Kurban mı kesiyorsunuz, komşularınızla rekabet ederken hayvan mı telef ediyorsunuz

0

Her koşul kendi geleneğini yaratır ve insanlar yaptıklarını güne uyarlarken bunu genelde şartların değil, geçmiş yanlış uygulamaların bir düzenlenmesi şeklinde okur.

Bu görüşün kendi içinde tutarlı bir yanı vardır, ancak tüm geçmişe teşmil edilmesi yanlıştır, çünkü her şartın okuması kendi şartlarına göredir.

Bu tekrar tekrar okuma ve şartlara uyarlama bayramlar içinde geçerlidir, dinler içinde, gelenekler içinde, zira her şart bir şekilde kendi okumasını dayatmakta ve bir şekilde gelenekle birleşerek okumasını şartların bir doğrusu haline getirmektedir.

Çoğu insanın güne dair okumaya onay vererek geçmişi yalanlamasının sebebi de buradan gelmektedir, çünkü her insan kendi şartlarının çocuğudur.

İnsanın doğrusu kendi şartlarına göredir, siz onu farklı bir zamana teşmil ettiğinizde ortaya genelde iki farklı zamanın doğrusu çıkmakta ve doğrusu genelde biri bir diğerini yalanlamaktadır.

İnsanlar ise realiteye ters düşmemek için seçimlerini genelde kendi zamanlarından yana yapmaktadır.

Oysa yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi her doğru kendi şartlarının çocuğudur, sizin doğru yapmış olmanız sizden öncekilerin yanlış yaptığı anlamına gelmemektedir, çünkü oda kendi şartlarının doğrusunu yapmaya çalışmıştır; zira nasıl sizin doğrunuzun altında yaşadığınız şartların kabulü varsa, o dönemin doğrusunun altında da o şartların kabulü vardır.

Örneğin: eskiden kurban bayramlarında kurban vermek belirli insanlara dair bir ayrıcalıktı, onlar efendiydi ki, çevre fakirler genelde onların köleleriydi ve onlarda her bayramda efendilerinin kurban vermesini dört gözle beklerlerdi, zira mideleri ancak o şekilde bir parça et görürdü.

Reklam

Nedeni ise tüm hayvanların efendilerinin mülkiyetinde olması, onların ise bu hayvanların çobanı, çiftçi veya daha genel bir ifadeyle efendiye ve veya efendinin toprağına bağlı köle olmaktan başka bir şey olmamalarıydı.

Anlayacağınız efendileri hayvan kesmese onların et yemeleri bir olasılık değildi.

Bugün, günü geçmişe kıyas alırsak neredeyse kurban vermeye bile gerek kalmamıştır, çünkü insanlar artık özgürdür ve gücüne göre olsa da herkesin bir şekilde et tüketmesi şansı vardır.

Ama tabi kurban vermek dini bir vecibedir ve geçmiş gelenek efendinin birkaç hayvan kestirmesini gerektirirken, günün şartları herkese -bir nebze de olsa- bu imkanı vermiştir ki, artık sorun imkan ve israf arasında gidip gelirken doğru olanı seçmeye kalmıştır, çünkü artık hayvan kesmiş olmak tek başına bir anlama haiz değildir, ihtiyaç sahibi bulunmadığı sürece.

Ama biliyoruz ki, herkes kesiyor ve amaç artık din değil, komşudan geri düşmemektir.

Buda kesinlikle kurban değil, egonun rekabette hayvan telef etmesidir.

İbrahim Yersiz

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here