Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiçbir güç tehdit edemez, cevap veremiyorsan çekileceksin

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. Özellikle gençlerin siyasete ilgi göstermesinden son derece memnun olduklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, gençler sorunlara ilgi gösterdikçe gelecek açısından daha az endişe duyduklarını belirtti. Ahi Evran Haftası’nda olduklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, bir Anadolu ereni olan Ahi Evran’ı herkesin örnek alması gerektiğini söyledi.

Ahi Evran’ın “Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma. Kuvvetli iken affetmesini, hiddetli iken sakin davranmasını bil. Kendin muhtaç olsan bile başkalarına verecek kadar cömert ol.” şeklindeki sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Ahi Evran’ın sözlerinde adalet ve kul hakkını koruma olduğunu dile getirdi.

Esnafın hayatından memnun olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, esnaflara biraz sitem edeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Kimse kusura bakmasın, esnaf kardeşim ağlıyor, ‘mahvolduk’ diyor. ‘Geçinemiyorum, zam üstüne zam geliyor, zarar ediyorum, dükkanımı kapatıyorum’ diyor? Diyor da bunları yapan kim? Sen değilsin, senin oy verdiğin siyasi parti yani o partinin lideri yaptı. Seni açlığa, yoksulluğa mahkum eden AK Parti’nin yönetim kadrosu yaptı. Sen o yönetim kadrosuna ders verdiğin gün, bu sorunların bitecektir. Çalışan, üreten alın teri döken herkesin yanında olacağız.” diye konuştu.

Vatandaşın geçinemediğini, geniş tanımlı işsizliğin 8 milyona dayandığını kaydeden Kemal Kılıçdaroğlu, “Herkesin sorunu var ama sarayda oturanlar lale devrini yaşıyor. Bir elleri yağda, bir elleri balda. İşsizlik nedir bilmezler, sanayicinin, esnafın derdini bilmezler. Hortumla para alırlar, dünyanın faizini öderler, borçla ülkeyi yönetmeye kalkarlar.” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “ekonomini darmadağın edeceğim” diye bağırdığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Neye göre diyor? Biliyor ki Türkiye Londra’daki bir avuç tefeciye teslim. Bir bağırıyor dolar artıyor, bir bağırıyor dolar iniyor. Nasıl bir memleket bu? Bunun sorumlusu kim? Soru tarihi soru, bunun sorumlusu kim? Tek adam. Bunun sorumlusu odur. Çünkü Türkiye’yi tek başına yönetiyor. Tek başına yönetiyorsan bütün sorunların kaynağı da sensin. İkinci bir kişi yok. Tabii yanına, laf aramızda kimse duymasın, damadı da almış. Devletin hazinesini damada teslim etmiş, ‘el bebek gül bebek beraber götürüyoruz’ diyor.” açıklamasında bulundu.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben iktidar partisine oy veren vatandaşlarıma seslenmek isterim; sizlere ‘vergi verin’ dediler, vergi verdiniz. Üstelik boğazınızdan keserek, borçlanarak verdiniz. Fabrikaları sattılar, arsaları sattılar, onu da kullandılar. Sonunda gittiler 420 milyar dolar borç aldılar, 17 yılda. O nedenle Trump biliyor neyin ne olduğunu. ‘Dağıtacağım seni, perişan edeceğim’ diyor. İlk tepki bizden geldi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiçbir güç tehdit edemez. Daha şu ana kadar AK Parti’den tık yok. Niye yok? Hangi gerekçeyle itiraz etmiyorlar? AK Partili kardeşlerimin bunu mutlaka ve mutlaka hafızalarının bir yerinde tutması lazım. Bu memleket sıradan bir memleket değildir, her taşının, toprağının altında şehit kanı vardır. Eğer tehdit ediliyorsan tepkini göstereceksin. Tepki göstermiyorsan çekileceksin o zaman. ‘Çekildik izzeti ikbal ile babı hükümetten’ demiş şair. Çekileceksin, yönetemiyorsan çekileceksin.”

“Benzine yüzde 32 zam geldi enflasyonumuz yüzde 9”

Doların ve faizlerin yükseldiğini belirten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, zamların da yağmur gibi yağdığını söyledi. Vatandaşın bu zulme layık olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

Reklam

“Eylül ayında sarımsaktaki artış yüzde 42, kabakta yüzde 30, salatalıkta yüzde 27. Resmi rakam ne? Yüzde 9. Millet buna inanacak sanıyorlar. Neden? Devlette liyakatı öldürdüler, bilen insanı değil kendilerine sadık insanı getirdiler. ‘9 diye açıkla’ diyorlar, 9 diye açıklıyor. Doğalgaza bir yılda yüzde 57, elektriğe yüzde 56, benzine yüzde 32 zam geldi, enflasyonumuz yüzde 9, resmi rakam, millet de buna inanacak. Çaya bile yüzde 15 zam geldi. Şekere yüzde 16 zam geldi, ama enflasyonumuz yüzde 9. Resmi rakam öyle diyor… Daha dün trene ve postaya yüzde 20 zam geldi. Köprülere bir yılda gelen zam yüzde 165 ama enflasyonumuz yüzde 9. Tabii diyor ‘yersen.’ ‘Ben bunu söylüyorum, yerseniz’ diyor. Ama bu millet bunu yemeyecek, önümüzdeki seçimlerde bunu gösterecek, yüzde yüz buna inanıyorum, önümüzdeki seçimlerde gerekli dersi verecek.”

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Yönetimi bize verin bakın huzur nasıl geliyor, çiftçi nasıl rahat bir nefes alıyor, işsizlik nasıl azalıyor hepsini göreceksiniz. Devlette liyakat kalmadı. Çünkü her şeye bir kişi karar veriyor. O’na ulaşan işini çözdürüyor. Peki ulaşamayan esnafın, işçinin, iş insanının sorunu nasıl çözülecek? Her şeyi tek başına yönetiyorsan ülkedeki tüm sorunların sebebi sensin kardeşim. Tabi yanında bir de damadı var unutulmasın.

Düne kadar vergiyi tabana yayacağız diyorlardı. Şimdi zammı tabana yaydılar. Zamlar toplumun tüm kesimlerini vuruyor. Zam yapılıyor da bu paralar nereye gidiyor? Fabrika mı yapılıyor? İnsanların mutfaklarında yangın var. Mutfaklarında yemek kaynamayan insanların sorunları için bir tek adım bile atılmadı. Ekonomi şaha kalkacak, Türkiye uçacak deniliyordu. Evet Türkiye uçuyor, yokuş aşağı. Saray şaha kalktı. Ama 82 milyonun nefesi kokuyor açlıktan.

Mazotun yarısı sizden yarısı bizden dediler bir dönem. Çiftçi kardeşlerime sesleniyorum, alabildiniz mi mazotun yarısını? Çiftçi kan ağlıyor. Bu gidişle traktörü de satacaklar. Et tüketimi düştü. Millet et yiyemez noktaya geldi. Tren ve posta ücretlerine, köprü geçiş ücretlerine de yüzde 20 zam geldi. Kamyon şoförlerine sesleniyorum, senin derdini hiçbir siyasi parti dile getirmedi. Biz dile getirdik.

Saray’da oturan zata sesleniyorum. AK Parti’ye oy veren vatandaşlarımızın vicdanına sesleniyorum. Tank Palet Fabrikası’nın Katar ordusuna peşkeş çekilmesi vatana ihanettir! Biz bu işlemin iptali için dava açtık.

Hepimizin gündeminde bir de Suriye konusu var. Ortadoğu bataklığı var. En baştan ‘bu bataklığa girmeyin’ dedik. Emperyal güçlerin neden oyuncağı oluyoruz? ABD ile Rusya’dan ayrı ayrı talimat alan bir Saray devletine dönüştük. En ağır hakaretlere maruz kalıyoruz. Koşa koşa hâlâ Amerika’ya gidiyorlar bir fotoğraf için.

Suriye politikalarından kim kârlı çıktı? Amerika kârlı çıktı. Rusya kârlı çıktı. Biz zararlı çıktık. En büyük zararı Suriye’deki Türkmen kardeşlerimiz gördü. Ben onlar gibi değilim, gerçek milliyetçiyim. Memleketimi savunurum ben, bayrağımı, vatanımı savunurum. Altı okumuzdan birisi milliyetçilik.

Vicdan ve ahlak sahibi herkese sesleniyorum. Suriye’de kriz çıktığı zaman, Eylül 2011’de Suriye yönetimiyle görüşüldü. Suriye muhalefetiyle görüşüldü. Barış olsun diye görüşüldü. İktidar silah gönderdi, biz milletvekili gönderdik. ‘Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’ kuralım dedik. ‘Suriye, Irak, İran ve Türkiye’den oluşan bir yapı kuralım’ dedik. Eylül 2018’de İdlib için 6 öneri yaptık, bu ayın başında ise Suriye Konferansı düzenledik. Bu önerileri yangın bize sıçramasın diye yaptık.”

Reklam

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here