Nobel, Türk ekonomisini bu kadar kısa zamanda feci duruma getiren AK Parti yöneticilerine verilmeliydi..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Ermenistan’ın Gence’ye yaptığı saldırıları kınayan Karamolloğlu, çocuk katillerinin tarih ve vicdan önünde yargılanacağını söyledi.

“Savaş hukukuna ve insanlığa asla sığmayacak olan bu saldırıları lanetliyorum.” diyen Karamollaoğlu, şunları ifade etti: “Gence’nin vurulması sonucu hayatını kaybeden o küçük yavrularımızın görüntüleri bizi derinden üzdü. Bu görüntünün failleri tarih önünde ve vicdanlarda muhakkak mahkum olacaklardır. Bu alçak saldırılara sessiz kalanlar da yine tarihe bir utanç sebebi olarak geçeceklerdir.

Saldırılarda hayatını kaybeden Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Üzüntü verici husus; Türkiye’nin dostu olması gereken ülkeler arasında Azerbaycan ile saf tutacak ülke kalmaması da bizi üzüyor. Bu, Türkiye’nin tutarsız bir dış politika izlediğinin en açık delilidir.

KKTC Seçimleri 2. tura kalmıştı. Geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen seçimler neticesinde Kıbrıs halkı kararını verdi. Öncelikle KKTC 5. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sn. Ersin Tatar’ı tebrik ediyor, görevinde başarılar diliyorum. Ümit ederim ki; onun zamanında KKTC, ‘bağımsız bir cumhuriyet’ olarak diğer ülkeler tarafından tanınır. Seçim sonuçlarının aynı zamanda tüm Kıbrıslı kardeşlerimize, ülkemize ve coğrafyamıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Şu hususu da burada vurgulamak istiyorum; Kıbrıs, bizim milli meselemizdir! Kıbrıs davasında asla taviz vermeyeceğimiz bilinmelidir. Kıbrıs’ta, ‘1974 ruhu’ her daim canlı kalacaktır ve bu şuurla da Kıbrıs meselesini ele almaya devam edeceğiz.

Geçen hafta yaşadığımız olumsuz hava şartları, fırtına ve dolunun ciddi zararları oldu. Bu afette bir vatandaşımız hayatını kaybetti; kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Aynı zamanda çiftçimiz de birçok yerde zarar gördü; ben, onlara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umarım iktidar, çiftçimizin zararını karşılayacak adımlar atar, ortaya çıkan zarar telafi edilir. Her hafta dile getirdiğimiz bir husus var; milletimiz zor durumda, işçimiz, esnafımız, çiftçimiz, emeklimiz geçinemiyor! Biz, bunu kürsüden aktarınca birilerine afakî geliyor olabilir; ama hiç değilse şu sese kulak verin.

Denizli Valisi, geçtiğimiz günlerde çok olaylı bir esnaf ziyaretinde bulundu. Kameralara yansıyan bir görüntüde Vali Bey, esnafa; ‘neden maske takmıyorsun’ diye soruyor. Esnafımızın verdiği cevap; ‘canıma yetti, gebermek istiyorum, piyasanın haline bak! Salı günü 15 lirayla kapattık, çarşamba günü 100 lira. 100 liranın hepsi kâr olsa ne olur?’ diye cevap veriyor.

Bugün herkes aynı noktada, tüm vatandaşlarımız feryat noktasına geldi. Esnafın hâli bu, milletin hâli bu; ama bu hâlden habersiz olanlar, oturdukları yerden ahkâm kesiyorlar! Ekonomimizin uçtuğundan, havalandığından bahsediyorlar! Bugün millet, feryat ediyor; ama iktidar, bir türlü milletin derdine inanmıyor.

Nobel Ekonomi Ödülü, geçen hafta sahibini buldu; tebrik ediyoruz. Ancak bizce bu ödül; kapitalizme en ciddi hizmeti yapan, Türk ekonomisini bu kadar kısa zamanda feci duruma getiren AK Parti yöneticilerine verilmeliydi. Dışarıda insanlar ekonomiyi nasıl ayağa kaldırırız diye çabalarken; bizimkiler, ekonomiyi batırmalarını örnek gösterebiliyorlar. Çünkü döviz sıçradı gidiyor; ama doları umursamayıp, ‘dolarla mı maaş alıyorsunuz’ diye soruyorlar. Bu tavır, kanaatimizce kesinlikle ödüle lâyıktır!

Bakınız ekonomi kötüye gidiyor, iktidar ortağı ‘askıda ekmek’ kampanyası yapıyor. Millet feryat ederken; iktidar, İBAN gönderip yardım istemişti. Efendiler, çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum; Victor Hugo’nun dediği gibi: ‘Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk!’ Sizinle bizim aramızda en temel fark budur!

Siz, milleti üç kuruşa muhtaç etmek istiyorsunuz; biz ise müreffeh bir toplum istiyoruz. Siz, zenginliğin küçük bir azınlığın elinde topluyorsunuz; biz ise kaynakların adil paylaşılmasını istiyoruz. Siz, kendi geleceğinizi garanti altına almak istiyorsunuz; biz ise ülkemizin ve nesillerimizin geleceğini garanti altına almak istiyoruz. Biz, bu milletin askıda ekmeğe, yardım kolilerine muhtaç edilmesine razı değiliz! Amacımız; bu milleti, yardıma muhtaç hale getirmemektir.

Bildiğiniz üzere sosyal medyada şu sıralar nasıl başladı nasıl gidiyor akımı meşhur. Peki, AK Parti iktidarı 2002’de nasıl başladı; 2020’de nasıl gidiyor?

Nasıl Başladı? Nasıl Gidiyor?

  • Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz. -Yolsuzluklar aldı başını gidiyor!
  • Yasakları ortadan kaldıracağız. -Türkiye, adeta bir yasaklar ülkesi oldu!
  • Yoksulluğu bitireceğiz -Yoksulluk her geçen gün daha da artıyor!

Türkiye’nin gidişatı budur; 3Y ile mücadele edecek olanlar, 3Y’nin muhafızı oldular!

Fedakârca görevlerini yerine getiren tüm basın mensuplarımızın ve özellikle de gazetecilerimizin 21 Eküm Dünya Gazeteciler Günü’nü tebrik ediyorum. Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Saadet Partisi olarak hazırlamış olduğumuz ‘Türkiye’de Basın Özgürlüğü Karnesi’ raporunu kamuoyuyla paylaştık. Ortaya çıkan tablo hakikaten çok düşündürücü.

Türkiye’de gazetecilerin yüzde 80’i sansüre uğruyor. Türkiye, basın özgürlüğünde 128 ülke arasında 107’nci sırada! Dünya çapında 2019 yılında toplamda 231 gazeteci tutuklanırken; Türkiye, en çok gazetecinin tutuklandığı ülkeler sıralamasında Çin ve Suudi Arabistan’ın ardından, tutuklanan 30 gazeteci-yazarla 3. sırada yer almaktadır. Çok net ifade etmek istiyorum; Türkiye, bu fotoğrafı hak etmiyor! Sansür ve baskının bu denli had safhaya çıktığı bir ülkede, basın özgürlüğünden bahsetmek mümkün değil!

Geçen Pazartesi vefatının 17. sene-i devriyesini andığımız Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’ten tüm devlet adamlarına ve siyasetçilere örnek olması gereken bir nasihati hatırlatarak son vermek istiyorum. Diyor ki Aliya; ‘İktidara gelirseniz, hâl ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlâk kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah’ın önüne hesap verecektir.'”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here