Kimin Cenaze Namazı Kılınır veya Kılınmaz?

0
gündogdu

Cenaze Namazının hükmü ?

Müslümanların ölen din kardeşlerine karşı yerine getirmeleri gereken dinî vecîbelerin başında cenaze namazının kılınması ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılması gelmektedir.

Cenaze namazı, farz-ı kifâyedir. Yanı Kadın olsun erkek olsun yalnız bir kişinin bu namazı kılmasıyla görev yerine getirilmiş olur.

Cenaze namazı, Allah’a senâ, Resûlullah’a (s.a.s.) salât ve cenaze için duadan ibarettir.

Tebük seferine mazeretsiz çıkmayan münafıkla kafir olarak bilinenlerle ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: “Onlardan ölen hiçbirinin (cenaze) namazını kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlü’nü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.” (Tevbe, 9/84). Bu ayet, cenaze namazının farz/gerekli oluşuna işaret etmektedir.

Ayrıca Resûlullah (s.a.s.), bir müslümanın ölümü üzerine, “Bir din kardeşiniz vefat etmiştir. Kalkın, onun cenaze namazını kılın.” (Müslim, Cenâiz, 66) buyurmuştur.

Cenaze Namazının kılınması için olmazsa olmaz şartı ?

Cenaze namazının kılınabilmesi için tek şart vardır. Cenazenin mümin/müslüman olmasıdır.

Şayet bilinmiyorsa, Mümin/ müslüman olduğuna bir kişinin şehadeti yeterlidir. Dinine dair hiçbir bilgi bulunmayanların, birileri tarafından  cenazeyi müslümanların mabedi olan camiye getirmesi halinde mümin/müslüman olduğuna  hükmedilir ve cenaze namazı kılınır.

Esasen Cenaze namazı için, cenazenin camiye getirilmesi de şart değildir. Her yerde cenaze namazı kılınabilir.

Ayrıca  bazılarının iddialarının aksine, İslama göre, hiç kimsenin ne ölüsü ne de dirisi camiye gelmesi veya getirilmesi engellenemez.

İnanmayan/Kafir olanlara cenaze namazı  ?

Allah Teâlâ, gerçek yüzlerini açıkladığı bir kısım münafıklarla ilgili şöyle buyurmaktadır:

وَلَا تُصَلِّ عَلَى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلَا تَقُمْ عَلَى قَبْرِهِ إِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ

Onlardan biri ölürse namazını asla kılma. Mezarı başında da bulunma. Çünkü onlar Allah’ı ve elçisini göz ardı ettiler ve fâsık olarak öldüler.” (Tevbe, 9/84)

Kâfirlik, Allah’ı ve elçisini inkar anlamına  gelmektir. Bu Ayeti kerime, münafıklıkla kâfir olduğu bilinenlerin cenaze namazını kılmayı ve onlar için kabre kadar gitmeyi yasaklanmıştır.

Günahkar veya  büyük günah işleyenlerin cenaze namazı kılınır mı ?

Günahkâr da olsa Müslüman olduğu bilinenlerle İslam ülkesinde ölmüş veya öldürülmüş ve dinine ilişkin herhangi bir bilgi bulunamayanların cenaze namazı kılınır.

Peygamberimizin, zina gibi büyük günah işleyen kişinin cenaze namazını kıldığı kaynaklarda zikredilmektedir. (Müslim, Hudud, 24 (1696).

Ehl-i Sünnet’e göre: büyük günah işleyen kişi günahkar Mümindir, ona dünyada bir Mümin gibi davranılır; yani cenaze namazı kılınır, Müslüman mezarlığına gömülür.

Ahirette de bir Mümin’dir; günahının cezasını çeker veya Allah dilerse bu günahı affeder, ama sonunda iman etmiş olduğu için cennete girer,  şeklinde ifade edilir.

Ehl-i Sünnet kelamcıları, büyük günah işleyenin Mümin olduğuna, kafir olmadığına, kişide iman ile küfrün aynı anda bulunamayacağına dair görüşlerini çeşitli ayet ve hadislerle desteklemişlerdir.

Bu konuda kaynak gösterilen ayetlerden biri, Hucurât suresi, 9. ayetidir (49/9).

Bu ayet şöyledir:

Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, âdaletli davrananları sever.”

Bu ayette birbiriyle savaşan iki inanan yani Mümin zümreden bahsedilir, bu kişiler savaşıyor olmalarına rağmen Mümin olarak nitelendirilmiştirlerdir.

Buna göre Ehl-i Sünnet kişiler büyük günah işliyorlarsa dahi Mümin olabilirler sonucuna varmıştır. Benzeri ifadeler taşıyan ve Ehl-i Sünnet’in günah işleyenin durumu konusundaki görüşüne dayanak olmuş diğer ayetlerden bazıları şunlardır: Mümtehine suresi 1. ayet (60/1), Saff suresi 2. ayet (61/2) ve Tahrîm suresi 8. ayet (66/8).

Ehl-i Sünnet’in büyük günah işleyenin durumu hakkındaki görüşünü desteklemekte kullandığı bir başka kaynak da hadisi şeriflerdir.

Bu hadislerin en tanınmışı Ebû Zerr el-Gifârî’den rivayet edilmiştir. Bu hadise göre İslam peygamberi şöyle demiştir:

“Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed onun elçisidir, diyen ve bu sözü üzerine ölen hiçbir kimse yoktur ki, en sonunda cennete girmemiş olsun.” Buna karşılık Ebû Zerr: “Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?” diye sorar. Peygamber de: “Evet, zina yapmış, içki içmiş, hırsızlık etmiş de olsa” diye cevaplar. Ebu Zerr bu sorusunu üç kez daha tekrarlar, her seferinde aynı cevabı alır. Dördüncüsünde peygamber şöyle cevap verir: “Ebu Zerr bu durumdan hoşlanmasa bile cennete girer” (Buhârî, et-Tevhîd, 33; Müslim, İmân, 40; Tirmizî, İmân, 18) buyurmuşlardır.

Sonuç olarak, Ehl-i Sünnet büyük günah işleyenin günahkârların mümin olduğu görüşündedir.

Mümin olan herkesin cenaze namazı kılınır.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here