KÜSTÜM ÇİÇEĞİ VE ASLAN AĞZI 

0

Başa gelenleri biliyor begonya 

Ve gelecek olanları ise papatya 

Biri akşam ikindisinde açıyor 

Biri yaprak yaprak Sevdalara koşuyor 

Gönül bu ya işte inanıyor 

Elimizde çeçil peynir 

Yufka ekmeği yerine yüreğin 

Bakıyorum gözlerine 

Gözlerini kapama 

Kulağına söylemeliyim 

Güller tanık olsun buna 

Ellerim gözlerim, yüzüm değil

Yalnız benden sana 

Senden bana iki gözüm

İki gözüm çıksın ki 

Onlar ölülerden bile korkuyorlar 

Kuşun kuş olduğunu bilmeden 

Dalın ağaca durduğunu 

Yüreğimin tez vakit duracağını 

Seni oraya sığdırdığımı

Onlar her şeyden korkuyorlar 

Senden, benden 

Bizse titreyerek yürüyoruz yolları 

Üşümelerimiz kimsesizlikten 

Onlar yüreğimizden korkuyorlar 

Sevdi diye birbirini 

Yeniden yeşerecek diye tohum 

Çıkacak diye toprağı delip 

Onlar sevdamızın andını içtiğimiz 

O güneşli günlerden korkuyorlar 

Ve başa gelenler biliyor Başımıza gelemediklerini 

Tanık buna şimdi ellerim 

Gözlerine bakan gözlerim tanık 

Dur kulağına söylemeliyim 

Kimseler duymadan Vakit gelmeden 

Çanlar çalmadan Ölen kuşlar için 

Çürüyen karanfile ağlamalıyım 

Başım omzuna düşmüşken

Onlar dağın dağ olduğunu unutmuşlar 

İçimde dağlı bir sevda var sakladığım 

Aç avuçlarını 

Sakla onu 

Onlar bizden korkuyorlar 

Hatta ölülerimizden 

Senden benden Sevgimizden 

Sus ve dinle 

Ölü ayaklarımın sesini 

Bir çingene bile tanır şimdi 

Ama sana bakan gözlerim 

Kendini asla ele vermedi 

Başımıza gelenleri biliyoruz 

Ve gelecek olanları 

Gül buna tanıktır

Kırlangıçlar ağlamaklı 

Güller begonyalar seni kıskandı

Karanfiller göz kırptı 

Bu yüzden ömrümüz

Yarım mevsimler kadardı 

Sen Küstüm çiçeğiydin 

Ben Aslanağzı

Mustafa Gülcan