Kimse kusura bakmasın bu kafayla anca komplocu olursunuz

2

Uzun zamandır kültürleri ve medeniyetleri inceliyorum. Doğu’ya dair olanlar ve Batı’ya dair olanlar sadece coğrafya ile ilgili değil.

Evet, coğrafyanın etkisi çok büyük. Ama konu sadece coğrafyanın etkilerini hissetmek ve kabullenmek değil.

Esas konu aklı kullanarak kendini yenileyerek birey olmak.

Görevlerini yerine getirip haklarını sonuna kadar arayan bireyler her şeyi sorguluyorlar. Yöneticileri de, yaşananları da sorguluyorlar.

Doğu toplumlarındaki kaderci anlayış, sorgulayamayan zihin ve küreselci düşman arama hastalığı yüzünden ileri gitmemiz mümkün değil.

İspat mı istiyorsanız.

Hemen vereyim.

Beyrut’taki patlamayı hatırlıyorsunuzdur. 2020 yılının ağustos ayında meydana gelen patlamada 200 kişiye yakın insan canından olmuştu.

6 yıldır limanda depoda bulunan 2750 ton amonyum nitrat patlamaya sebep olmuştu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü patlamayı inceledi ve bir rapor yayınladı.

Raporun açıklanmasıyla ortaya çıkan cümle olayı gün yüzüne çıkardı: ‘Eldeki deliller, patlamadan ülkedeki üst düzey yetkililerin sorumlu olduğuna işaret ediyor. Çünkü amonyum nitratın tehlikesini biliyorlardı ve gerekeni yapmadılar’

6 yıl boyunca güvenli olmayan şartlarda bekletilen amonyum nitratın bu şekilde depolanması da usulsüzlük olarak değerlendirildi. Usulsüzlük, yolsuzluk ve rüşvet sebebiyle de bu duruma çözüm bulunmadı ya da bulunmak istenmedi.

Ve patlama meydana geldi.

Böyle bir patlama Batı’da olur muydu?

Olmazdı.

Çünkü insan canı ve sağlığı önemli.

Çünkü vatandaşlar haklarını arıyorlar.
Çünkü vatandaşlar böyle bir durum yaşansa gösterilerle yöneticileri hesaba çekerler.

Çünkü Batı’nın insanı kaderci değil, sorguluyor ve küreselci düşman arayışı hastalığına kapılmış değil.

Ha yok mu öyleleri?
Var tabi.

Onlar da bizim buradaki komplocular gibi yalan-yanlış bilgilerle birbirlerini kandırmaya devam ediyorlar.

Bu ilginç ve ucube komplocular her geçen gün fikirlerini yaymaya devam ediyorlar.

Konunun öncüsü Abdurrahman Dilipak.

5GVirüsnews sitelerindeki yazılarında insanların zihinlerini kirletmeye devam ediyorlar.

‘Artık din, ahlak ve gelenekten bağımsız BİREY’ler, GENDER olarak yeni tanrıların NESNEsi olacaklar…’demiş.

Zaten teknolojinin din olduğu bir dönemde ‘dinden bağımsız bireyler’ cümlesi kadar boş bir cümle olamaz.

Zaten gençler için artık din, teknoloji.

Sosyolojik olan bu gerçekliği komplocu kafayla farklı bir şey gibi göstermeye çalışmak kadar safdillik olamaz.
Safdillik diyoruz ama belki de Dilipak ve çevresi Rothschildler’in özel ödenekli görevlileri olabilirler.

Olabilirler diyorum ama belki de öyleler.

Neden mi?

Çünkü toplumu hazırlıyorlar.

Mutlak Varlık ve güç sahibi olan Allah’a inanan bu insanlar Allah’tan başka mutlak güçler olduğunu topluma dikte ediyorlar ve insanları buna inandırmaya çalışıyorlar.

Heyhat ki heyhat.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikYangınlar, Artık Ulusal Güvenlik Meselesidir (Yeşil Vatan)
Sonraki İçerikAynı aileden 7 kişinin öldürülmesine ilişkin 10 kişi tutuklandı..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. Demokrasi yönetimlerinde Bireylerin sorumluluğu olduğu gibi haklarıda vardır.
    Bazı yönetimlerde Bireyler bir çok hakkını kullanamaz ve/veya kullandırmazlar. Örneğin bir dava bireyin bir çok hakkını kullandırmaz ne itirazı ne de ispatı vardır. Adalette adaletsizlik olursa bireyler ne yapsın.
    Bireylerin kaderlerini yönetim şekli belirler
    Başka bir örnek bir tl lik su bazı mekanlarda bireye zorunlu olarak beş- on tl ye satılıyor bireye tercih hakkı diye bir şey kalmıyor.
    Bir örnek daha salgın nedeniyle yılın büyük bölümünü kısıtlama ile geçirirken bir bölümünde birilerinin cebi dolsun diye serbest bırakılıyor nerede bireyin tercih hakkı.

    Şu son sistemle bizde kaderci toplum olma yolunda baya yol katettik.
    Ne diyorlar, haline şükret, porsiyon küçült
    Yasalar kanunlar dışına çıkma.
    Yönetimler bireylere ne söylese kabul etmelerini isterler, karşı görüş, fikir belirtmesine tahammül edemezler,
    Bu yönetim sisteminde bireylerin sorumluluğu var ama halkları kısıtlı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here