Merhaba

7

Merhaba Ocak Medya okurları.

Ocak Medya Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Sorumlusu Sayın Sinan Eskicioğlu ile bir süredir yaptığımız dolaylı ve direk görüşmemiz sonrası artık Ocak Medya’nın bu çok sesli mecrasında bende köşe yazılarımla sizlerle buluşacağım. Buradaki yazın hayatım boyunca toplumu, insanı ve çevremizi ilgilendiren gerek politik gerek sosyal hayatın içinden gündemdeki konulara değinirken, kimi zaman da geçmişe göz atmaya çalışacağız.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın artan cüretkarlığı…

Son dönemlerde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’ın makamının sınırlarını ve haddini aşan cümleler kurmasına şahit oluyoruz. Ve o makamının sınırlarını aştıkça yıldızı daha da parlıyor. Ve o böyle davrandıkça siyasetin ön saflarına doğru protokolde daha da çok yer buluyor. Bu gücü nereden alıyor diye düşünmeden edemiyorken, kendisine devlet bütçesinden ayrılan ve kaç bakanlıktan daha fazla olan 13 milyar liralık bir bütçeden güç aldığını da sanmıyorum tabi ki. Bu cüretkarlığın altında daha başka bir “ŞEY” olmalı diye düşünüyorum onu bu denli cesaretlendiren. Ama ne..!

SGK’da 1 Milyar TL’lik usulsüzlükte Soylu ismi

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda (SGK) milyarlarca liralık usulsüz ilaç ve tıbbi cihaz ödemeleri yapıldığına ilişkin iddialar üzerine soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun yakın zamana kadar ortağı olduğu Invamed firmasına yönelik yürütüldüğü ortaya çıktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için SSK’yı batırdı diye devamlı bir kara propaganda yapan bir parti ve liderinin yanından yöresinden bu tür usulsüzlük iddiası haberlerinin gelmeye başlaması oldukça can sıkıcı olsa gerek.

AKP’nin buharlaşmaya başlayan kütlesi…

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı Kahraman Maraş mitingi televizyon ekranlarına yansıyanın aksine oldukça sönük geçmiş gibi gözüküyor. Oysa AKP’nin geçmişte ne görkemli ve şaşalı mitingleri olurdu. Ama görünüyor ki şu an tek adam olan ve uğruna meydanlara inilen bir Erdoğan’ın meydanlardaki varlığı bile durumu kurtarmaya yetmiyor. Yani her durum ve şartlar altında bile Erdoğan’ın kendisini ölümüne savunan kütle kitleler halinde onu terk etmeye başladı galiba. Normal olan da bu değil midir zaten? Her ürün doğar büyür, zirvede bir süre yalnızlık çeker ve yavaş yavaş ömrünü tamamlamak için baş aşağı doğru bir inişe geçer.

12 Eylül…

Burada hakkında hala binlerce yazı yazılan faşist bir darbenin tarihine değinecek değilim. Uzun uzadıya anlatacak da değilim. Ancak 12 Eylül Darbesi bu ülkenin bağrında hala kanayan bir yaradır. Ve biz o yarayı bırak iyileştirmeyi pansuman etmeyi bile düşünmüyoruz. Birçok defa içinde tadilat yapılsa da(!) hala o faşist darbenin anayasası ile yönetiliyoruz. Bugün bu ülke hala demokratikleşemiyorsa, insanlar kendileri için yapılan demokrasi ve insan hakları mücadelesini dahi anlayamıyor ve yadırgıyorsa, bu darbenin ve sonrasındaki “milliyetçi(!) inançlı(!) insanlardan vatana zarar gelmez” denilerek devlet organizasyonu içinde gerçekleştirilen sistematik bir sağ örgütlenmenin sayesindedir.

7 YORUMLAR

  1. Sayın Cafer Gezek;
    Gündeme ilişkin haberleri birer paragraf olarak okuyucuya sunacağınız yazı formunuzun ilgiyle takip edileceğini düşünüyorum.
    ocak medya ailesine hoşgeldiniz.

    • Teşekkür ederim hoşbuldum. Amacım sadece haberleri paragraf halinde sunmak değil yorumlamak
      eleştirel bir bakış açısı getirmek sorgulamak tartışabilmektir. Zaten “copy paste” bir köşe yazarlığı değildir. İlginiz için teşekkür ederim saygılarımla

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here