KHK’lılar seçime hazırlanıyor

1

Uzakları yakın eden iktidar, hizmetlerine devam ediyor.

Bir Fatiha okunması için Şah Fırat Operasyonu ile Süleyman Şah Türbesi’ni yaya yürüme mesafesine getiren iktidarımız, barajı aşamayan öğrencilerin de imdadına yetişmişti.

Üniversite taban puanlarını öğrencilerin ayağına getirmişti.

Çalışmalarına hız veren Cumhur İttifakı, yüzde 10 seçim barajını da bir çırpıda yüzde 7 olarak tescilledi.

MaşAllah Türk Standardları Enstitüsü gibi çalışıyorlar.

Elbette bu hizmetlerin bir gayesi var:

Vaktinde yapılırsa 18 Haziran 2023 seçimleri veya olası 2022 erken seçim.

Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı sandıkta karşı karşıya gelecek.

Biri Türk tipi Başkanlık Sistemi’nde ısrarcı diğeri Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde.

Seçimde oy kullanacaklar arasında elbette dengeler çok önemli.

Önümüzde üç parametre var.

Z Kuşağı, Kürt seçmen ve KHK’lılar.

Z Kuşağı’nın zemini kaygan.

İktidar ile frekanslarının tuttuğu da söylenemez.

Tercihleri sandık başında belli olur.

Kürt seçmen de kritik bir konumda.

Desteğini almayan hiçbir cumhurbaşkanı adayının kazanma şansı yok.

Beş yıldır gündem olmayı bir türlü başaramayan KHK’lılar, şu sıralar cazibe merkezi durumundalar.

Yüz binlerce ihraç edilen insan;

Ekmeğinden aşından olan.

İktidar partisi başta olmak üzere herkes buradan siyaseten bir pay kapmanın derdinde.

Ama nasıl?

KHK’lıların iadesi konusunda Cumhur İttifakından çok cılız dahi denmeyecek sesler çıkarken muhalefet açıktan işe iadelerini sağlayacağını vurguluyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Sözüm söz, bütün bu adaletsizlikleri düzelteceğim. O kanun hükmünde kararnamelerle görevden alınan, işine son verilen, ekmeği elinden alınan herkesi görevine iade edeceğim.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener: İlk etapta mahkemeden beraat alıp ne işine ne mesleğine dönmesine fırsat verilmemişlerinki çok acil çözülmelidir. Ondan sonra da hukuki bir, hukukun üstünlüğü, adalet sağlandığı dakikadan itibaren zaten bunların bakılması lazım. Adalet artı hukukun üstünlüğü sağlandığı hepsi hali yola girer.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Bu tablo utanç verici. Bir ülkede 1,5 milyon insan terörle suçlanıyorsa devlet vatandaşıyla kavga ediyor demektir. Yeter artık davalarla, KHKlarla halkı sindirmeye çalışmayın.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: KHK’lıların hukuk ve adalet çığlığı her gün daha çok yükseliyor! KHK’larla ihraç meselesi, artık bir beyin kanamasına dönüşmüştür. Bir insan hakları eylem planının kangren haline gelmiş bu soruna el atmaması; OHAL Komisyonuyla ilgili yeni düzenlemelere gitmemesi, süreci hızlandırıp mağduriyetleri gidermemesi beklenemez.

Bu açıklamalara iktidarın küçük görünümlü büyük ortağından tepki var.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nu “KHK mağdurları üzerine politika inşa etmek” ile suçladı.

Aslında bu açıklama da bir gelişmedir.

Çünkü iktidar kanadı asla bir mağduriyetin olmadığını savunuyordu.

Bu sebeple Sayın Bahçeli’nin “KHK mağdurları” ifadesi çok önemli.

AK Parti’nin de KHK’lıların mağduriyetini gidermek için bir çalışma yürüttüğü ileri sürülüyor.

İki yıl önce eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, “KHK bir faciadır” demişti.

Çözüm isteyen veya çözme teşebbüsünde bulunanları iç ve dış güçlerin aparatı olmakla suçluyoruz.

Peki o zaman bu sosyal faciayı kim çözüme kavuşturacak?

KHK’lılar, sorunlarının çözümünü sandıkta çözecek gibi görünüyor.

Bu nedenle KHK’lılar da ciddi anlamda hangi yönde seçim yapacağını tartışıyor.

Nasıl mı?

Problemin çözümü için muallak, belirsiz vaatler değil ciddi, somut öneriler istiyorlar.

KHK’lılara bu güveni veren kazanacak.

Bunun aslında kolay bir yolu var:

Hukukun siyasetten arındırılarak işletilmesi.

Önceki İçerikSütten daha fazla kalsiyum içeren besinler…
Sonraki İçerikZeytin Ağacı Manifestosu
1978 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv ve Sinema Bölümü mezunu; Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu; Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu. 2001 yılında gazetecilik hayatına başladı. Erzurum'daki yerel gazetelerin çeşitli birimlerinde 3 yıl çalıştıktan sonra Diyarbakır ve Ankara'da Parlamento Muhabirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda 11 yıl gazetecilik yaptı. 2017 yılından itibaren ise Ocakmedya'da yazmaya başladı. Halen Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here