Kurban Bayramı

0
gündogdu

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun

Tanımlar

Kurban kelimesi, lugat bakımından yakınlaşmak, yakın olmak anlamına gelen mastar olmakla birlikte, zamanla isim olarak kullanılmış ve “insanı Allah’a yaklaştıran” şeylere kurban denilmiştir.

Aslı Arapça olup,  ancak artık Türkçeleşmiş olan Kurban kelimesi, dini litaratürde  karşılığı,  “Udhiye”dir.

Udhiyye: Kurban günlerinde  kurban maksadıyla usulüne uygun olarak kesilen hayvanlara verilen isimdir.

Bayram kelimesinin kökeni Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lügati’t-Türk’teki tespitine göre aslı,  Farsça bezrem/bezram olup sevinç ve eğlence günü demektir.

Atalarımız İslâm dinini kabul edince Arapça “îyd” kelimesi karşılığında “bayram” kelimesini kullanmışlardır.

Dini anlamda Kurban Bayramı; Kurban keserek, Allah’a yakınlık ve yakınlaşmadan ötürü sürur ve sevinç günü demektir. Müslümanların manevî bütünlük ve beraberliğini, kardeşliğini gösteren mutluluk günleridir.

Reklam

Bayramlar, küskünlerin barıştıkları, yardımlaşarak, kurbanlarını paylaşılarak kederlerin azaltıldığı, mutlulukların arttırıldığı günlerdir.

Teşrik Tekbirleri; Sözlükte “doğuya doğru gitmek; eti parçalayıp kayalar üzerine sererek güneşte kurutmak; yüksek sesle tekbir almak, bayram namazını kılmak için musallâya çıkmak” anlamlarına gelir.

Dini terim olarak teşrîk tekbiri, zilhiccenin ayının 9. Günü, yani arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar,  yirmi üç vakit  farz namazların ardından özel lafızlarla tekbir getirmeyi ifade eder.

Peygamberimiz, Mekke’den Medine’ye hicretinden sonra, Medine sakinlerinin İran’dan alınma Nevruz ve Mihrican bayramlarını kutladıklarını gören Hz. Peygamber(s.a.v); “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle, Kurban ve Ramazan Bayramlarıyla değiştirmiştir.”  buyurmuştur.

İslam dininde Ramazan ve Kurban olmak üzere iki bayramımız vardır. Her iki bayram da Müslümanlar tarafından  hicretin 2.yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.

Tarihçe

Kurban Bayramının asıl kaynağı, Hz Adem ile Havva’ya dayanır.

Hz Adem ile Havva cennetten çıkarıldıktan sonra, Zilhicce’nin 9. günü yani arefe günü, Arafat’ta buluşmalardı. “ Rabbimiz biz nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan hüsrana uğrayanlardan olacağız” (Araf,7/23) diyerek tövbe ettiler. Allah onların tövbelerini kabul etti.

Reklam

Arefe günü akşam Arafat’tan, Müzdelife’ye geldiler. Müzdelife’de birbirlerini farkettiler. Zilhicce’nin dokuzunu, onuncu gününe bağlayan gece, İnsan neslinin ana rahmine düştüğü gecedir. Bu gecenin sabahı Kurban Bayramıdır. Sevgi, sevinç günü, mutluluk ve surur günüdür. Dini açıdan, İnsanoğlu için “ “sevgililer günü’dür” dense yeridir.

İşte tövbelerin kabulü ve İnsan neslinin çoğalmaya başlamasının sene-i devriyesinde, Adem’in çocukları Havva’nın kızları olan bizler bunun için bayram ediyoruz.  Ayrıca bayram ettiğimiz için kurban keserek ibadet ediyoruz. Yoksa kurban kestiğimiz için bayram yapmıyoruz.

Ayrıca ilk Kurban İbadetini yapanlar Hz Adem’in çocuklarıdır.  Kur’an’da Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah’a kurban takdim ettiklerinden söz edilir (el-Mâide 5/27);

Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail’i kurban etmek istemiş, ancak Kur’anda  İsmailin yerine bir kurban’nın (Koç’un), Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. (Saffat, 37/107)

Kur’an-ı Kerim’de ilâhî dinlerin hepsinde kurban İbadeti hükmünün konulduğuna işaret edilir (el-Hac 22/34).

Resulüllah zamanında Kurban Bayramı kutlamaları

Hz.  Aişe’den rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Hz.  işe (r.a.) şöyle anlatmıştır:

“Bir defasında, Kurban Bayramı’nın ilk günlerinde Hz. Peygamber yanıma girdi. Yanımda, “Buâs” ezgilerini (def çalarak) okuyan iki kız vardı. Yatağına uzanıp, yüzünü çevirdi. Derken babam Ebû Bekr (r.a.) içeri girdi.

“Bu ne! Resulullah’ın (s.a.s.) yanında şeytan çalgıları mı?” diyerek beni azarladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.) ona dönerek, “Onlara dokunma” buyurdu.

Buhârî’nin diğer bir rivayetinde, Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekr (r.a.)’e “Ya Ebu Bekr! her ümmetin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır” (buyurarak bayramlarda yapılacak meşru eğlence ve sevinç gösterisinde bulunmaya izin vermişlerdir. Düğünlerde olduğu gibi, bayramlarda da sevinçli olduğumuzu açıkça göstermek için, İslâm’a aykırı olmayacak şekilde eğlenceler tertiplemek caizdir. )

Yine bir bayram günü Habeşîler kılıç- kalkan ve mızrak oyunu oynuyorlardı. Bunlara bakmak için ya ben Hz. Peygamber’den izin istedim veya O “Bakmak istiyor musun?” diye bana sordu (iyice hatırlamıyorum). Ben “Evet” dedim. Bunun üzerine beni arkasında yanağım yanağına değecek şekilde ayak üstü durdurup, oyun oynayanlara “Haydi devam edin Erfideoğulları!” buyurdu. Nihayet ben usanınca; Artık yeter mi?” diye sordu.  “Evet” dedim. “Öyleyse hadi eve git!” buyurdular.       

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre  Hz. Peygamber iki gün de oruç tutmaktan bizi nehyetti . Bunlar, Ramazan ve Kurban bayramlarıdır.

Cundub b. Sufyan (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:

Kurban bayramı günü Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber hazır bulundum. Namazı kıldı, namazı bitirip de selam verince, namaz bitmeden önce kesilmiş olan bazı kurban etleri gördü. Bunun üzerine: “Kim namazdan önce kurbanını kestiyse onun yerine bir kurban daha kessin. Kim kesmemiş ise besmele ile kessin” buyurdu.

Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏”‏ مَنْ كَانَ لَهُ سَعَةٌ وَلَمْ يُضَحِّ فَلاَ يَقْرَبَنَّ مُصَلاَّنَا

Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse,  namazgahımıza yaklaşmasın.” Buyurdu.

Kurban Bayramında yapmamız gerekenler

a-İbadetler

Önce bayram namazı. Pandemi nedeni ile gerekli önlemleri alarak,  bayramın ilk  günün sabahında cemaatle bayram namazı kılmalıyız.

Daha sonra hali vakti iyi olanların (80.18 gr. Altın veya altın değerinde bir mebleğa sahip olanların.) dinen zengin sayılanların kurban kesmeleri gerekir.

Bu noktada bir ikazımız var. Kurban Bayramlarında bir çok kazalar yaşanmaktadır. Kurbanlarımızı il ve ilçelerde kurban komisyonlarının tahsis ettiği  yerlerde, uzman kişiler tarafından ve veteriner kontrolünde kesilmesini sağlayalım.

Ayrıca Bayram günlerinde farz namazların arkasından teşrik tekbirleri unutulmamalıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’de teşrîk kelimesi geçmemekle birlikte bu tekbirlere ve teşrîk günlerine delâlet eden âyetler yer almaktadır (el-Bakara 2/198-203; el-Hac 22/27-37).

Fakihlerin çoğunluğuna göre belli günlerde Allah’ın zikredilmesinin istendiği bu âyetlerde (el-Bakara 2/203) kastedilen günler, teşrîk günleri; zikirden maksat da teşrîk tekbirleridir.

Nübeyşe el-Hüzeli (radıyallahu anh); “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Teşrik günleri, yeme-içme ve Allah’ı zikretme günleridir.” (Müslim, “Ṣıyâm”, 144-145),

Teşrik tekbirleri “Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd” şeklindedir.

Bu  tekbirler, Allah’ın konukları sayılan hacıların Kâbe’den yükselen tekbir ve zikirlerine bütün dünya müslümanlarının da katılarak, Allah’ın yüceliğini ilân etmeleri, yeryüzünde muhteşem bir ümmet-i Muhammed birlik ve beraberliğini sergiler.

Bundan başka Kurban Bayramı’nda kurban kesenlerin, Allaha şükür namazı kılmaları bu cümledendir.

b- Sosyal faaliyetler

Bayramlar, sosyal hayatta  millî birlik-beraberliği ve ortak değerleri birlikte yaşamaktır. Çünkü bayram günleri, İslamî ahlâk ve geleneklerimizin devamını sağlayan unsurlardandır.

Bayramlar, büyüğüyle küçüğüyle, genciyle yaşlısıyla, sağlıklısıyla hastasıyla bütün insanlarımızın paylaşma bilinciyle birbirlerini aramaları ve ziyaretleri;  dargınlıkları bir kenara bırakarak birlik-beraberlik içerisinde yaşanılan sevinç ve mutluluk günleridir.

Bayramlar, yalnızlaşan günümüz insanının kendisini ve çevresini fark etmesini sağlar, dinî ve millî hislerimizi hareketlendirir, akrabalık ve komşuluk bağlarını kuvvetlendirir, toplumsal hayatı canlandırır.

Ancak korona virüs nedeni ile sosyal mesafeye dikkat ederek; el öpmeden, sarılmadan, tokalaşmadan,  maske ve temizlik tedbirleri ile yakın akrabalarımızı, komşularımızı ziyaret etmeliyiz. Arkadaşlarımızı, dostlarımızı tercihen telefonla arayıp hal hatır etmeli ve  onlarla bayramlaşmalıyız.

Bu vesile ile Kurban Bayramınızı tebrik eder, bu bayramın hakkımıza, milletimiz  ve alem-i İslam hakkında hayırla, iyiliklere, güzelliklere, esaret altında bulunan müslümanların özgürlüklerine kavuşmalarına vesile olmasını Cenâb- ı Haktan niyaz ederiz.

Vesselam

     

.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here