kalpten beyne ulaşıp felce sebebiyet verebilir.

Baldırda veya uylukta ağrı ve/veya şişlik bacakta pıhtı durumunda görülebilen belirtilerdir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, baygınlık ise bacak damarındaki pıhtının akciğere ulaşması sonucu ortaya çıkabilir. Özellikle aşağıda belirtilen risk faktörlerine sahip hastaların benzer belirti durumunda acilen doktora başvurmaları hayati öneme haizdir.

Risk faktörleri:

  1. İleri yaş
  2. Obezite
  3. Sigara içilmesi
  4. Doğum kontrol hapı kullanımı, gebelik ve daha da riskli bir dönem olan lohusalık
  5. Ameliyat sonrası dönem (özellikle beyin, karın, kalça ve diz ameliyatları)
  6. Kanser
  7. Ailede anormal pıhtılaşma öyküsü olması (özellikle yukarıda bahsedilen risk faktörleri olmayan bir aile bireyinde anormal pıhtılaşma varlığı kalıtsal bir duruma işaret edebilir ve kalıtsal pıhtılaşma hastalıkları açısından ciddi bir değerlendirme gerektirir).

Nasıl tanı konulur?

Bacakta pıhtı olup olmadığı ‘Dopppler’ denen ve kan akımını gösteren renkli ultrason yardımıyla anlaşılabilir. Pıhtının akciğere ulaşıp ulaşmadığını anlamak için ise genelde ‘akciğer tomografisi’ veya ‘sintigrafi’ denen nükleer görüntüleme yöntemi kullanılır.

Anormal pıhtılaşma nasıl ve ne süreyle tedavi edilir?

Kan sulandırıcı ilaçlar anormal bir şekilde oluşan pıhtının yayılmasını önler ve vücudun pıhtıyı eritebilmesine olanak sağlar. Kısa süre öncesine kadar, en azından tedavinin ilk aşamasında, enjeksiyon veya damardan verilen ilaçlar kullanılırken günümüzde sadece ağızdan alınan ilaçlar ile tedavi gerçekleşebilmektedir. Bu arada pıhtı problemine sebebiyet veren faktörlerin de mümkün olduğunca izalesine çalışılmalıdır; sigaranın bırakılması, doğum kontrol hapı yerine alternatif metodların kullanılması, kilonun ideal seviyeye çekilmesi gibi.

Hastaların çoğunda tedavi süresi Amerikan Göğüs Hastalıkları Doktorları Derneği’nin (ACCP) son yayınladığı kılavuza göre 3 aydır. Ancak eğer pıhtılaşmaya sebep olan faktör halen mevcut ise başka bir pıhtı vakasını önlemek için daha uzun dönemli bir tedavi gerekebilir. Mesela kanser hastalarında kanser aktif olduğu sürece kan sulandırıcı ilaç kullanılması önerilmektedir.
Dr. Ümit Tapan
Kanser ve Kan Hastalıkları Uzmanı
St. Joseph Hospital, Nashua, NH
utapan@sjhnh.org

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here