Laye Ekibi

0

Geçen gün Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın ziyaretini kaleme alan Fehmi Koru’nun yazısını okuyunca, daha önce farklı gerekçe ile şaka yollu da olsa siyasi partilere bir önerim aklıma geldi.

*

Sayın Koru öncelikle Vladimir Zelenskiy’ni şöyle tanıtmıştı yazısında:

Cumhurbaşkanlığı makamına halkın oyuyla Mayıs ayında seçildi. 1978 doğumlu genç biri. Cumhurbaşkanı seçilmeden önce ne iş yapardı, dersiniz? Söyleyeyim: Televizyon ekranlarında ‘cumhurbaşkanı rolü’ yapardı. Kendisi komedyen. 2015 yılından bu yılın Mayıs ayında cumhurbaşkanı seçilene kadar kendi firması Kvartal 95 adına üretilen bir komedi dizisinde ‘Ukrayna Cumhurbaşkanı’ olarak seyirci karşısına çıkmaktaydı.

Fehmi Koru’nun diğer örneği ise İtalya’dan. 

1948 doğumlu, Guiseppe Piero Grillo, ya da kısa adıyla ‘Beppe’ lise mezunu bir komedyen. 

Kazandığı şöhret yüzünden bir televizyon programında kendisinden ‘Palyaço Prens’ diye söz edilmiş…

‘Palyaço Prens’ kurulmasına ön ayak olduğu ‘Movimento 5 Stelle (M5S) – 5 Yıldız Hareketi’ ile şimdi İtalyan siyasetini yönlendiriyormuş

Reklam

2012 yılında yapılan yerel seçimde Beppe’nin partisi üçüncü sırada çıkmış; bir yıl sonra yapılan genel seçimde ise yüzde 25,5 oy alarak ve 109 milletvekili çıkararak ikinci sıraya oturmuş M5S.

Kendisi seçimlerde aday olmuyormuş. Partisinden Meclis’e, Senato’ya ve Avrupa Parlamentosu’na seçilmeyi başaranların çoğu da aslında ‘torbadan çıkmış’ görüntülü kişilermiş

*

Ne alaka diyeceksiniz tabii. 

Alakası, benim önerim de doğrudan siyasete girişle ilgili değil!

Siyasi söylemler, münazaralar, tartışmalar, suçlamalar ve cevaplar karşında olması gerektiğini düşündüğüm bir farklılık aslında.

İşte Fehmi Koru’nun yazısını okuyunca, dünyada başarılı örneklerinin de var olduğunu öğrenince, benim önerim neden olmasın ki dedim kendi kendime…

Tabi benim ki sadece bir hayal. Öneri bile sayılmaz belki de..!

Reklam

*

Peki, LAYE Ekibi ne diyecek olursanız,

LAYE, yani “LA”f “Y”etiştirme “E”kibi…

Bunu geçmiş dönemlerde, lüzumsuz ve insan aklıyla alay edersesine siyaset(!) yaptığını zanneden bazı siyasilerin(!) söylemlerine, aynı ciddiyetle(!) cevap veren siyaset erbapları için önermiştim.

Daha doğrusu şahsen muhatap olup da, ciddi ciddi cevap vermeleri yerine, kendileri ve partilerinin tüzel kişilikleri adına yetkilendirilmiş komedyenler, hazır cevap isimler aracılığıyla cevap vermelerini önermiştim.

Öyle ya!

Toplum aklıyla alay edercesine yapılan seviyesiz sataşmalar, söylemler, ancak ve ancak benzer şekilde cevaplandırılmalıydı.

Her cümlesi, kelimesi hakaret, hamaset olan şahsiyetler için özellikle de…

Bu tür seviyesiz siyasi(!) söylemler karşısında, sözleri, suçlamaları, hakaretleri dikkate alıp da siyaseten cevap vermek çok mantıklı gelmiyor bana.

Hatta özellikle iktidarın yanlış politikalarını bile topluma anlatmak için daha üretken olmak, toplumun değişik anlayışlarına hitap edebilecek karşılıkların verilmesi şart..

Mesela en son toplumsal olay haline gelen “Kazdağları” eylemlerine, yukarıdaki resimde olduğu gibi sosyal medyadan destek veren Cem Yılmaz’ın görselliği gibi.

Akıl dolu ve alaycı…

Anlaş işte Cem Yılmaz ile,

Ata Demirer ile..

Şahan Gökbakar ile..

Hatta Müjdat Gezen ile..

Yap parti sözcüsü..!

Kurallarını belirle ve ilan et. 

“Bundan sonra siyaseten seviyesi düşük görülen ve toplumun aklıyla alay eden söylemlere, suçlama ve hakaretlere partimiz adına “X” yetkilendirilmiştir” de..

Bu durumlarda basın toplantısında parti adına siyasi bir kimlik değil, sözleşmeli komedyen ve hazır cevap birini çıkar.

Siyaseten cevap vereceğinize, toplumu da gülümseten, güldürürken de düşündüren cevaplar verilsin.

Anlayamayan kesimlere de ulaşmış olur, en azından da yeteri kadar gerilen topluma bir nebze de olsa espri anlayışına destek vermiş olursunuz.

Ne dersiniz!

LAYE (Laf YetiştirmeEkibi göreve gelse olmaz mı!

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here