Kovid-19’da veri tartışması..

0

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve beraberindeki heyet CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Sağlık çalışanları olağanüstü zor koşullarda görev yapıyorlar. Günün 24 saati görev yapıyorlar. Söyledikleri her şeyin biraz gecikmiş de olsa doğru çıkması ayrıca hekimlere olan, TTB’ye olan güvenimizi artırdı.” dedi.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Fincancı, Kovid-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi önerisiyle ilgili CHP’nin verdiği katkıya teşekkür ederken, Kılıçdaroğlu “O konuda parlamentoda ortak bir iradenin çıkması güzel bir şey. Umarım Genel Kurula iner ve orada da kabul edilir, böylece o sorun aşılmış olur.” ifadesini kullandı.

Fincancı’nın açıklanan yeni vaka sayılarının saha araştırmalarında tespit ettiklerinden çok düşük olduğunu belirtmesi üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Biz hekimlerin söylediğine güveniyoruz. Çünkü işin başında, suyun başında, hastanın başında bekleyen sağlık çalışanları, hekimler… Olayın bizzat yüzde yüz tanığı olan hekimler. Olayın tanığı olanları dinlemiyoruz veya ‘Onun söyledikleri doğru değil’ diyoruz, olayın hiç tanığı olmayan kişilerin söylemlerini doğru kabul ediyoruz. Bu siyaseten de ahlaken de doğru bir şey değil. Kimin suçlu olduğu çıktı ortaya. Eğer suçlu kabul edeceksek, kimin doğru söylediği çıktı ortaya. Kendileri sonunda itiraf etmek zorunda kaldılar. Dün Erdoğan ilginç bir açıklama yapmış, ‘Ben size talimat vermiyorum’ diyor, yargıçlara. ‘Anayasa 138. maddesi var.’ ‘Dolayısıyla ana muhalefet partisi lideri de size talimat veremez’ diyor. Sanki Amerikalı papazı ben ‘çıkar’ dedim. Talimatı veren belli. O talimatı mahkemeye veren belli, çıkaran da belli. Akıl, mantık yok yani, gerçekten. Söylemlerinde de akıl mantık yok yani.”

Koronavirüs pandemisindeki gerçeklerin ortaya çıkarılmasını engellemek için de suç örgütlerinin devreye girdiğini savunan Fincancı, “Dün de gördük ki gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu var, suç örgütleri ne yaparsa yapsın biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Bakın suç örgütleri insanları tehdit ediyor, öldürmekten söz ediyor. Onun yerine TTB Yüksek Onur Kurulu üyesi yalancı tanık ifadesiyle hapsediliyor. Bizim kanımızda duş almak istediler, onlar serbest dolaştı, hakikati söyleyen bilim insanları tutuklandı.” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 25 Kasım’da (dün) koronavirüs vaka sayısını 28 bin 351 olarak açıklamasını değerlendiren Fincancı, bir hafta önce TTB Aile Hekimliği Kolu’nun yaptığı çalışmayı hatırlatarak, “Aile Hekimleri yaklaşık 50 bin pozitif vakaları olduğunu ve takip ettiklerini söylemişlerdi.” dedi.

Fincancı, koronavirüs testinde 3’te 2 pozitif oranı olduğunu vurgulayarak “Bunları da değerlendirdiğimizde ciddi bir rakam. Yüz binleri buluyor. Biz salgını doğru yönetemezsek insanlar ölüyor. 28 bin zaten çok sınırlı bir rakam.” diye kaydetti.

Fincancı, Bakan Koca’nın dün vaka sayısını 28 bin 351 olarak duyurmasına rağmen Bakanlığın günlük koronavirüs tablosunda hasta sayısının 6 bin 814 olarak yer almasını şöyle değerlendirdi: “Hasta ve vaka tıpta aynıdır. Biz bunları ayırmayız. Bakan belirti göstermeyen diye ifade ediyor. Koronavirüs hastalığında pozitif çıkması nasıl bir belirti göstereceğini öngörme olanağı yok.”

“Nüfusa oranla dünyada en çok vakası olan ülke Türkiye”

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur ise en çok koronavirüs vakası yaşanan ülkelerin listelendiği bir tablo paylaştı. ABD, Türkiye, Hindistan, Polonya gibi 10 ülkenin nüfusları ve günlük vaka sayılarını paylaşan Cesur’un, Bakan Koca’yı da etiketlediği mesajı şöyle:

“Sağlık Bak. @drfahrettinkoca sonunda vaka sayısını COVID19 pozitif 28 bin 351 olarak açıkladı. Aslında vaka sayımız 2 katı, çünkü Corona ama testi negatif olanlar da o kadarlar. Tabloya bakın, nüfusa oranla dünyada en çok vakası olan ülke Türkiye. ABD kadar nüfusumuz olsa 200-240 bin vaka eder.”

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da şu görüşleri paylaştı: “Kriz yönetmek ciddiyet ister, bunun için devlet deneyimi gerekir. Bir siyasi partinin kadrolarının deneyimli, dürüst insanlardan oluşması gerekir. Bu süreç yanlış yönetildiği için Sağlık Bakanı yapması gerekenleri yapmadığı için aynı zamanda biri tarafından engellendiği için hazine tam takır olduğu için, paralar yandaşlara dağıtıldığı için Sağlık Bakanı milletimize gerçekleri söylememiştir. Yapması gerekenleri yapmamıştır. Ben cumhur mafya ittifakının bu kişisiyle beraber olmak istemiyorum. Ben milletin yetiştirdiği bir doktorum’ deyip istifa etmesi gerekiyor. Hatta Türkiye’nin kurtulması için, damadın istifasının yüzde 10 değer kazandığını herkes gördü. Cumhur-mafya ittifakı, terk edip giderse, bu ülkenin kaynakları, birikimleri, bu ülkenin yetişmiş insanları bu ülkeyi doğru yönetir, herkes huzur içinde olur. 132 ülke kabul etti, biz niye etmiyoruz? Kim elinizi tutuyor? Eğer siz sizin elinizi tutanı açıklamazsanız ben bu arkadaşlarımla beraber buradan açıklıyorum. Cumhur-mafya ittifakı lideri Erdoğan. Siz milletin bakanı değilsiniz. Siz Saray’ın bakanısınız, siz millete değil Saray’a hesap veriyorsunuz. Onlar cumhur-mafya ittifakında olan bir kişinin iki dudağının arasına bakıyorlar. Bütün bu yalanlardan tek kişi sorumludur. Recep Tayyip Erdoğan.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here