Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı tehlikesi!..

0

Geçen hafta üç ilde 24 kişiye Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisi kondu. Uzmanlara göre havaların ısınması ve insanların kırsala göç etmesi hastalık riskini artırıyor.

Artvin’in Ardanuç ilçesinde 3 kişiye, Tokat’ta 14 kişiye, Erzincan’da ise 7 kişiye Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı teşhisi konuldu. Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Güle Çınar, şöyle konuştu:

“Kırım Kongo Kanamalı Ateşi aslında uzun yıllardır gördüğümüz, keneler aracılığıyla insanlara bulaşan Bunyaviridea ailesi Nairovirüs dediğimiz bir virüsün sebep olduğu bir hastalıktır. Keneler insanlara tutundukları zaman vücut içeriklerini insan kanına boşaltmalarıyla virüsler vücudumuza geçmiş oluyor ve hastalık oluşturuyor. Hastalığın oluşması için üç günlük bir periyod genellikle şikayetlerin ortaya çıkması için yeterli olurken bu süre 10 güne kadar uzayabiliyor. Bu yüzden kene tutunan kişilerin 10 gün boyunca şikayetlerinin takip edilmesi gerekiyor. Vücutta şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal, yaygın kas ağrısı, halsizlik gibi semptomlara sebep olabiliyor. Her kişide ateş hemen görülmeyebiliyor ama ateş yapabiliyor ve bir süre sonra vücutta koagülasyon sistemi dediğimiz sistemi bozarak kanamalara sebep oluyor. Genelde de hastalar ya iç organ kanamaları ya da durdurulamayan kanamalar nedeniyle kaybediliyor.

“PİKNİĞE GİDİLDİKTEN SONRA VÜCUT KONTROL EDİLMELİ”

Hastalıktan korunmada en önemli yol, kenelerin tutunmasını engellemek. Bunun için kırsal alanlara gittiğimizde mümkün olduğunca uzun paçalı pantolonlar, uzun kollu ve açık kıyafetler giymek keneleri görebilmemiz açısından önemli. Böyle bir alana gidildiğinde; ormana, pikniğe gidildikten sonra da mutlaka vücutta özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ya da parmak arası gibi kıvrım bölgelerinin herhangi bir kene varlığı açısından mutlaka kontrol edilmesi lazım. Vücudumuzda kene gördüğümüz zaman ise en kısa sürede bu keneyi çıkarmak gerekiyor. Çıplak elle kesinlikle keneye dokunmamalıyız. Bir peçeteyle ya da eldiven giyerek keneyi vücuda yakın kısmından tutarak, sıkmadan çıkarmalıyız. Eğer kenenin başı, hortumu gibi herhangi bir vücut parçası vücudumuzda kalırsa da en yakın sağlık kuruluşuna başvurup kenenin çıkarılmasını sağlamamız gerekiyor.

“COVİD-19 SEMPTOMLARIYLA BAZI AÇILARDAN KARIŞABİLİR”

Hastalık genellikle ilkbahar yaz aylarında özellikle Orta Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey bölgelerinde oldukça yaygın olarak karşımıza çıkıyor. Covid-19 semptomlarıyla, Kırım Kongo’nun semptomları bazı açılardan karışabilir. Covid-19’da da yaygın bir halsizlik, kas ağrısı görebiliriz. Yine ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal her ikisinde olabilir. Ama Covid-19’da solunum sistemiyle ilgili öksürük, burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi şikayetler de tabloya eşlik ederler. Ölüm riski açısından baktığımızda genellikle Kırım Kongo’lu hastalarda yüzde 20 oranında bir mortaliteden söz edebiliriz.

Özellikle İç Anadolu’nun kuzeyinden gelen vaka bildirimleri var. Bahar ayları olması nedeniyle, havaların ısınmasıyla birlikte bölge insanının kırsala çıkması hem de tam kapanmayla birlikte insanların tam kapanmayı o bölgede geçirmeye karar vermeleriyle birlikte bu dönemlerde vakalarda artış görmüş olabiliriz. Ancak her sene bu mevsimde başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakalarıyla karşılaşmaktayız, henüz diğer yıllara göre daha yoğun bir vaka bildirimi olduğunu söylemek için erken.”

“İNSANLARDA YÜZDE 25’LERE VARAN ÖLÜM ORANI VAR”

Ankara Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Zeynep Pınar Kaya ise Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının da tıpkı Covid-19 gibi zoonoz bir hastalık olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kanamalı Kırım Kongo Ateşi hastalığı, keneler yoluyla hayvanlardan insanlara bulaşan zoonoz bir hastalıktır. Zoonoz hastalıklar Covid-19 ile birlikte günümüzde popüler olmaya başladı. Çünkü Covid-19 da zoonoz bir hastalık. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kenelerle insanlara bulaşıyor. Keneler deyince bu noktada bir genelleme yapmak doğru değil, keneler de çeşitli aileler ve farklı bireylerden oluşan bir hayvan cinsi. Bu kenelerin sadece hyalomma cinsi keneler tarafından insanlara bulaşması söz konusu. Bunun dışında enfekte hayvanların, çiftlik hayvanlarının etlerinin işlenmesi sırasında veya bu hayvanların kanlarıyla teması sonrasında, mukozayla; ağızla, gözle veya bütünlüğü bozulmuş deriyle teması sonrasında hayvanlardan insanlara geçiyor. Hayvanlarda çok ciddi hastalık belirtileri görülmemekle birlikte insanlarda yüzde 25 yüzde 30’lara varan ölüm oranlarına ulaşabilen endemik bir hastalık.

“AHIRLARDA UZAKLAŞTIRICI MADDELER KULLANILABİLİR”

Tam kapanmayla birlikte kırsala yoğun bir göç var, havalar da ısındı. Bu dönemin önemi, kenelerin yoğun olması ve insanların kenelerle temaslarının çok yoğun olması. Bu nedenle insanların çok dikkatli olması gerekiyor. İnsanlar eğer bir kene ısırığıyla karşılaşırsa, keneyi vücutlarından çıkarmadan bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor.

Ahır gibi kapalı ortamlarda ‘repellant’ dediğimiz uzaklaştırıcı bazı maddeler kullanılarak kenelerin bu bölgelere gelmesi engellenebilir. Açık alanlarda ilaçlamaların yapılması gerekli. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun yıllar önce yaptığı nükleer teknolojiyle kenelerin, üreme yeteneklerini kaybettirmeden kısırlaştırılması ve tekrar doğaya salınması sonucunda bu kenelerin kısır olarak çoğalması gibi önlemler var. Bu gibi önlemlerin mevsimsel olarak değil, yıl boyunca alınması gerekli.”

“KIRSALDA BULUNANLAR YA DA HAYVANCILIKLA UĞRAŞANLAR BEYAZ KIYAFETLER GİYMELİLER”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Züleyha Oğuz da pandemi döneminde doğanın dezenfekte edilmesiyle birlikte yararlı böceklerin yanı sıra zararlı böceklerde de artış olabileceğini belirterek şöyle devam etti:

“Tarım İl Müdürlükleri, bakanlık bununla ilgili broşürler bastırmakta, insanları bilgilendirmekte. Özellikle doğada gezenler, kırsalda bulunanlar ya da hayvancılıkla uğraşanlar beyaz kıyafetler giymeliler. Çünkü beyaz kıyafetler üzerinde kenelerin varlığını görebilirsiniz. Bu günlerde uzun kollu kıyafetler ya da büzgülü elbiseler giymek çok önemli. Daha çok çiftçilerimiz, hayvancılıkla uğraşanlar ya da kırsalda bulunmak zorunda olan insanların dikkat etmesi gerekiyor.

“KUŞ GRİBİ ZAMANINDA BİRÇOK HAYVAN İTLAF EDİLDİ, DOĞADA KENELERİ YİYEN HAYVANLARDA AZALMA OLDU”

Kuş gribinden dolayı birçok hayvan zamanında itlaf edildi. Bu itlaf sonucunda da doğada keneleri yiyen hayvanlarda azalma oldu. Bugünlerde de şöyle bir risk var: Her tarafı dezenfekte ediyoruz, doğayı dezenfekte ediyoruz ve yararlı böceklerin yanı sıra zararlı böceklerde de artış olabilmektedir.

Tam kapanmayla birlikte insanlar kırsala göçmeye, kırsalda yaşamaya başladılar. Şehirde yaşayan insanlar kırsaldaki yaşamı çok iyi bilememekte. Kırsaldaki tehlikeleri, riskleri bilemediğinden dolayı da kenelere tanıdık olamıyor. Dolayısıyla doğaya çıkarken, piknik yaparken, hayvanlarla iç içeyken mutlaka koruyu elbiseler giymek gerekiyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here