OHAL/KHK’nın toplumda açtığı faciayı verilerle ortaya koydular..

1

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Mağdurlar İçin Adalet Platformundan Doç. Dr. Bayram Erzurumluoğlu, 13 Temmuz Pazartesi saat 11’de “3. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri Raporu”nu açıklayacak. 

1500 sayfalık araştırma raporundan çıkan bazı veriler ise şu şekilde: Araştırmaya, 2748 ‘OHAL /KHK mağduru’, 332 ‘mağdur yakını’ ve 225 ‘doğrudan mağduriyeti olmayan birey’ kategorilerinde toplamda 3 bin 305 kişi katılmıştır. Katılımcıların 782’i kadın, 2523’ü erkektir.

Katılımcılar arasında 76 engelli bulunmaktadır. Bunlardan 61’i erkek; 15’i kadındır. Tüm katılımcıların genel yaş ortalaması 40,5’dur. OHAL KHK mağduru katılımcıların yaş ortalaması 40,7; mağdur yakınlarının yaş ortalaması 38,45, doğrudan mağduriyeti olmayanların yaş ortalaması ise 41,85’dır.

KHK mağdurların yüzde 99,1’i bir yüksekokul /fakülte /yüksek lisans veya /doktora mezunudur. Yüksek öğrenim derecesine sahip KHK mağdurlarından, yüzde 22,1’inin yüksek lisans ve de yüzde 8,5’inin doktora mezunu olduğu da dikkate alındığında, bu iki yüksek eğitimli grubun toplam oranı yüzde 30,6’ya ulaşmaktadır.

TÜİK’e göre Türkiye’de, toplam nüfus içerisindeki, Yüksekokul / Fakülte / Yüksek Lisans ve / Doktora mezunları toplamının genel nüfusa oranının yüzde 17 civarında olduğu dikkate alındığında, KHK’ların Türkiye için ne kadar büyük bir nitelikli insan kaynağı kaybına yol açtığı görülebilmektedir.

KHK mağduru katılımcıların yüzde 87,3’ü evli veya bir evlilik yaşamıştır. Ortalama çocuk sayıları 2’dir. KHK/OHAL Mağduru katılımcılar OHAL mağduriyetleri öncesine göre ortalama aylık (4600 TL) gelirlerinin yüzde 70’ini kaybetmişlerdir (1400 TL).

Mağdur yakınları da çeşitli sebeplerle yüzde 50 gelir kaybına uğramışlardır. Ayrıca hem mağdurların hem de mağdur yakınlarının hane halkı gelirlerinde ortalama yüzde 60’lık gelir kayıpları oluşmuştur. Ancak OHAL, doğrudan mağduriyeti olmayan bireylerin de gelirlerinde ortalama yüzde 25 oranında azalmaya yol açarak, onları da OHAL’in “üçüncül mağdurları” kategorisine yerleştirmiştir. Ancak, katılımcıların 3 yıl önceki gelirleri ile mevcut gelirleri arasındaki enflasyon farkı dikkate alındığında tüm katılımcı kategorilerinin çok daha yüksek oranlarda fakirleştiği ortaya çıkacaktır.

15 Temmuz 2016 sonrası, işsiz bırakılan KHK/OHAL mağdurları arasında, mevcut (şimdiki) işsizlik oranı yüzde 46’dır. Bir işte çalışanların çoğunluğu sigortasız ve/veya düşük kazançlı işlerde çalışmaktadır.

Reklam

KHK/OHAL mağdurları, kendilerini, inançsal olarak, yüzde 89,5 oranında Müslüman ve yüzde 84,5 Sünni olarak tanımlamışlardır. Ancak mağdurlar arasında kendilerini Deist (yüzde 4,8), Agnostik (yüzde 0,5), Ateist (yüzde 2,2) ve Hümanist (yüzde 2,7), Zerdüşt (yüzde 0,1) olarak tanımlayanların toplam oranının yüzde 10,3 olduğu görülmektedir ki bu oranlar mağdurlar arasında din, dindarlık ve dinin siyasete alet edilmesi konularında önemli miktarlarda tepkilerin oluştuğuna işaret etmektedir.

Mağdurların kendilerini inançsal olarak tanımlamadaki 3 yıllık araştırma trendi İbrahimi/semavi dinlere inançta azalma ancak hümanist/felsefi dinlere inançta yükselmeler yaşandığı yönündedir.

KHK/OHAL mağdurları, kendilerini etnik olarak, yüzde 56,7 oranında Türk, yüzde 13,4 oranında Kürt ve Zaza olarak tanımlamıştır. Mağdurların yüzde 26,9’u ise kendilerini “Herhangi bir etnik aidiyet hissetmeyen” olarak tanımlamıştır. Mağdurların kendilerini etnik olarak tanımlamadaki 3 yıllık araştırma trendi belirli etnik tanımlamalarda azalma ancak “Herhangi bir etnik aidiyet” ten uzaklaşma yükselmeler yaşandığı yönündedir.

KHK/OHAL mağdurları ağırlıklı olarak ‘Muhafazakâr-Demokrat’ kesimlerden oluşmaktadır. Ancak, OHAL mağduriyetleri sonrası, sol, sosyalist, sosyal demokratlık ve seküler/hümanist partilere yönelme yönünde artan bir trend görülmektedir.

KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 96’sı kentsel alanlarda yaşamaktadır ve yüzde 50’si, 15 Temmuz 2016 sonrasında, bulundukları evlerden, mahallelerden, şehirlerden göç etmek zorunda kalmışlardır. Mağdur yakını olarak araştırmaya katılanların yüzde 52.1’i eşler, yüzde 19’u kardeşler, yüzde 11,7’si çocuklar ve de yüzde 6,3’ü ise anne-babalardır.

Mağdur yakınlarının yüzde 80,1’i, doğrudan KHK listeleri ile mağdur edilen akrabalarının bulunduğunu, yüzde 58,2’si, akrabalarının, çalıştıkları kurum yönetimleri karar ile ihraç edildiğini, yüzde 20,5’i akrabalarının, çalıştıkları/işlettikleri kurumların KHK ile kapatılması veya kayyuma devri sonucu mağduriyet yaşadığını, yüzde 12’si askeri okul öğrencisi yakınlarının, okullarının kapatılması sonucunda mağdur edildiklerini, yüzde 9.9’u ise, akrabalarının, işe alım/seçme sınavlarında başarılı oldukları halde “Mülakatta elenme” yöntemi ile mağdur edildiklerini ifade etmişlerdir. Birbirinden farklı birçok yetki veya yöntemlerle, akrabaları mağdur edilen, mağdur yakınları da bulunmaktadır.

Mağdur yakınlarının yüzde 44,8’i, halen tutuklu olarak yargılamaları devam etmekte akrabalarının olduğunu belirtmişlerdir.

Mağdur yakınlarının çektikleri sıkıntıların en büyüğü ekonomiktir (yüzde 97,9). İkinci sırada, psikolojik sorunlar (yüzde 88,6); üçüncü sırada itibarsızlık ve sosyal dışlanma (83,7); dördüncü sırada Sosyal çevrelerinin dağılması (yüzde 83,1), beşinci sırada İşsizlik/iş bulamama (yüzde 80,4), altıncı sırada ise Sosyal güvencesizlik sorunları (yüzde 73,2) gelmektedir.

Reklam

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here