Kürt meselesi var mıdır yok mudur; Ankara’dan doğuya geçemeyenler, Bağlar’da, Şemdinli’de, Cizre’de sokakta gezemeyenler bunu bilemez..

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Kürt sorunu var mıdır yok mudur?” tartışmasına katıldı. Twitter hesabından MHP lideri Bahçeli’ye gönderme yapan Babacan, şunları söyledi:

“Daha evvel söylemiştim: Kürt meselesi var mıdır, yok mudur oradaki vatandaşlarımıza sorun. Ankara’dan doğuya geçemeyenler, Bağlar’da, Şemdinli’de, Cizre’de sokakta gezemeyenler bunu bilemez. Kürt meselesi vardır ve çözümün adresi siyasettir.

Siyasette konuşmaktan kolay bir şey yok ama ben ve arkadaşlarım konuşmadan önce çok iyi çalışıyoruz, vatandaşlarımızın nabzını iyi tutuyoruz, ülkenin gerçeklerini iyi görmeye çalışıyoruz ondan sonra söyleyeceğimizi söylüyoruz. Sosyal politikalarımıza baktığınızda sosyal demokrat duruş görebilirsiniz. Özel sektörün ürünü ve hizmeti rekabet içerisinde daha ucuza üretmesini teşvik eden bir altyapıyı destekliyoruz. Duruşumuzu klasik sıfatlarla tanımlamak mümkün değil.

Biz özgürlükçü bir partiyiz. Sonuna kadar demokrasiyi savunan bir siyasi partiyiz. Geçen sene kasım ayında, kuruluşumuzdan 8 ay sonra seçimlere girmeye hak kazandık. Bizden daha hızlı bu noktaya gelen bir parti yok bugüne kadar. Hukuk tamamen ayaklar altına alınmaya başlandı. Uzun süre iktidarda kalmanın verdiği o şımarıklık ve aşırı özgüven hukuku hiçe saymaya başladı.

Mali kural için çok uğraştık. Plan Bütçe Komisyonu’ndan oybirliği ile geçti. Genel Kurul’a gelecekken Sayın Erdoğan tarafından engellendi. Eğer o mali kuralı geçirseydik bu pandemide vatandaşımız bu kadar mağdur olmayacaktı. Cumhur İttifakı’na hayır diyoruz. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni savunan, başkanlık sistemini daha da derinleştirmek için Anayasa değişikliğine hazırlanan, hukuku hiçe sayan, özgürlük ortamını bu hale getiren ittifakta yer almamız mümkün değil.

Çoğulcu ve temsili demokrasiye inanıyorsanız, hiçbir partinin kendi başına çalıştığı bir anayasa değişikliğinin dayatma olarak ortaya konması kabul edilemez. Siyasetin yarınlara bakması gerektiğini düşünüyoruz. Araba kullanırken sürekli dikiz aynasına bakarsanız kaza yaparsınız.

Ekonominin çok daha güçlü olduğu bir dönemde sosyal yardımlar ve destekler güçlü ve adil şekilde devam eder. Bundan kimsenin en ufak kuşkusu olmasın. Daha da fazla olur. Bu ülkede artık hiç kimse dindar vatandaşlarımızın son yıllarda elde ettikleri kazanımları ellerinden alamaz. O dönemler kapandı. Bu toplum buna izin vermez. Yeter ki demokrasi diri ve ayakta olsun.

Partimiz çok açık bir şekilde Türkiye’nin Avrupa Birliği standartlarına ulaşmasını destekleyen bir parti. Gençlerimiz harıl harıl o ülkelerde yaşamak istiyorsa, Türkiye’nin o standartlara ulaşması için gayret göstermeliyiz. Güç yozlaştırıyor, mutlak güç mutlaka yozlaştırıyor. Uzun süre devlet gücünü kullanmak insanları bozuyor. Devlet gücünü kullanlarının hukukla ve süreyle sınırlandırılması gerekiyor.

Hazine’nin borcu 2018’in Haziran’ında 970 milyarmış, 2021 Ağustos 2 trilyon 42 milyar. Türkiye’de Hazine’nin borcunun bu kadar hızlı arttığı bir dönem olmadı. Bugünkü hükûmet on tane Nobel ödüllü iktisatçıyı getirsin, yönetemezler. Çünkü her gün hukukun hiçe sayıldığı bir ülkede ekonomiyi düzeltemezsiniz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here