Ne çok ertelemişim kendimi

0

Ne çok ertelemişim kendimi bu hayatta

Ne çok işler yapmışım

Okullar okudum. Hem de en güzel okullarda

İstanbul’u gezdim doya doya

Devden gökdelenler gökleri delmemişken

Gezmediğim çok şehir de kalmadı ülkemde

Yurtdışına gittim

Yabancı ülkelerin camilerinde de kiliselerinde de dualar ettim insanlığın Rabbine

En lüks otellerde kaldım  en güzel yemekleri yedim

Tıkabasa yediğim de oldu, aç kaldığım da

Savaştan önce gittim Halep’e, Şam’a, Laskiye’ye

Halep kalesinden medeniyeti seyrettim

Şam dağlarından tarihi

Laskiye’den Akdenizi

Ağladım insanın insana yaptığı eziyete

Dostlarım oldu bu hayatta pek az

Arkadaşlarım oldu pek çok

Ama hiçbir kavgaya başkalarıyla girmedim

Hayatın tek kişilik bir yolculuk olduğunu

Sadece girdiğim kavgalarda yalnız kaldığımda anladım

Ne çok işler yapmışım bu hayatta

Okuduğum kitapları koysam üst üste  boyumu aşar defalarca

Okumaktan hep zevk aldım

En çok da kendimi

Ya bir Covid, ya bir çarpışma ile hayata veda edeceğimi biliyorum

Belki bindiğim uçak düşer

Kanser gibi öyle fiyakalı,  büyük beklentilerim yok

Dünyaya çivi çakma niyetim de

Giderken ardıma bakmayı da düşünmüyorum

Bir evden  bir kalpten çıkınca ardıma bakmamayı öğreneli çok oldu

Pişmanlıklarım da var iyi ki yapmışım dediklerim de

Hem seviyorum her daim önüme bakmayı.

Bir beni ertelemişim bu hayatta

Kendimle olmayı

Uçsuz bucaksız dalmayı içime

Kendimi keşfetmeyi

Varlığımı, duygularımı, düşüncelerimi, hayatı, ölümü

Öleceğimi bilmenin ölümün kendisinden daha heyecanlı olduğunu

Ne çok ertelemişim kendimi bu hayatta

Önceki İçerikFilistin Oslo’su mu, PKK Oslo’su mu?
Sonraki İçerikCumhuriyetimizin 100. yılını bir Nobel ile daha şenlendirebilir miyiz?
(Özgeçmiş ve özgelecek) İzmir'in yokuşlu sokaklarında doğdu. Kuşadası'nın denizlerinde sonsuzluğun lezzetini tattı. İstanbul'da okudu. Ordu, Zonguldak, İstanbul, Şanlıurfa'da dersler yaptı. Hayatı, edebiyatı, Kur'an ve Risale (okumayı değil) çalışmayı önemsiyor. Bunların monotonlaştırılmalarına,sıradanlaştırılmalarına, dünyevileştirilmelerine karşı çıkıyor. Artık okuyarak değil, okuduklarımız üzerinde çalışarak, kafamızı çatlatırcasına düşünerek, tahkik ederek bir şeyler öğrenebileceğine inanıyor. Cenneti de cehennemi de önce bu dünyada görüyor. Varlığı, insaniyetini, duygularını ve düşünceyi önemsiyor. Artık nutuk, vaaz, ben en iyi bilirim zamanlarının bittiğine inanıyor. Hakikati eşit bir ilişki içinde; beraber, arayarak, bir masa etrafındaki çalışma grupları ile yakalayabileceğine, en azından hissedebileceğine inanıyor. Hayatı, dünyayı, varlığı, insaniyeti vs. anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Allah'ı, âlem-i gaybı ve ölümden sonrasını çok özlüyor ve merak ediyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here