Koranavirüs İle Ramazan/Oruç Tartışması mı Başlıyor?

1

İtalya’da koronavirüs nedeniyle can kayıpları ve vaka sayıları her gün hatta her dakika çok hızlı bir şekilde artıyor.
Ülke genelinde 15 bine yakın insanın enfekte olduğu, bine yakın kişinin de hayatını kaybettiği açıklandı.
İtalya Başbakanı, virüs nedeniyle ülke genelinde bugünden itibaren kamu hizmetleri haricindeki tüm ticari faaliyetlerin durdurulacağını söyledi. Yanı başımızda İtalya’da tüm bunlar yaşanırken, toplumsal özgünlüğümüzün realitesiyle konuyu farklı bir vecheye taşımakta kaçınılmaz oldu.

Malumunuz bağışıklık sistemini güçlü tutmak gerekir Korona virüs hastalığına karşı. Bu hastalığın en az 6 ay kadar daha dünyanın bütününü etkileyeceği konuşuluyor. Bu durumda 45 gün sonra başlayacak olan Ramazan ayı dolayısıyla oruç konusu tartışmaya açıldı.

Korona Müslümanı tartışmasının başlamasına ramak kaldı diyeceğim ama hiçbir şeyde geç kalmayan(!) insanımız çoktan ‘Korona Şehitleri’ kavramını da popülizme teslim gündemimize kazandırmakta da mahirliğini gösterdi.

Zaten son 20 yıllık süreçte gördük ki, inanç erozyonu ciddi boyutlara ulaşmıştı. Diyanet İşleri, Ataist, Deist endişelerini günlerce gündeme taşıdı, tartıştı. 

Bir ara Cumhurbaşkanının konuşmasıyla alevlenen ‘Dinde Reform’ Diyanet‘in ustalıklı bir ‘U’ dönüşüyle geçiştirildi gibi görünse de gerçeklerin çok başka olduğunu hepimiz biliyoruz.

Korona ile yeni bir din ihdası (reform) daha kolay olacak mı tartışmaları başlaması an meselesi.

Dinen farz bilinen Cuma namazlarının tedbiren kılınmadığına dair İran’dan haberler gelmişti.
Hatırlayacaksınız dünya tarihinde Kabe’nin hiç bir zaman bu kadar boş bir görüntüsüne şahit olmamıştık. Hastalıktan dolayı Umre seyahatleri de Suudi Arabistan tarafından iptal edildi.
Belki de Kurban Bayramına varırsa şayet hastalığın yayılma ve tedavi edilememe problemi, Hac döneminde de kapalı olması söz konusu olacak.

Buradan hareketle; hastalığa yakalanmamak için tavsiye olunan, hemen hemen 10 dakikada bir yudum su içme, alkolle dezenfekte olunması tavsiyeleri, bağışıklık sisteminin kuvvetli olması, vb tavsiyeler üzerine neler yapılması gerektiği konusunda Diyanet’in şimdiden başının ne kadar sıkışacağını gösteriyor.

26-27 derecede bu virüsün öldüğüne dair bulgular Hac mevsimini etkileyecek olmasa bile, Ramazan ayında bu sıcaklık pek olası görünmüyor.
İnsanlar şimdi, yaklaşan Ramazan ayında böyle bir küresel problemde, orucun kazasının edilip edilmeyeceği tartışır oldu.

Gerçi bu konuya şöyle de bakanlar var;
Ramazan/Oruç yaşlı ve hastalar için mecbur ve makbul değil, aynı zamanda Korona için de yaşlı ve kronik hastalığı olanlar için de makbul değil.

Dolayısıyla zaten yaşlı olanlar ve kaç yaşında olursa olsun bir şekilde hastalığı olanlar veya yakalanma riski taşıyanlar için Korona nasıl bir risk ise, bu durumda olanların oruç tutmamaları dinen caiz olmuyor mu?

Yukarıda da belirttiğim gibi biliyorsunuz, Korona’ya yakalanmama tedbirleri arasında sık sık su içmek de olduğundan, saatlerce su içmeden kalınırsa oruç tutanlar için bu durum bir risk taşımayacak mı?

Bir diğer sıkıntılı mesele ise Ramazan’da camilerin ve cemaatlerin ne olacağıdır.

Ramazan deyince mukabele ve özellikle de teravih namazları akla gelir.
Üniversitelerin bile eğitime ya ara verdiği veya farklı formüller geliştirdiği bu süreçte, ilkokulların bile tatil edilmesinin her an açıklanması bekleniyorken, Ramazan ayı boyunca teravih namazları için ve tüm cemaatsel etkinlikler hakkında bir düzenleme kaçınılmaz gibi görünüyor.

Sonuç olarak ülkemizde oruç tutan veya tutmayan herkes için Diyanet pek de muteber durumda olmayabilir.
Verdiği fetvalar ve hutbeleri her Müslüman kaale almıyor da olabilir ki, bu da ayrı tartışılabilir bir konudur.
Korona ve Ramazan ayı hakkında ne kadar sağlıklı ve makul bir değerlendirme yapacaktır?
Hepimiz bekleyip göreceğiz…

1 YORUM

  1. Binlerce kişinin yanak yanağa ağızlarından tükürük saçarak bağırdığı stadlardaki maçların seyircisiz oynanmadışı bir ülke burası.
    Sn.spor bakanını öyle şeref tribününde değil aşağıda halkın arasında maç seyretmeye davet ediyoruz.
    Katar sermayesine ayıp olmasın diye koca bir ülkenin sağlığı riske atılıyor.
    Peki o stadları dolduracak halka ne demeli.
    Sağlığı için kolonya sırasında saatlerce bekleyen marketlerde temizlik malzemesi bırakmayan bu halk bakalım stadlarıda dolduracakmı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here