Küçük kızlar, yaşları ilerledikçe zekalarına olan inancını kaybediyor…

1

“Bizim sınıfta çok zeki birisi var, problemleri herkesten iyi ve hızlı çözüyor.”

Bu cümle size ne çağrıştırdı? Bahsedilen kişi bir erkek mi, yoksa bir kız çocuğu mu? Dünyanın hemen hemen tüm toplumlarında buna benzer bir cümle duyulduğu zaman çoğunlukla akıllara bahsedilen kişinin erkek olduğu fikri geliyor. Erkeklerin “daha zeki olduğu” basmakalıplaşmış bir inanış.

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, yazının başındaki cümleyi duyan 5 yaşındaki çocuklar, bahsedilen kişinin kız ya da erkek olacağı hakkında bir fikir üretemiyorlar. Eşit şans veriyorlar.

Ancak bu durum 6 ve 7 yaşlarında değişiyor. 7 yaşındaki çocuklar bahsedilen şahsın “%70 ihtimalle erkek olduğunu” düşünmeye başlıyorlar. Maalesef, kız çocuklarının da, kendi cinsiyetinden olan birisinin çok zeki olabileceğine inancı düşüyor, öz güven kaybı yaşıyorlar.

Araştırmayı derinleştirmek adına, karmaşık bir oyunu (makalede çin damasının bir türevi olduğu söyleniyor) oynamak ve o oyunda uzmanlaşmak için kız ve erkek çocuklardan oluşan gruplar kuruluyor. Çocuklar iki gruba ayrılıyor.

  1. “Bu oyunda ancak ve ancak çok çalışanlar başarılı olur” dikte edilen grupta, kız ve erkek çocuklar oyuna yıllarca eşit oranda devam ediyorlar.
  2. “Bu oyunda ancak ve ancak çok zeki olanlar başarılı olur” dikte edilirse, kız çocukları bir süre sonra oyunu bırakıyorlar ve erkekler çoğunlukta kalıyor.

Araştırmayı yapanlar, alt gelir seviyesi, orta sınıf, üst gelir seviyesi gibi alt kategorilerde durumun özelleştirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Detaylar için ilgili makale: Bian L. ve ekibi, Gender stereotypes about intellectual ability emerge early and influence children’s interests, Science, 2017.

Basmakalıp bu inanışın hayattaki etkileri

  1. Matematik, fizik gibi dallarda erkeklerin hakim olması
  2. Yüksek lisans, doktora gibi eğitimlerde erkeklerin egemen olması
  3. Prestiji yüksek mesleklere, erkeklerin eğiliminin fazla olması

Kendi hayatımdan gözlemler

Benim annem Dr. Nebahat Koru. Bütün bu basmakalıp inanışlara rağmen kimya mühendisliği okumuş, doktorasını yapmış, dünyanın en prestijli üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de araştırmacı olarak başarılı projelerde çalışmış birisi. Türkiye’ye döndüğünde mükafatı (!), dini inanışlarından dolayı akademik kariyerine son verilmesi olmuş. Annemi tarif ederken aklıma gelen ilk cümle “çok zeki bir insan” olmasıdır.

Son 5 yıldan beri, Yıldız Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışıyorum. Bölümümüz erkek egemen bir bölüm. Kız öğrencilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Basmakalıp inanışlardan dolayı kız öğrencilerin uzak durduğu bir bölüm. Rastgele kura çekseniz, kız öğrenciye denk gelmesi çok zor. Ancak her sınıfta, zekasıyla, problem çözme yeteneğiyle, girişkenliği ile, kız öğrenciler dikkatimi çekiyor. Derse hazırlıklı geliyor, konuları çok iyi kavrıyorlar ve dereceyle mezun oluyorlar.

Haddimi aşmak istemem, çocuk eğitimi çok uzmanlık gerektiren bir konu. Ama bir söz söylemeden edemeyeceğim. Kız çocuklarımızın zeka konusunda öz güvenlerinin düşmesine bir şekilde müsaade etmemeliyiz.

1 YORUM

  1. Sn. Ahmet taha, yazin icin tesekkürler. Kalemine saglik.
    Cinsiyet ayriminin kaynagi islam mi isimli makalemde dile getirdigim gibi, kiz cocuklarinin bu özelliklerini yitirmesi toplumdaki erkek egemenligi. Aynen sn. Nebahat koru hanimin yasadiklari gibi.
    Umuyoruz ki kiz cocuklarina yapilan bu haksizliklar yeni yetisen nesille beraber degisir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here