Kosova’da erken genel seçimler. Kim şanslı?

4

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj (Ramuş Haradinay) 19 Temmuz 2019 tarihinde istifa etmiş ve muhalefet “erken seçim” çağrısı yaparak, parlamentoda çoğunluğunu da kaybeden iktidar koalisyonuna, yeni hükümet kurma şansı tanımamıştı.

Tartışmalar sonrası 06 Ekim 2019 tarihinde “erken genel seçim” yapılması kararlaştırıldı. Pazar günü Kosova yeni parlamentosunu ve sonuçlara göre de yeni hükümetini seçecek.

Kosova’da 3 büyük parti var. Kabaca özellikleri şöyle:

LDK (Kosova Demokratik Birliği): Kurumsal anlamda en ciddi ve en yüksek oy oranına sahip partilerden biri. Entelektüel kesimin tercih ettiği bir parti. AB yanlısı. Türkiye ile ilişkileri güçlendirmeye çalışan bir parti. 

Vetëvendosje-VV (Kendin Karar Ver): Sokak hareketlerinden, protestolardan yeşeren bu parti, nasyonalist bir tabana dayanarak kuruldu. Son dönemde Kosovalı dindar kesimlere de sıcak mesajlar vermeye başladı. Balkanlarda bulunan bütün “Arnavutların birlikteliğinin-işbirliğinin güçlenmesi”, temel siyasetlerinden birisi. Siyasal İslam’la ilişkileri gözle görülür hale gelmekte.

PDK (Kosova Demokratik Partisi): Kosova savaşı sonrası, Arnavut milliyetçiliği üzerine kurulan, İslam dinine karşı duruşları da olan bir parti. “Türkiye mi, İsrail mi tercihinde kalsak, İsrail’i tercih ederiz” diyebilen bir parti. Vatikan ve Kosova Katoliklerine yakın.

Kosova yasaları seçim öncesi, seçim için veya hükümet kurmak için koalisyonların kurulmasına, hatta koalisyonun başbakan adayının önceden belirlenmesine izin vermekte. Bu nedenle, seçim öncesi bloklaşmalar meydana gelir.

Bu seçimlerde ise, bu bloklaşma olmadı. Bu seçimde iddialı olan; LDK ve VV seçim sonrası kuracakları koalisyonda “başbakanın hangi partiden olacağı” konusunda anlaşamadılar. Ancak birlikte hükümet kurmayı istiyorlar. En muhtemel koalisyon, bu iki parti arasında gözüküyor. Giderek erimekle birlikte, diğer bir güçlü parti olan PDK ile seçim ve hükümet koalisyonu kurmak isteyen parti olmadı. Bu nedenlerle bu 3 büyük parti seçimlere tek başlarına gidiyor.

Reklam

Küçük partiler, kendilerini avantajlı kılabilecek seçim koalisyonları kurdular. Bunlardan nispeten önemli olanlar şunlar:

  • NİSMA, AKR ve PD partilerinin koalisyonu,
  • AAK (Ramush Haradihaj’ın partisi), PSD (Priştine belediye başkanının partisi)

Bu seçimlerde, genel politikalar açısından göze çarpan en önemli husus, Kosova halkının içine sürüklendiği; işsizlik, fakirlik, yolsuzluk, akraba kayırmacılığı gibi içerideki problemlerin, seçim propagandalarında ve vaatlerde öne çıkması, dış politikayı ilgilendiren konuların ise oldukça gerilere düşmesi.

Kosova’nın AB vizyonu ile ilgili vaatler sadece LDK tarafından seslendiriliyor.

Sırplarla “kalıcı barış”, Kosova’nın bütün uluslararası ilişkilerini etkileyen en önemli konu. “Diyalog” diye adlandırılan bir süreç ile yönetilmeye çalışılıyor. Ancak halen “diyalog süreci” durmuş vaziyette. Kosova’nın Sırp mallarına ilave vergi getirmesi bu süreci durdurdu.

İki ülke arasındaki, Kosova aleyhine olan ticaret dengesizliğini bir ölçüde dengeleyebilmek için, PDK-AAK-NİSMA hükümetinin aldığı kararla, Sırp mallarına % 100 vergi uygulaması başlatıldı. Uluslararası camia, Kosova’dan bu gümrük uygulamasının kaldırılmasını talep ediyor.

Seçim vaatleri arasında bu meseleye net yer verilmemekle birlikte, LDK ve VV; “Sırplarla ilişkiler, Sırpların Kosova’ya uygulamaları ölçü alınarak düzenlenecek” anlamında, prensip ortaya koydu. Bu ister istemez “gümrük vergilerinin eski düzeye çekilmesi” anlamı taşıyacak, ticareten Kosova zarar görecek, ancak AB sürecinde yeni gelişmelere kapı açacak.

Partilerin şanslarına bakacak olursak, seçim sonuçları şöyle gözüküyor:

  • LDK ve VV partileri ilk iki sırayı alır, başa baş bir netice gözüküyor, anlaşabilirlerse seçim sonrası birlikte koalisyon kurarlar,
  • PDK, hayli oy kaybeder ve yeni hükümetlerde olma şansını yitirir,
  • AAK-PSD işbirliği, düşük oy oranıyla dördüncü sırada yer alır,
  • Diğerleri pek varlık gösteremez, çoğu % 5 barajına takılıp, parlamentoya giremez,
  • Etnik partiler (Sırplar-Boşnaklar-Türkler-Romanlar vb.) kendilerine anayasada tanınmış kontenjan çerçevesinde milletvekilliklerini alırlar.

Burada bir konuyu daha belirtmekte fayda var. Vetëvendosje-VV (Kendin Karar Ver)’in lideri Albin Kurti’nin “siyasi İslamcılarla” angajmana girmiş olması meselesi. Arnavut nasyonalizmi ideolojisine sahip bir partinin “siyasal İslamcılarla” ne işi olabilir ki? Bu çok önemli bir soru.

Reklam

Albin Kurti’nin Haziran 2019’daki Türkiye ziyaretini “siyasal İslamcıların” sağlaması, Vetëvendosje-VV (Kendin Karar Ver)’in seçimde alacağı neticeleri, Kosova’daki güç merkezlerinin değerlendirmesi dairesinde, şaibeli kılar. Albin Kurti’nin “siyasal İslamcılarla” ilişkilerinin seviyesi henüz belirsiz. Bu ilişki sistem ve halk tarafından tartışılacak ve “Kosova derin devletinin”, iktidarı Albin Kurti’ye teslim etmeme kararını güçlendirecek.

Kosova’da “siyasal İslamcı” oy son derece düşük ve bu görüşü dillendiren partiler de var ve toplam oyları % 1 kadar. Bu nedenle bu cepheden Albin Kurti’ye ilave oy gelmez, aksine nasyonalist tabanı bunu hissederse oy kaybeder. Kosova’da din ile bu anlamda iç içe giren partiler kaybeder. Kosova’da Müslümanlar, sıradan cami cemaati ölçeğindedir. Katar, BAE, Suudi Arabistan, İran, Türkiye bazı dini grupları destekler, ancak bu desteklenen yapılar, Kosova toplumunda etkili değildir. Yani iktidara taşımaz. Devlet buna izin vermez.

Türkiye’de birileri, Kosova’da Albin Kurti üzerinden bir siyaset mühendisliği düşünmüşse; bu ilk önce Kosova’ya, sonra Albin Kurti’ye ve doğacak neticeler üzerinden Türkiye’ye zarar verir.

Aklı başa toplamak gerek. Herkesin!

“Siyasal İslamcılarla” ilişki meselesi umulanın ötesinde bir seviyede ise, bu dikkate alınacak ve seçim sonrası hükümetin LDK- VV ortaklığı olarak şekillenmesi zora girecektir. Hatırlanacağı gibi, geçen seçimleri ilk sırada bitiren Albin Kurti’ye iktidarın verilmemesi için, daha önce partisi ikiye bölünmüştü.

Albin Kurti’nin hiç gerek yokken, böyle bir angajmana girmesi prestijini de zedeleyecek. AB sürecindeki Kosova halkının yapısı ile de uyumlu olmayan bir duruş olur. Albin büyük zarar görür. Umalım bu genç başarılı siyasetçi, durumu erken fark eder. Zamansız işlere girmez.

Türkiye’dekiler de acemi adamlarla, anlamsız siyasal operasyonlar peşinde koşmaz, ortalığı karıştırmaktan başka işe yaramayan “acemi oyunlardan” vazgeçerler.   

4 YORUMLAR

  1. Adelina hanım,merhaba! Kosovayı sayenizde yakından tanımaya başladım. Inşallah Türk yetkililerının hevesleri kusaklarında kalirda Kosovayıde kariştirmazlar.
    Aman dua edelimde Kosovalılara KARDEŞIM falan demesınlrr.
    Allah korusun Kardeş Esadın memleketini ne hale düşürdüler.

    Şeçmlerde hangi lider dürüstise inşallah o kazanır.
    Kosovalilara Allah hayırlisini nasib etsin.Amin.
    Esenlikle kalın

    • Nurdan hanım merhaba, değerli katkılarınız için teşekkür ederim. Kosova elbette hem Arnavutlar için hem de Türkiye için önemli bir ülke, ancak Türkiye eğitimsiz ve yetersiz devlet erkanı ve bilgisiz ve tecrübesiz entelektüeli ile 2010 yılından sonra sürekli yanlış işler yapıyor. Yerel aktör analizleri mevsimlik, bilgi seviyeleri gazete seviyesinde olan Türkiye bürokrasisi işi kotaracak seviyede değil. Sadece kendi anlayışındaki “müslümanları tercih eden hükümet stratejisi” bu yüzden çöktü. Albin Kurti özü itibariyle iyi insan. Ancak Türkiyenin ehliyetsiz-sığ insanları, Kafkaslarda yaptıkları gibi, buralarda da siyaset mühendisliği yapmaya ve Türkiyeyi çok sıkıntıya sokacak işlere girişiyor. Bu çok yanlış. Kosova’yı bayramdan bayrama görmüş buraları bilmeyen bu insanların son dönem bu iyi insan Albin Kurti üzerine birşeyler yapmaya çalışıyorlar ki, Allah muhafaza, altından kalkılamayacak yanlışlara sebep olacaklar. Tabi o kadar yetersizler ki, güçlerini sadece “paradan alan” bu zevat, para bitince açtıkları yaralar nasıl iyileştirilecek, çok meçhul. Dualarınızı eksik etmeyin. Kolay gelsin.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here