Mafya babaları tehdit savurduğu zaman karşı tavır bile sergilemiyorlar.. Türkiye’de adalet var mı yok mu?

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit eden organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı’ya iktidar tarafından bir tepki gelmemesini eleştiren Karamollaoğlu, “Muhalefet partisinin liderine karşı mafya babalarının tehdit savurduğu zaman bile karşı tavır sergilemiyorlar. Böyle şey olur mu? Türkiye’de adalet var mı yok mu? Ana muhalefet partisi tehdit edildiği zaman siz neden sesinizi çıkaramıyorsunuz?” dedi. 

Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Kadınla şiddetle mücadelede takip edilen yolun isabetli olmaması sebebiyle, sadece ülkemizde değil tüm dünyada bir başarısızlık söz konusudur. Maalesef kadına şiddet azalmıyor, artıyor. Bu şiddetin önüne geçmek için almaya çalıştıkları hiçbir tedbir fayda vermiyor. Maalesef bu ülkemizde de böyledir. Bunu farklı mecralara kaydırmak isteyenler, aslında başarılı olunmadığını görmeleri ve daha ciddi tedbirlerin almaları icap eder. Israrla söylediğimiz iki konu birlikte ele alınmadıkça bunun çözülebileceğini görmüyoruz. Kadına şiddet müstakilen olarak ele alınmalıdır. Başka konularla karıştırılmamalıdır.  Ancak kadına şiddet önlenirken, erkeğe de haksızlık yapılmamalıdır. Bu da çok önemli bir iştir. İkincisi ise aile mefhumunun korunmasıdır. Aile bir kadın ve erkekten dünyaya gelir. Buna hep vurgu yaptık. Bu aile toplumun çekirdeğidir. Ve bu ailenin en önemli unsuru da kadındır.

Bütün meslek grupları içinde öğretmenlik en önemli meslektir. Çünkü bütün meslek gruplarını da öğretmenler yetiştiriyor. Ama ne yazık ki, AK Parti iktidarı en büyük başarısızlığını eğitimde gösterdi. 19 yıl tamamlanacak yakında ama 19 yıllın içinde 8 Milli Eğitim Bakanı değişti. Ne yapacaklarına tam olarak karar vermiş değiller. Bakanlar değiştikçe eğitim anlayışı da değişti. Eğitimde önem verdikleri konularda değişiyor. Böyle olunca siz eğitim meselesini bir yere kavuşturamıyorsunuz. Bundan dolayıdır ki hükümetin hakikatten eğitim meselesini özellikle bir ihtisas sahibi guruba emanet etmesi başkalarının müdahale etmesine fırsat vermemesi gerekir. Maalesef iktidar eğitimde istikrarı sağlayamamıştır.

Bunu şiddetle kınıyorum. Bu korsanlıktır. Hem de devlet eliyle korsanlıktır. Nasıl oluyor da, Alman firkateyni bir gemimizi durduruyor. Ve diyor ki; ‘ne taşıdığını görmek istiyoruz.’ Sana ne! Bu cesareti bizim politikalarımızın yanlışlıklarından alıyorlar. Biz ülkelerle ciddi bir politika yapsaydık, buna cesaret edemezlerdi. Her şeye rağmen hükümetin gösterdiği tepkiye destek veriyoruz. Alman hükümetini de kınıyoruz.  Böyle bir dış politika anlayışı olamaz. Yarın uçağı da indirirler.

Bugün ısrarla Avrupa Birliği bizim olmazsa olmazımızdır vurgusunu yapmaya başladılar. Geçmişte kendilerini Şangay’da başka bir gün Şam’da namaz kılırken görüyorlardı. Şimdi de ‘Avrupa birliği bizim vazgeçilmez hedefimizdir” demeye başladılar. Siz istikrarsız olursanız size itibar etmezler. Biz öncelikle mağdur olan ülkelere sahip çıkmak zorundayız. Türkiye dış politikasını sağlam bir temele oturtmak istiyorsa önce mağdur olan ülkelerle bir araya gelmek zorundadır. Siz bir taraftan demokrasi türküsünü söylerken öbür taraftan zalimleri desteklersiniz size kimse itibar etmez. Sömürüden, çifte standarttan, zalimleri desteklemekten vazgeçecekler.

Berat Albayrak istifa ettiği zaman onun ayrılmasıyla dövizde bir rahatlama meydana geldi. Merkez Bankası faizi yükseltti, döviz nasıl indi dediler. Şimdi döviz yine yükselmeye başladı. Adamları düzelterek ekonomiyi düzeltmiş olmazsınız.

En ufak bir eleştiriye tahammül edemiyorlar. Farklı fikir beyan edenleri susturma yoluna gidiyorlar. Buna da şahit olduk. Cumhurbaşkanının ‘Adalette reform yapacağız’ açıklamalarından sonra bazıları da bunun nasıl olacağı konusunda fikirlerini söylediler. Sonra gördük ki laf başka icraat başka. Adalet, bir tavırdır. Keyfilik var, fikir hürriyetine itibar etmezseniz adaleti sağlayamazsınız. AK Partinin içi karıştı. Kimsenin söz söylemesine itibar etmiyorlar, muhalefet partisinin liderine karşı mafya babalarının tehdit savurduğu zaman karşı tavır bile sergilemiyorlar. Böyle şey olur mu? Türkiye’de adalet var mı yok mu? Ana muhalefet partisi tehdit edildiği zaman siz neden sesinizi çıkaramıyorsunuz?

Ortada bir gerçek var; vatandaş artık bunu savunanlara itibar etmiyor. Kamuoyu gösteriyor ki, ikisi birden yüzde 40’ın altına indi. Onun için erken seçim onların gönlüne göre olmaz ama başka şartlar ortaya çıkarsa olur. Bugün ki sistem Türkiye’yi bağladı. Kimse konuşamıyor. Konuşmanın da bir faydası yok. Meclis artık önemini yitirdi. Cumhurbaşkanı iyice yalnızlaştı. Etrafında müzakere edecek kimse kalmadı. Onun için Bahçeli tehdit edenlerin yanında durduğu için sadece kendisine zarar verir. Bu dönem bitti. Herkes biliyor. İlk seçimde bu dönem bitecek.” 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here