Ocak Medya AppleStore’da

0

İngiltere’de raflar boş ve hatta gıda sıkıntısı çekiliyor denecek duruma geldi diyebiliriz.

Almanya’da bugün seçimler var. 16 yıllık Merkel Dönemi sona erecek ve yeni bir dönem başlayacak. Yeşiller mi olur, SPD mi olur yoksa Laschet’li CDU mu devam eder bilemiyoruz.

Bilemiyoruz çünkü Merkel kendinden sonrası için birisini işaret etmedi ya da şöyle diyelim partisi CDU’nun adayı var ama demokratik ülkelerde seçim denen bir gerçeklik var ve Merkel görevini bırakıyor ve Merkel sonrasını halk belirleyecek.

Muhtemelen seçimlerden çıkacak sonuç SPD ve Yeşiller koalisyonu olacak. Bu koalisyonun politikaları da eskisinden çok farklı olmayacak.

İç ve dış politikada ve özellikle de çevre konularında.

Umarım Almanya ve Avrupa için hayırlı sonuçlar çıkar.

Türkiye’de seçim var mı?

Şu an için yok ama sanki seçim olacak gibi bir hava hakim. Zaten siyasi partilerin yetkilileri adı konmamış bir çalışma için kolları sıvadılar bile. Bir çalışmanın içindeler ama bu seçim çalışması mı yoksa seçime ön hazırlık mı belli değil.

Devletin üst kademeleri ve özellikle Başkan Erdoğan ABD’ye dargınlığını ifade ediyor. ABD ve Başkanı Biden’ın Türkiye yetkilileriyle görüşmemesinin etkisi bir hayli büyük olmuş.

Neden acaba?

Halbuki bu beklenen bir durumdu, bunda şaşıracak bir şey yok. Esas önemli olan ne yapılması gerektiği.

Bilinen bir şeydi madem de, neden bu şaşkınlık?

Şaşkınlığın, yadırgamanın bu şekilde gündem olması aslında zaman kazanma. Hem zaman kazanma hem de bunun ekonomide olumsuz etkisinin olduğu imajını oluşturmak.

Neden?

Çünkü faiz indirimi kararıyla döviz tekrar yükselişe geçti. Bunun yanında hayat pahalılığı gerçekliği de üzerine eklenince, ekonominin alarm sinyalleri yüksek sesle çalmaya başladı.

Ama burada garip bir durumdan bahsedeceğim. Bana çok garip geliyor ama gördüğüm kadarıyla toplumun büyük kesimi için sanki normal.

Hayat pahalılığının belirtesi nedir?

Fiyatların artışı.

Fiyatlar neden artar?

Çünkü giderler artar ve üreticiler, satıcılar bunu dengelemek için ürünlerine zam yaparlar.

Giderler neden artar?
Çünkü en temel kalemlerde zam yapılır.

Bu zamları kim yapar?
Devlet yani devleti yöneten hükümet.

Neden zam yapar?
Çünkü gelir-gider dengesini tutturabilmek için.

Tutmuyorsa nedeni nedir?
Ekonominin kötü yönetilmesi.

Yani bunun sorumlusu, suçlusu hükümettir.

Ama ilginçtir sanki ekonominin böyle kötü olmasının suçlusu hükümet değilmiş gibi polis marketlere baskınlar yapıyor.

Neden?
Fahiş fiyat artışını suçüstü yakalamak için.

Sanıyorum Türkiye tarihinde böyle bir durum hiç yaşanmamıştır.

Kendi yanlış uygulamaları yüzünden ekonomiyi darboğaza sokan hükümet, ‘fiyat artışları’ için kolluk kuvvetleriyle suçlu arıyor.

Ekonominin kötü yönetiminin ve bunun sonucu olarak da hayat pahalılığının sorumlusu üreticiler, halk ya da zincir marketler değil.

Bunun sorumlusu ve suçlusu ülkeyi yöneten hükümet. Bu durum en açık haliyle ortadayken suçlu aramak vatandaşla dalga geçmekten başka bir şey değildir.

Ha unutmadan, şu da aklıma geldi: ‘Hani başkanlık sistemiyle ülke uçacaktı, noldu?’

Bu uzun girişten sonra esas konumuza gelelim, öyle değil mi?

Ocak Medya olarak yaptırdığımız uygulama Playstore da kullanıma girmişti. Cumartesi günü itibariyle de Applestore da da artık Ocak Medya uygulamamızı bulabilirsiniz.

Ekonominin kötü olması Ocak Medya olarak bizleri hiç etkilemedi.

Nedeni de bizim reklam almayışımız.

Eleştirel tarzda olan yazılarımız sebebiyle reklam alamıyoruz. Olsun, almayalım. Kendi yağımızda kavrulmaya devam edeceğiz.

Ocak Medya ailesi olarak taraf olmadığımızı her zaman gösteriyoruz.

Taraf değiliz.

İlla bir taraf olunacaksa, bizim tarafımız çok açık: ‘Özgür, Bağımsız ve Çok sesli’.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikZaman Kaybetmeden Kişisel ve Toplumsal Re-oryantasyona Başlanması Gerekiyor*
Sonraki İçerikHayat pahalılığı ve geçim derdinin sorumlusu yanlış yerlerde aranıyor…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here