Neden Abdülhamid?

0

Düşünsenize! Örneğin bir ailenin beş erkek kardeşinin çocuklarının, torunlarının birisiniz.

Babanızın, amcalarınızın, dedenizin kardeşlerinden her birinin ayrı özelliği, liderliği, bilgisi, becerisi var.

Birincisi; çok iyi bir tıp doktoru olmuş, bir aşı bulmuş, nesillerin daha sağlıklı olması yönünde çalışmalarda bulunarak insanlığa hizmet etmiş. Kazandıkları ile toprak, arazi almış, sülalesine, kardeşlerine, çocuklarına, yeğenlerine, yeğenlerinin çocuklarına bırakmış. 

İkincisi; çok iyi bir hukukçu olmuş, devletin anayasasını yazmış, devlete bir düzen getirmiş, toplumun refahı, huzuru ve adaletli yaşamı içinde çalışmalarda bulunarak devlet idaresine hizmet etmiş.

Üçüncüsü; dünyaca tanınan bir yazar, şair, ressam, müzisyen, sanatçı olmuş. Birçok eserler yazmış, topluma kazandırmış, sosyal ve kültürel yaşam içinde çalışmalarda bulunarak geleceğe eserler bırakmış, insanına hizmet etmiş. 

Dördüncüsü; iş adamı olmuş, fabrikalar açmış, istihdam yaratmış ve binlerce insanın evine ekmek götürmesine vesile olmuş. Birinci kardeşi gibi mallarına mal, topraklarına toprak katmış. Sosyal ve kültürel yaşam içinde çalışmalarda bulunarak insanına hizmet etmiş.

Beşincisi ise; sadece ülkesinin devlet makamlarında görevini yerine getiren, kamu hizmetlerinin sürdürülmesinde yetkili ve sorumlu bir siyasetçi, politikacı olmuş ve ülkesinin ideolojik tercihine veya koşuluna uygun olarak söylem ve eylemlerle makamında yıllarını geçirecek çalışmalarda bulunmuş, diğer kardeşlerinin, amcalarının, dedelerinin büyüttüğü, emanet ettiği toprakları koruyamamış. Günün koşullarına göre önlemler alamamış ama yine de kendi çapında vatandaşına hizmet etmiş…

Ve günün birinde birileri geliyor da, bu aynı soydan gelen, aynı sülalenin, aynı ailenin birbirinden değerli, topluma faydalı, geleceği için çalışan, üretken isimleri arasından, toplumun sadece belirli kesimlerinin değer verdiği, vermek durumunda kaldığı “beşinci” kardeşini, her ortamda, her koşulda överken, yüceltirken, büyütmeye çalışırken, onurlandırmak(!) için birbiriyle yarışırken, diğer dört kardeşin başarılarını neden görmüyor!

Reklam

Diğer dört kardeşi neden diline dolamıyor!

Diğer dört kardeşin çocukları, torunları neden değer görmüyor! 

* * *

Uzun zamandır aklımda olup da değinemediğim özel bir konu bu!

AKP’nin dilinden düşürmediği, ismi üzerinden siyasetini, politikalarını belirlediği(!), benimsediği bir isim..

Bir devlet büyüğümüz. 

Osmanlı Devleti’nin 36 padişahı arasından sadece bir ismi. 

Neden İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed değil de, o..

Reklam

Neden ilk İslam Halifesi olan Yavuz Sultan Selim değil de, o..

Neden Avrupa’da fetihler yapan Kanuni Sultan Süleyman değil de, o..

Neden Bağdat fatihi IV. Murat değil de, o..

Neden bestekar, sanatçı ruhlu III. Selim değil de, o.. 

Neden II. Mahmud’un diğer erkek çocuklarından Abdülmecid değil de, o..

Neden II.Mahmud’un diğer bir torunu V. Murad değil de, o..

Neden Abdülaziz değil de, Abdülhamid..! 

Neden Abdülhamid’in babası Abdülmecid değil de, Abdülhamid..!   

Neden son padişah “Vahdeddin” değil de, Abdülhamid..

Neden mesela “Payitaht Abdülhamid” dizi de, “Payitaht Fatih” değil.!

Mesela ben Vahdeddin’in torunlarından olsam alınırım, darılırım..

Neden benim öz dedem, öz dedemin babası, amcaları makam odalarının duvarlarında yer bulamıyor da, Abdülhamid dedem yer alıyor diye de hayıflanırdım…

Sahi! 

Neden Osmanlı Devleti’nin 34. Padişahı Abdülhamid ve torunları ön planda da, hayattaki diğer hanedan üyeleri geride?

Ya da nerde..?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here