Muaviye ile başlayan Emevicilik

2

Bugün yaşadığımız sorunların büyük çoğunluğunun din-dünya düzleminin sağlıklı ve olması gereken şekilde düzenlenmemesinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Siyasi iktidarı eleştirenler sağcılık ve İslamcılık konularına dem vurarak yapılan yanlışları haklı olarak ortaya seriyorlar.

Yaşananlar, yapılanlar ve söylenenlere baktığımda bir bakıma herkesin durumu idare eder tarzda davrandığını görüyorum.

Sağcıların ve İslamcıların hataları yok demiyorum.

Genelde sağcılar, özelde İslamcılar, açıkça ifade etmem gerekirse bocalıyorlar.

Neden?

Yaşanan hayatın oluşturduğu sorunlar ortada. Bu sorunlara bilimsel yaklaşmak gerekiyor, bu da doğru. Bu konuda eleştiri yapanlara katılıyorum.

İllet ve illeti yok etme ve iyileşme.

Örnek vereyim: ‘Bakteri sebebiyle boğazları iltihaplanan birisinin antibiyotik alarak en kısa sürede iyileşmesi gerekiyor. Antibiyotik alınca üç ya da dört günde ayağa kalkabilir, almazsa bu süre on güne kadar çıkar, tabi vücudu gerekli savunma mekanizmasını çalıştırırsa. İlaç almayarak hastalığın oluşmasına sebep olan illeti ortadan kaldıramayız’.

Sorunu teşhis etme, gerekli müdahaleyi yapma ve iyileşmesini bekleme.

Ancak sorun uzun yılların birikimi ile karşımızda.

Sağcıların, Müslümanların ve özelde İslamcıların sorunları sadece bu yüzyılın değil, 14 yüzyılın birikimi ile karşılarında duruyor.

Bu sebeple de birikmiş sorunlar üzerine gitmeye çekiniyorlar.

Şöyle düşünün, 12 yaşında bir çocuğa ‘odanı topla’ diyoruz. Odası darmadağın halde ve tam bir kaos var. Çocuk toplamak istiyor ama o kadar dağınık ki nereden başlayacağını bilmiyor ve kaos karşısında yılıyor ve o şekilde odada yaşamayı yeğliyor.

İslam’ın geldiği Hz. Peygamber zamanında kabilecilikten hukuka, düzensizlikten sisteme geçiş oldu.

Halife Ebubekir döneminde bir sallantı yaşandı, çünkü Hz. Peygamber vefat etmişti, sonra tekrar sistem çalıştı. Çalıştı ama birçok sorun kılıçla, savaşla çözüldü. Halife Ebubekir, öldürülmedi, hastalanıp öldü.

Halife Ömer döneminde kurumsallaşma oldu ve sistem artık oturmuştu, ama sorunlar da vardı. Hançerle saldırıya uğradı, yani suikast.

Halife Osman döneminde sorunlar artıyordu ve akraba kayırmaları da buna eklendi. Muaviye’nin babasının onun halifeliğine sevinmesi ayrımcılığın görünen yüzüydü. Donanmanın kurulması, para basılması gibi gelişmeler sorunları yok etmemişti. Ümeyyeoğulları ve Haşimoğulları mücadelesi başlamıştı artık. İsyancılar diye bir güruh belirmişti ve bu kişiler kimin bakış açısıyla isyancıydı?

Osman da suikaste uğradı ve öldürüldü.

Ali döneminde artık sorunlar gün yüzüne çıktı ve mücadele başladı. Ona biat etmeyenler vardı ama bu kişilere ‘isyancı’ denmiyordu. Kitaplar biat edilmediğini söyler ama ‘isyancı’ demez, ne ilginç öyle değil mi?

Muaviye denen kişi Halife Osman’ın öldürülmesinin sorumlusu olarak Halife Ali’yi gösterdi ve intikam mücadelesine girdi, çünkü Halife Osman akrabasıydı.

Artık açık savaş başlamıştı.

Muaviye bütün ayak oyunlarını yaptı, becerisini ortaya serdi ve başa geçti.

Artık İslam devleti ortadan kalkmış ve Emevi dönemi başlamıştı.

İslam yerine Emevicilik başladı.

Emevicilik hala da devam ediyor. İslam adına yapıldı sanılan birçok uygulama da aslında Emevicilik ürünü.

Müslümanlar, sağcılar ve özelde İslamcılar önlerinde yığılı duran bu sorunları çözmeye yanaşmadıkları gibi sorunların neden oluştuğunu da araştırmak ve öğrenmek istemiyorlar.

Cesur bir şekilde bu konuların üzerine gidilmediği sürece de kendilerine Müslüman diyen ama aslında Emevici olan insanlarla uğraşmak zorunda kalacağız. Ya da onların oluşturduğu sorunlarla.

Klasik Müslüman anlayışı, sağcılık ve İslamcılık bu sorunlar üzerinde varlığını sürdüren bir durum haline geldi anlayacağınız üzere.

Şimdiye gelirsek.

Yapılması gereken belli.

İnsanlığımızın farkına vararak ve unutmayarak İslam’ı cesurca sorgulayıp anlamaya çalışıp inanmış Müslüman mı olacağız,

Odasının kapısında dağınıklığı nasıl düzelteceğini bilmeyen şaşkın çocuk gibi bu sorunlarla yaşamaya devam mı edeceğiz?

Kararı herkes kendisi verecek.

Ama şunu da belirtmem gerekir ki, korkak çocuk gibi sorunlarla yaşamaya devam etmek isteyenler yaşasınlar.

Ama Emevicilik’i de insanlara, Müslümanlara İSLAM diye yutturmaya çalışmasınlar.

Müslümanlar, Emevi dinine girmek zorunda değil!

Sevgi ve Bilgiyle kalın

2 YORUMLAR

  1. neler yapılmalı onu anlatın. tamam sorundan bahsediyorsunuz ama yüzleşme ve çözüm ne. belli ki bu konuda bir şeyler biliyorsunuz bize bundan bahseder misiniz

  2. “İngiltere, Suudi aşılarından 40 milyon doz aşı sipariş etti. ABD, Türkiye’den ithal ettiği covid 19 aşılarının % 87,5 unun olumlu sonuçlar verdiğini ve yan etkisinin olmadığını açıkladı. Çin, Endonezya’dan aldığı aşılardan 100 milyon doz daha istedi. Türkiye, Konya’da ürettiği haberleşme uydusunu önümüzdeki ay Meram rampasından uzaya gönderecek. İran’da, Tahran Kilisesi’ne saldıranlara 18 er yıl hapis cezası verildi…” benzeri haberler duyup, bu haberleri sıradan haberler olarak görmeye başladığımızda Müslüman anlayışının yüceliğinden söz edilebiliriz. Kadın ikinci sınıf, ibadet ve eğitim dili Arapça, denizdibi ve uzay araştırmaları gereksiz, genetik araştırmalar günah, hırsızlık yapanın elinin kesildiği, tarih ve sanat şirk koşmaktır diyenlerin sizce bunu gerçekleşme olasılığı nedir?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here