Kuraklık nedeniyle açmadı..

0

İran’da ülkenin kuzeybatısındaki Urumiye Gölü’nün kurumasına yol açan, Huzistan’da halkın sokaklara dökülmesine neden olan kuraklık, “kızıl altın” safranı da vurdu.

İklim şartları nedeniyle dünyada en kaliteli safranın yetiştiği yer olarak bilinen İran’ın Rezevi Horasanı eyaletine bağlı Türbet Haydariye ilçesinde safranın hasat zamanı geldi ancak çiftçilerin yüzü gülmüyor. Bu sene kış aylarında kar ve yağmurun hiç yağmaması nedeniyle zor bir dönem geçiren safran üreticileri, devletin kuyu kazılmasına izin vermemesi nedeniyle de sulamayı tankerlerle aldıkları suyla yapmak zorunda kaldı.

Üreticiler verimin önceki yıllara göre yüzde 75 düştüğünü ve şartların bu şekilde devam etmesi halinde safran ekimini bırakacaklarını, onun yerine buğday ve arpa gibi ürünleri ekeceklerini ifade ediyor. 35 yıldır safran üretimi ve satışı yapan Ali Rıza Guli, bu sene yağışın az olması nedeniyle meydana gelen kuraklıktan ötürü verimin çok düşük seviyede kaldığını söyledi.

Yaklaşık 25 hektarlık alana safran ektiğini belirten Guli, “Önceki yıllarda bir hektardan yaklaşık 22 kilo safran elde ediyorduk, bu oran şimdi 8 kiloya kadar düştü. Safran üretimi kuraklık nedeniyle yaklaşık yüzde 75 azaldı.” dedi.

Safran üretiminin az olması ve verimin düşmesinin çiftçiler için maliyetleri artırdığını, bunun fiyatlara yansıdığını aktaran Guli, şöyle konuştu:

“Gelecek yıl da safrandaki verimlilik ve fiyatlar bu şekilde olursa çiftçiler bu ürünün ekimini bırakmak zorunda kalır. Buğday, arpa ve buna benzer ürünleri ekerler. Bir kilo safranın maliyeti 22 milyon, devlet ise alım fiyatını 20 milyon 500 bin olarak açıkladı. İşçi yevmiyeleri arttı.”

Safran çiçeğinin kırmızı dallarının yanı sıra yapraklarının da kağıtlarda kullanıldığını, ancak maliyetlerin yüksek olması nedeniyle pek rağbet görmediğini anlatan Guli, bu bitkinin daha fazla alanda kullanılmasının üreticilerin yararına olacağını ifade etti.

“Günlük 200-300 kilo çiçek toplardık şimdi ise 30-40 kilo ancak elde ediliyor”

Safran tarlası sahibi Ahmed Guli de her yıl 40 ila 50 işçi tutarak hasada başladıklarını ancak bu sayının şimdi 6’ya kadar düştüğünü belirtti.

Ahmed Guli, “Önceki yıllarda günlük 200-300 kilo çiçek toplardık şimdi ise 30-40 kilo ancak elde ediliyor. İşçiler uzak yerlerden çalışmaya geliyor ancak iş olmayınca onlara karşı da mahcup oluyoruz. Onların yevmiyelerini de ödeyemiyoruz.” diye konuştu.

Hükümetten karşılıksız kredi imkanı sunmasını ve su sorununu çözmesini isteyen Guli, bölgede çiftçiliğin ve hayvancılığın devam etmesi için kendilerine destek verilmesi gerektiğini söyledi. Hasadın az olması nedeniyle Türbet Haydariye’deki safran pazarında da durgunluk göze çarpıyor.

Pazarda safran alım satımı yapan Mahmud Gulamzade, üretimin az olması nedeniyle fiyatların yüzde 50 arttığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı:

“Bu sene kuraklık nedeniyle safran üretimi yaklaşık yüzde 75 düştü. Talep arzdan fazla olduğu için bu sene fiyatlar daha yüksek. Elbette alım satım da eskiye göre azalmış durumda. Safran bu sene az olduğu için ürün henüz pazara gelmeden komisyoncular tarladan satın alıyor.”

Safran tarlalarında çalışmak üzere ülkenin güneydoğusundaki Sistan-Beluçistan eyaletinin merkez şehri Zahidan’dan 5 kızı ve eşiyle Türbet Haydariye’ye gelen Habibullah Naruyi, eski canlılığın olmadığını söyledi.

Safran tarlalarının çiçek açmadığını ve bu nedenle toplayacakları ürünün olmadığını aktaran Naruyi, önceki yıllarda ailece günde 100 kilo topladıklarını, fakat şimdi bunun yarısını bile bulamadıklarını belirtti.

Topladıkları kilo başına para aldıklarını aktaran Naruyi, “Sabahtan akşama kadar hepimiz birlikte canla başla çalışsak da 35 kilo ancak toplayabiliyoruz. Ailece 7 kişi sabahtan akşama kadar çalışıyoruz, en iyi durumda 35 kilo toplayabiliyoruz. Bu günden güne azalıyor. Bir kişi 7 kilo toplasa 105 tümen kazanıyor (40 Türk Lirası).” şeklinde konuştu.

Habibullah’ın kızı Sara Naruyi ise çalışma şartlarıyla ilgili şunları anlattı: “Safran işinde çalışmak için geldik ancak iş yok, durum çok kötü. Yaptığımız iş de çok ağır, günlük 8 saat çalışıyoruz. Sabah gün aydınlanınca geliyoruz ve güneşin altında çalışıyoruz. Gelirimiz de bu çalışmaya göre çok az. Yaklaşık bir ay burada kalıyoruz. Memlekette 8. sınıfı tamamladıktan sonra okula gitmedim, çalışmaya gidiyorum.”

Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Zabul ilçesinden çalışmaya gelen Gavseddin Serani ise geliş-gidiş, yeme-içme ve barınma gibi birçok giderleri olduğununa ancak iş olmadığı için kazançlarının verdikleri emeğe değmediğine dikkati çekti.

Çalışmak için sabahları gün doğarken çiçeklerin açmasını beklediklerini dile getiren Serani, “Aileler çocuklarıyla buraya çalışmaya geliyor. Çocuklar da evin bütçesine katkı sağlamak amacıyla okullarına ara verip tarlaya çalışmaya geliyor. Geçen yıllarda bu tarlalar çiçek doluydu, şimdi hiç yok.” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here