Kılıçdaroğlu: İş var kardeşim diyorlar; doğru var, sadece sarayda

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Irak’ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde, PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuş Bayram Günay ve güvenlik korucusu İlyas Bağater’e Allah’tan rahmet, ailelerine de başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, “Şehitleri yüceltmek, şehit yakınlarını yüceltmek, gazilerimizi yüceltmek, onlara olan haklarını teslim etmek hepimizin görevidir. En başta da CHP’lilerin görevidir.” diye konuştu.

Toplantıda gazilerin de bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Endişe etmeyin, sizin haklarınızı sonuna kadar savunacağız.” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na katılmaya hak kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı oyuncularını, antrenör ve yöneticilerini de tebrik etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Hepimiz Türkiye’nin geleceği konusunda endişeler taşıyoruz. Ama şunu ifade edeyim: Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti’nde 82 milyon vatandaşımızın endişeye kapılmasına gerek yoktur. Herkesin bir umudu var. O umudu büyüteceğiz.” diye konuştu.

“Güzel Türkiye’mizde nasıl yaşamak istiyoruz?” sorusuna herkesin vereceği cevabın aşağı yukarı aynı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Huzur içinde yaşamak istiyoruz, birlikte yaşamak itiyoruz. Hiç kimsenin yatağa aç girmediği bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bütün komşularımızla barış içinde yaşamak istiyoruz. Ekonomik olarak güçlenmek istiyoruz. Üniversitelerimiz, fabrikalarımız; birisi bilgi üretsin, birisi mal üretsin. Sokakları caddeleri temiz olsun. Vatandaşlarımız belediyenin verdiği hizmetlerden memnun olsun. Aslında istediğimiz Türkiye, böylesine güzel bir Türkiye. Bu isteğimizin temellerini ne oluşturuyor. Bu isteğimizin temelini ‘hukuk devleti’ kavramı oluşturuyor. Hukuk içinde, hukukun üstünlüğü içinde yaşamak; hak aramak, haksızlığa uğradığımız zaman hakkımızı mahkemede aramak. Dolayısıyla hukukun üstünlüğü kavramı içinde hepimiz güzel bir geleceği güvence altına almak istiyoruz.”

“Devlet, adaleti dağıtmak zorunda”

Adaletin olmadığı bir yerde insanoğlunun huzursuz olacağını belirten Kılıçdaroğlu, dünya ve kainatın adalet üzerine inşa edildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, devletin adaleti dağıtmak ve adil davranmak zorunda olduğunu vurgulayarak, Anayasa’nın 5. Maddesi’nde de bunun belirtildiğini aktardı.

“Çoğu vatandaşımızın bundan haberi bile yok. Ama hatırlatmak bizim görevimiz.” diyen Kılıçdaroğlu, devletin temel amaç ve görevinin, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak olduğunu kaydetti.

Reklam

Kılıçdaroğlu, bu yolda vatandaşın önüne bir engel çıkıyorsa, o engeli kaldırmanın da devleti yönetenlerin görevi olduğunu belirtti. Anayasanın 10. Maddesi’ne göre de herkesin kanun önünde eşit olduğunu anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya hiçbir sınıfa imtiyaz tanınamayacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, ancak kişilere, ailelere, sınıflara imtiyaz tanındığını öne sürerek, imtiyazdan yana tavır alan herkesi uyarmanın da görevleri olduğunu kaydetti.

“Siyaset kirliliği kabul etmez”

Anayasa’nın 28. maddesinde “basın hürdür, sansür edilemez” diye yazdığını, gelişmiş demokrasilerde medyanın dördüncü güç olduğunu, yanlışı haber yaptığını ifade etti. Gücü elinde bulunduran kibir sahiplerinin kendi medyalarını oluşturmaya başladığını öne süren Kılıçdaroğlu, buna “havuz medyası” dediklerini, bu basının gücü denetleme değil, gücü pohpohlama görevi üstlendiğini savundu.

Kılıçdaroğlu, bu medyanın günün 24 saatinde aleyhlerinde yayın yaptığını ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim propagandamızı yaptığınız için teşekkür ederim. İster ulusal ister uluslararası alanda verilmeyecek hesabımız yoktur. Ama kibir abidesi zatın verilecek hesabı vardır. Nereye? Trump’a verilecek hesabı vardır. Trump, ‘Malvarlığını araştırırım. Senin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizlediğin mal varlığın var yabancı bankalarda. Onu biliyorum, kızdırma ifşa edeceğim’ dedi. Şimdi yüreğinde Allah korkusu olan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum; şunu beklemez miydik? ‘Ey Trump, benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin, benim verilmeyecek hesabım yoktur.’ Bunu niye demiyor? Bir başka ülkenin devlet başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli koltuğunda oturan kişiyi mal varlığıyla tehdit ediyor, o sesini çıkaramıyor. Egemen güçlerin oyuncağı haline gelirsiniz. Egemen güçler ne derse onu yaparsınız. Egemen güçler sizi en hassas noktadan yakalamışlar demektir. O nedenle siyaset kirliliği kabul etmez. Siyasette, devleti yönetecekseniz temiz, saf, saydam olacaksınız. Kirliliğe bulaştığınız, malı götürdüğünüz andan itibaren egemen güçler sizi teslim alırlar. Geldiğimiz nokta budur.”

Suriye politikası

İdlib’den Türkiye’ye yönelik 1 milyon kişilik yeni bir göç dalgası olacağına yönelik söylemleri anımsatan Kılıçdaroğlu, “Hepsini saraya al. 3 milyon 600 bin kişi yetmedi, 40 milyar dolar da yetmedi, 1 milyon kişi daha gelecek.” dedi. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Libya’da, Suriye’deki gibi bir politika yerine sorunu çözen bir politika izlemesi gerektiği yönündeki fikirlerini hükümete ilettiklerini anlattı.

CHP’nin daha önce Suriye konusunda Esad ile görüşülmesi yönündeki önerilerinin bugün iktidar tarafından hayata geçirildiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Şimdi söylediğimiz noktaya geldiler. Beşşar Esad ile görüşüyorlar. Kim doğruyu söylüyormuş? CHP ve onun kadroları. Diplomaside son 7-8 yıl içinde en doğru tavrı ve söylemi geliştiren tek parti CHP’dir. Bunu yurtta barış, dünyada barıştan aldık.” diye konuştu.

Reklam

Sakarya’daki tank palet fabrikası konusunu gündem getirmeye devam edeceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, motor olmadığı için tesiste tank üretiminin 18 ay içerisinde başlayamayacağını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Zaten Katar ordusuna bedava verdin. ‘Kiraladık.’ dedi Erdoğan. Ethem Sancak, ‘Kira ödemiyoruz.’ diyor. Kankası Erdoğan’ı yalanlıyor. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan birisi yalan söyleyecek, doğruyu beş kuruş ödemeden tank palet fabrikasını teslim alan BMC’nin sahibi söyleyecek. Akla, mantığa, devlet yönetimine bakın.” değerlendirmesinde bulundu.

“Barış bildirisi imzaladı diye yüzlerce akademisyeni işten attılar.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Ellerinde silah yok. Sadece kağıt ve kalem var. En sonunda Anayasa Mahkemesi dedi ki bu ifade özgürlüğüdür. Bu hocaların yalnızca kağıt, kalem ve kitapları vardı. Adalet evrensel bir kavramdır. İnsanoğlu bütün hayatını adalet aramakla geçirdi. Hepimiz kanun önünde eşitiz. İmtiyaz tanıyan herkesi uyarmak bizim görevimizdir. Elinde kalem olanları akademiden atıyor, elinde silah olanı üniversiteye hoca olarak alıyorsunuz. Olacak iş değil. Bu ülkeyi yönetenleri akla ve mantığa davet ediyorum.

Basın İlan Kurumu’na talimat veriyorlar; Birgün, Evrensel, Cumhuriyet gazetelerine ilan vermeyin diye. Niçin? Çünkü sarayı eleştiriyorlar. Basını esir almak istiyorlar ama direnenler hep olacak. Asgari ücret bugün açlık sınırının altında. 2020 yılında açlık sınırının altında. Saray’da oturanların işsizlik sorunu yok. İş arama gibi bir dertleri yok. Konteynerden ekmek toplayanı bilmiyorlar. Anne işsiz, baba işsiz, çocuk işsiz. Faturaları ödeyemiyorlar. İşsizliğin farkında bile değiller. İş var kardeşim diyorlar. Doğru var, sadece sarayda var. İşsizliğin yuvaları yıktığını, nasıl bir sosyal felaket olduğunu bilmiyorlar. İşsiz nasıl geçinecek? Bu iktidar kimden yana? Fakir fukaradan mı hortumculardan mı?”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here