Kılıçdaroğlu’ndan infaz düzenlemesiyle ilgili açıklama..

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fox TV’de gündemi değerlendirdi. İnfaz düzenlemesiyle ilgili açıklama yapan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Hapishaneler tıka basa dolu. Haklı yatan da var haksız yatan da var; o da doğru. Bi infaz yasası düzenlemesi yapalım dediler, yapabilirler tabii. Şimdi baştan kendilerine dedik ki uyuşturucu baronlarına af istemiyoruz. Kadına şiddet yine, tecazvüz vakaları ile de tavrımızı ortaya koyduk. Onlar da benimsediler. Bu şekliyle çıkarsa şöyle bir garabet vardı: 6 yıl mahkum oluyor ama bir gün bile hapis yatmayacak. Bir gazetci 6 yıl mahkum oldu ama o yatacak. Yav yazı yazdı bu adam. Ama rüşvet alsaydı hapis yatmayacaktı. Böyle haksızlıklar var. Bu konuda AK Parti ve MHP belli duyarlılıkları koruyorlar. Düşünce özgürlüğüne karşı engeller kalkması lazım.

10 kişilik yerde 30-40 kişinin sırayla uyuduğunu, sırayla yattığını, sırayla yemek yediğini biliyoruz. Gazeteciler, avukatlar, askeri öğrenciler, erler, akademisyenler hapiste. Bunların çıkması lazım. Bunlar hapiste olursa siz ülkemizde demokrasi varlığını anlatamazsınız. Düşünce özgürlüğü dolayısıyla insanların hapiste tutulmasını istemiyoruz. Biz vatandaşlarımıza şunu söylüyoruz; hangi partiden, hangi görüşten, hangi kimlikten, olursa olsun adalet istiyoruz.”

Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüsle mücadele çerçevesinde hekimlerden, iktisatçılardan, sosyologlardan oluşan üç ayrı komisyon oluşturduklarını, olayı incelemeye çalıştıklarını söyledi.

Virüsün Avrupa’ya gelmesinin ardından bunun Türkiye’ye yansımaları ve alınması gereken önlemler konusunda da özel bir çalışma yaptıklarını ve öncelikle belediye başkanlarını uyardıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Kişilerin evde kalacaklarını da düşünerek 65 yaş üstü olanların adreslerini, bütün belediye başkanlarımıza bir şifre vererek kendi bilgisayar ortamımızdan almalarını sağladık. Bu virüsle mücadelenin milli dayanışma duygusu içinde yapılması gerektiğini söyledik. Arkadaşlarımıza da bu konuda gerekli talimatı verdik. Milli dayanışma duygusu içinde gideceğiz. Dolayısıyla burada bir iktidar, muhalefet kavgasına ortam hazırlamayalım. Çünkü sorun hepimizin sorunu dedik. Virüs A ya da B partili, A inancı ya da B inancı dinlemiyor. Hedef aldığı insandır, bizim insanımızdır.”

Hükümetin ekonomi paketini anımsatan Kılıçdaroğlu, “Sağlık konusunda Bilim Kurulu hangi kararı veriyorsa o karara uyuyacaksınız. Çünkü Bilim Kurulu bu işin kalbi, merkezi. Sağlık kurulunun aldığı kararların bir kısmına uyulmadı, uyulmadığı için toplum bu noktaya geldi ve daha ciddi bir hasarla karşı karşıya kaldı.” ifadelerini kullandı.

“İşsizi rahatlatacak en ufak bir çözüm yok”

Çözüme yönelik bir strateji oluşturulması halinde sorunun daha rahat çözülebileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Strateji insan odaklı değil, rant odaklı oluşturulmuş durumda. Bizim itirazımız burada.” diye konuştu. Ekonomik ve Sosyal Konsey’in toplanmasına ilişkin çağrısını anımsatan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Niçin toplamıyorsunuz? Çankaya’da bir toplantıda Türk Tabipler Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği orada yok. Niçin yok? Dediler ki ‘Biz ihtiyaç sahibi olanlara yardım edeceğiz.’ Gayet güzel. Ne kadar para ayırdılar 2 milyar lira. 2 milyon 111 bin aileye bir defa biner lira verilecek. ‘En düşük emekli aylığı 1500 lira olacak’ dediler. O da güzelmiş, itirazımız yok. Sosyal açıdan vatandaşı, işsizi rahatlatacak en ufak bir çözüm yok. Rahatsız eden bu.

Bir şey daha var. Aile Yardımları Sigortası. Bu eğer Türkiye’de olsaydı bu sorunlar çok daha rahat aşılabilirdi. Bu sigorta Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kabul ettiği 9 sigorta dalından birisi. 8’i Türkiye’de uygulanıyor, 9’uncusu uygulanmıyor. İşçi sendikaları bunu dile getirsinler. Bu çağrıyı da yaptım Sayın Erdoğan’a, bunu parlamentodan süratle geçirelim.”

Belediye gelirleri içinde bağışların yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Yapılan tamamen CHP’li belediyeler yardım yapmasın. Elini kolunu bağlayalım başarısız olsunlar. Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, hangi engeli getirirlerse getirsinler bizim belediye başkanlarımız iyilikte yarışacaklardır. Hiç bir çocuk kendi beldelerinde yatağa aç girmeyeceklerdir. Gerekirse bütün masrafları keseceklerdir ve hatta gerekirse belediye başkanı aylığını dahi bu işe ayıracaktır. Bu konuda çok açık ve çok net bir tavrımız var. Çünkü yaşanan salgın çok derin bir salgın.” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, kendisinin öneriler paketinin anımsatılarak, “Devletimizin kaynağı var mı?” sorusuna da “Bugün yeteri kadar kaynağımız var mı? Hayır yok. Üzülerek ifade edeyim yok. Bağış kampanyası açılmasının nedeni de bu zaten. Yani ‘CHP’li belediyelere vermeyin sadece bize verin, biz bu yardımı yapacağız.’ 900 milyon liraya yakın bir para toplandı. Bu paranın büyük bir kısmını kamu kuruluşları ödedi. Zaten bunlar devletin parası. Bu kurumlar paraları veriyorlar ama Kurumlar Vergisi beyannamesini verdiklerinde yaptıkları bağışın tamamını vergi matrahından düşecekler.” karşılığını verdi.

“Bilim Kurulunun önerilerine uyulmalı”

“Yaşanan ekonomik sıkıntıdan nasıl çıkılacağı” sorusu üzerine, önce sağlık önlemleri alınması, yasakların getirilmesi, Bilim Kurulunun önerilerine uyulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bilim Kurulu en baştan ‘şunları şunları yapın’ dedi, maalesef onların büyük bir kısmı yapılmadı. Zaten sorun orada.” dedi.

Merkezi hükümetle yerel yönetimlerin iş birliği yapması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Yerel yönetimler kendi beldelerini çok daha iyi tanıyorlar, bunları kalkıp da ‘paralel devlet’ diye suçlamak kadar abes bir şey yok.” ifadelerini kullandı.

Birlik ve beraberlik varken toplumu ayrıştırmanın doğru olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yok merkezi hükümet, yok yerel yönetim, yok ‘sen para toplama, parayı ben toplayacağım’, yok ‘sana bağış kimse yapmasın, banka hesaplarına el koydum’, ne yaparsanız yapın ben bu milletin ferasetine güveniyorum.” dedi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here