Newroz

0
nevruz

Bilimsel olarak bakıldığında 21 Aralık’tan itibaren gecelerin uzadığı ve gündüzün kısaldığı bir dönemdir. Yani tabiatın uyumasıdır. Ancak 21 Mart’a gelindiğinde gece ve gündüzün eşitlendiği (ekinoks) gündür. 21 Mart’tan sonra ise gündüzlerin uzadığı günler başlar. Bu da doğanın uyanışıdır. 

Doğanın uyanmasıyla kuşların göçü, ağaçların yeşermesi, toprak altındaki bitkilerin toprak üstüne doğru çıkması-adeta üstünden yorganı atması gibi- uyanması, canlanmasıdır. Tabiat ana uyanıyor ve bereketini vermeye başlıyor. Bu olay aynı zamanda o dönemde yaşayan halkların doğayla uyumlu olduğu yani yaşamlarının doğanın hareketlenmesiyle iç içe olduğunu gösteriyor. Bu yüzden 21 Mart bütün VARLIKLAR için uyanış, diriliş, yaradılış ve bereketin başlangıcıdır. 

Birçok kavim için yaşamsal değeri olduğu için 21 Mart’ı bir tür şenlik, bayram olarak kutlarken, Zerdüşt’ler ve Bahaî’ler yeni yılın ilk günü olarak kutlarlar. 

Nevruz, ilk olarak ne zaman kutlanmaya başlanmıştır? 

Tarihe bakıldığında yazılı olarak M.S. 2.yy. efsanevi Pers Kralı Cemşid tarafından kutlanmaya başlanmıştır. Ancak bundan yüzyıl önce de değişik milletlerin Pers Şahı’na bugün de hediyeler getirdiği bilinmektedir.  

Büyük Darius`un sarayındaki motifler

Kral Cemşid’den tam 12 yüzyıl sonra Büyük Darius, PERSEPOLİS’teki yeni inşa edilmiş olan sarayında Nevruz’u kutlamıştır. [Duvar resimlerinde Nevruz’un kutlandığı ve krala hediyeler sunulduğu görülüyor.] Ancak bu kutlamaların çok önemli bir anlamı daha var. Sadece Nevruz gününde sabah saat 6.30’da güneşin ilk ışıklarının gözlemevindeki büyük kabul salonuna denk gelmesiydi. Bu yüzden PERSEPOLİS yerleşkesinin [Yüz sütunlu salonun] Nevruz’u kutlamak için inşa edildiği sanılmaktadır. 

Nevruz Mezopotamya’dan Anadolu’ya ve Balkanlar’a kadar birçok halk tarafından kutlanmaktadır. 

21 Mart bazı milletler için sadece tabiatın uyanışı değil aynı zamanda bir başkaldırı günü, özgürlüğün kazanıldığı bir gündür. [Filizlenen tohum da toprağa başını kaldırarak yeryüzüne çıkıp özgürlüğünü kazanır, var olur.] 

Örneğin; 

Türklerin (Göktürklerin) Ergenekon’dan demirden dağı eritip çıkmaları; 

Kürt ve İran mitolojisine göre ise Demirci Kawa’nın Zalim Dehak’ı öldürmesiyle elde edilen kurtuluştur. 

Tarihte birçok devlet tarafından geleneksel bir bayram olarak kutlanmıştır. Bunların dışında Anadolu beylikleri, Mısır, İran, Safaviler, Moğollar, Selçuklular, Osmanlılar, Kırım Tatarları, Afganlar, Zerdüştler, Bahaîler, vs… 

Osmanlıyı ele alırsak milli bayram olarak kutlanmıştır. Şenlikler ziyafet, eğlence, şiirler ve müzik eşliğinde yapılırdı. Özel olarak hazırlanan “Nevruziye macunu” Osmanlı döneminden günümüze kadar gelen bir kültür olan Manisa’da mesir macunu şenlikleridir. 

Alevi ve Bektaşilerde kimi yörelerde eski takvime göre Mart Dokuzu olarak kutlanan özel ayinler yapılırdı. Günümüzde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de Mart Dokuzu olarak kutlanır. Yine Zerdüştler ve Yezidilerde 21 Mart’ı bayram olarak kabul etmişlerdir. 

21 Mart kavimlere göre değişiklik göstermektedir; 

Bahaîler (2 Mart – 20 Mart) 19 günlük oruçtan sonra 21 Mart orucun bitişi olduğu için bayram olarak kutlanır.  

Kürtler 21-22-23 Mart’ta kutlarlar. 

İranlılarda beş gün kutlanır ve bu beş gün resmî tatildir. 

Afganlarda geleneksel olarak iki hafta boyunca kutlanılan bir bayramdır. 

21 Mart kutlamaları çeşitli yiyecekler hazırlanarak mesire yerlerinde kutlanır. Burada ateşler yakılır ve ateşin üzerinden atlanır. At üzerinde yapılan yarışlar yapılır. Bunlardan farklı olarak Afganların yaptığı “Gul-e Surkh” festivaline de değinmek istiyorum. 

“Gul-e Surkh” Kırmızı Lale Bayramıdır. 

Bu bayram sadece MEZARI ŞERİF şehrinde ve yılın ilk kırk günü boyunca laleler gelişirken kutlanan eski bir gelenektir. İnsanlar bu dönemde ülkenin birçok yerinden bayrama katılmak için MEZARI ŞERİF’e gelirler. Bu bayram özel bir dini törenle birlikte kutlanır. Bu özel tören birçok Sunni Afgan’ın inancına göre dördüncü halife olan ALİ İBN ABİ TALİB’in mezarının bulunduğu mavi camide yapılır. Kutlamalar, yılın ilk gününde yani Nevruz’da camiye bir bez afişin asılmasıyla başlar ve değişik kutlamalar ile lale tarlalarında ve caminin etrafında tam kırk gün devam eder. 

2010 yılında BM genel kurulu 3000 yıldan beri kutlanmakta olan bu şenliği Dünya Nevruz Bayramı olarak ilan etmiştir. 

Azerbaycan Nevruz 

Kazakistan Nawrız Meyramı 

Kırgızistan Nooruz 

KKTC Mart Dokuzu 

Kırım Türkleri Navrez 

Batı Trakya Mevris  

İran Nouruz 

Arnavutluk Sultan Nevruz 

Türklerde Nevruz 

Kürtlerde Newroz olarak belirtilir. 

Hepsinin kökeninde yeni gün – yeni başlangıç olarak belirtilmiştir. 

Yaşadığımız bu kaos döneminde Newroz’un yeni bir başlangıç olması ümidiyle sıkıntıların ve karışıklığın bitmesi barışçıl, bereketli günlere gebe olması dileğiyle,  

NEVRUZ KUTLU OLSUN. 

NEWROZ PİROZ BE… 

Önceki İçerikBen devrimciliği romanlardan öğrendim 
Sonraki İçerikBakan Nebati’nin ekonomi anlayışı ve Lozan’ın gizli maddeleri
Vecdet Dikan
Diyarbakır - Lice doğumlu İlkokulu Kayseri'de okuduktan sonra, ortaokul ve liseyi Diyarbakır'da bitirdi. Yakındoğu Hukuk Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra Diyarbakir'a döndü. Hukukçu ve kolleksiyonerdir. Yaklaşık on iki yıl Kıbrıs'ta yaşadı. Kıbrıs'ın tarihini ve mimarisini inceledi. Bu amaçla Kıbrıs'ın müze ve ören yerlerini gezdi. Doğasını çok sevdiği Kıbrıs'ın çok kültürlü yapısından etkilendi. Yüzme ve bisiklet tutkunu olan Vecdet Dikan, fırsat buldukça doğa yürüyüşleri de yapar. Bir kitap ve edebiyat tutkunu olan Vecdet Dikan, Yaşamının tümünü edebi çalışmalarına ayırarak deneme, anı ve öykü türlerinde yazılar yazar.