Müslümanlar! Artı değer üretmemiz ve sunmamız gerekmez miydi?

8

Evet, artı değer ekonomi politiğin bir kavramı. Artık değer, Almancası Mehrwert. 

Marx’ın teorilerinde meşhur olmuş bir kavram. Ancak insanın var olduğu zamandan beri hayatın içinde olan bir gerçekliktir, artı değer. 

Şu örnekle açıklayayım: ‘Adem (as) in çocukları olan Habil ile Kabil’in kurban etme kıssasını bilirsiniz. Ürettiklerinden Yaratıcı Rabb’e kurban verme. Kim ne üretiyorsa ondan. Rabb’imiz Habil’in kurbanını kabul etmiş ve Kabil’in kurbanına dönüp bakmamıştır. Bütün kutsal metinlerde bu kıssa mevcuttur. İşte bu iki kardeşin kurbanları onların ‘artı değerler’inden olan kurbanlardır. 

Artı değer’i kurban edebilmek. 

Bugünün Müslümanlarını tanımak, analiz etmek ve Kuran’a (İslam’a) hangi bağlamda uyduklarını bilmek çok zor. Hep ifade ettiğim gibi, kendilerince bir din anlayışı oluşturdular ve ona iman edip amel ediyorlar. 

Şahısları ve olayları konuşmayalım da biz fikirlere bakalım. 

Müslümanların fikir bazında söylemleri… Düşünüyoruz… Yok. 

O zaman mecburen olaylara döneceğiz ama ısrarla kişileri konuşmadan. 

Reklam

İslam’a uymayan davranışlarını, yaptıklarından dolayı oluşan İslam’a uymayan olaylarını sıralamayı artık istemiyorum. 

Neden mi? 

Çünkü psikolojik sorun oluşturuyor. Bir yere koyamıyorsunuz, delile dayanmıyor, ‘inandık ve tasdik ettik’ dedikleri İslam’a (Kuran’a) uymuyor da o yüzden. 

Çok acı olacak ama birisi sorsa: ‘Müslümanlar kimdir, İslam nedir?’ 

‘Müslümanların konuştukları ama yapmadıkları İslam’dır’ diyebilirim. Evet, durum bu kadar vahim. Ama biz olumsuzluktan olumluya, pozitife, güzel örneklere geçelim. 

“Salgının ortaya çıkmasıyla Müslümanların sunacakları ‘artı değer’ nasıl olabilirdi”ye zihin yordum biraz. 

Özellikle bu salgının yayıldığı günlerde, Müslümanlar nasıl artı değer oluşturup, sunabilirlerdi? 

  • Umre için Mekke’ye giden umreciler, kendi talepleriyle ülkeye gelir-gelmez karantinaya girerlerdi. 
  • Sağlık ve afiyette olduklarını içeren videolar ve mesajlarla yakın tanıdıklarını bilgilendirirler ve halk sağlığını tehlikeye atmak istemediklerini duyururlardı. 
  • Salgın yüzünden risk teşkil edeceği için Diyanet’in açıklama yapmasına gerek kalmadan, Müslümanlar evlerinde namazlarını eda ederler ve birlikte kılınması gereken cemaat namazları için Rabb’lerinden af dilerlerdi. 
  • Mahalle camileri karantina için kullanılacak yerlere dönüştürülerek, semt dispanseri konumuna getirilirdi. 
  • Cami görevlileri, (daha önceden dersler yaptıkları için çok iyi bildikleri için) mahalledeki/semtteki gençleri bir sistem oluşturarak o bölgedeki yaşı ileri olanlara hizmet etme gönüllüleri olarak tayin ederlerdi. 
  • Cami görevlileri yaptıkları programla, bu gençler hem yaşlı insanlara günlük ihtiyaçları için yardımcı olurken, aynı zamanda da o mahalle ve semtte yaşayan ve görevde olan sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını da giderirlerdi. 
  • Cami görevlileri (İmamlar ve Müezzinler) şehirdeki Müftülüklere isteklerini arz ederek, parasal kaynak verilmesini isterlerdi. Bu talepler Ankara’ya Diyanet’e yansıtılır ve Diyanet’in de bu konuda kaynak ayırması ya da kaynaklarını kullanıma açması sağlanırdı. 
  • Mahalle/semtte yaşayan Müslümanlar bir fon oluştururlar ve yaşadıkları semtteki ihtiyaç sahipleri ve işe gidemeyip ihtiyaç sahibi durumuna geçenleri belirleyerek sistemli bir şekilde onların ihtiyaçlarını giderirlerdi. 
  • Mahalle ve semtlerde bunlar yapılırken, daha geniş bir çevre olan şehirlerde de aynı durum bir sistem içinde yapılırdı. 
  • Müslümanlar bu hizmetlerini inançlı/inançsız, sağcı/solcu, İslamcı/laik gibi ayrımlara göre yapmayacakları için mahalle bir bütün halde camileri merkez alarak onaylar ve kenetlenirdi. 
  • Semtlerde ve şehirlerde eğitim ve öğretimin devamlılığı için o bölgedeki üniversite öğrencileri sistemli şekilde okullarda okuyan çocukların ve gençlerin eğitimlerine internet üzerinden günlük olarak destek olup onlara yardımcı olurlardı. 
  • Müslümanlar mahallelerinde ve şehirlerinde, zaman darlığı sebebiyle kendini tam olarak yetiştiremeyen çocuklar ve gençler için müfredat oluşturarak, onlara dünya tarihi (isteyenlere İslam tarihi ve diğer dini bilgiler birikimini), felsefe, sosyoloji, psikoloji, fizik, kimya, biyoloji ve diğer dallardaki bilgi birikimlerini kazanmalarını sağlayabilirlerdi. 
  • Müslümanlar ayrıca yetişkinler için de isteğe göre bu bilimsel faaliyetleri organize edebilirlerdi. 
  • Müslümanlar bir fon oluşturarak mahallelerinde işe gidemeyenlere (onların haberi olmayacak şekilde) aylık giderlerini karşılamaları için ödenekler tahsis edebilirlerdi. 

Müslümanlar bütün bu çalışmaları, insanların ‘insan kardeşliği temelinde’ düstur olarak kabul ettikleri için, kimseyi yargılamadan ve incitmeden yaparlar ve bu da Müslümanların ‘artı değeri’ oluşturma ve sunmaları olabilirdi…

Reklam

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

8 YORUMLAR

  1. Müslümanların yapması gerekenlerle ilgili birkaç madde de ben yazayım dedim…
    Sonra…
    Sonra vazgeçtim!
    Nedeninin maalesef açıklayamayacağım.
    Ama…
    Bugünkü yazımı tavsiye edebilirim…
    Elbette bundan önce yazılanlarla birlikte…
    Ve bundan sonra yazılacak ve yapılacaklarla…
    http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/11596/SonEk/0/Resat-Nuri-Erol/Virus-dunya-duzeni-mi-Adil-Dunya-Duzeni-mi-7

    Ve’s-SELAM/BARIŞ mea’d-DUA.. DUA.. DUA…

  2. Sinan bey! Sizin yazdıklarınız’ı Müslümanların gavur dedikleri ve bütün beceriksızliklerini kapatmak için günah keçisi olarak suçladıkları Amerkalılar yapiyorlar.
    Şu an herkes bir aile gibi.
    Tek yürek olmuş.
    Türkiyenin hali is içler acısı.
    Tamda “balık baştan kokar” deymini onayliyorlar.

    Ellerinize sağlık, önerilerinizin gerçekleşmesi umudu ile.
    Sağlıcakla kalın.

  3. BULUNDUĞUM İLDE OKUL MÜDÜR YARDIMCILARINDAN İSTİFADE ETMEK İÇİN KARAR ALINDI AMA İMAM VE MÜEZZİNLERE BÖYLE BİR GÖREV VERİLİP VERİLMEDİĞİNİ BİLMİYORUM .ÖZEL DERS YAPTIĞIM BİR ÖĞRENCİMİN BABASI MÜEZZİN AMA EZAN OKUMAYA BİLE GİTMİYORMUŞ,EZAN MERKEZİ SİSTEMLE OKUNUYORMUŞ.DÜŞÜNCELERİNİZE AYNEN KATILIYORUM

  4. Sayin RNE,
    Sayin resat bey abi, yazilarinizi zaten takip ediyorum, bugünkü yazinizi da okudum. Neden yazmadiginizi merak ettim. Müslümanlarin durumlarina dair yazacak bir durum olmadigi icin sanirim, saizleri de anlyiorum.
    Sevgi ve BIlgiyle kalin

  5. Sayin Nurdan,
    Sayin Nurdan Hanim, biz elimizden geldigince anlatmaya göstermeye calisiyoruz ama görmek istemeyenler gene görmüyorlar. Müslümanlarin gavur dedikleri insanlar da ayni sekilde Avrupa da kollektik bilincle davranarak mücadele ediyorlar. Acizane ben de Müslüman kavraminin hakkini veren insanlar nasil yaparlardi diye ele almak istedim. Hakkimizda hayirlisi.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

  6. Sayin Kazim Cetin,
    Müslümanlarin arti deger olusturmalari , inaniyoruz dedikleri Islamin önemli bir unsuru. Yasadigimiz semt ve sehirlerde olumlu faaliyetlere katki saglamamiz gerekiyor.
    Bulundugunuz sehirdeki imam ve müezzinlerin de calismalara katki yapmalarini isterdim. Hayirlisi diyelim.
    Sevgi ve BIlgiyle kalin

  7. Muhterem Sinan Eskicioğlu;
    Bugün bir de şöyle bir katkım olsun:

    http://islammedeniyetivakfi.com/
    https://drive.google.com/file/d/1B6Mw_GtGX-zkterQX2jd9KVoAjxCtVkQ/view
    İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı…
    Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz…
    Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz…
    Selam ve sağlık dualarımızla…
    İslam Medeniyeti Vakfı
    Reşat Nuri EROL
    Not:
    Uygun göreceğiniz şekilde değerlendirmenizi rica ederim…
    Bu dergi Fehmi Koru’nun yazarlığa başladığı ilk dergilerdendir.
    *
    Bu linkimizi de de tavsiye ederim…
    https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg

  8. Sayin RNE
    Sayin Resat Bey Abi,
    Cok tesekkür ederim, Linkleri kaydettim. Ayni zamanda da sosyal medyadan paylasim. takip ederek yararlanacagim.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here