Okullar açılırsa zorunluluk taşımaz..

0

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kanal 7’de eğitim gündemine ilişkin soruları cevapladı. Okulların açılma tarihine ilişkin soruya karşılık Bakan Selçuk, bu konuda salgının seyrinin önemine dikkati çekti.

Avrupa’da 11 ülkede mayıs ayında okulların kısmi ya da tümüyle açıldığını aktaran Selçuk, “Bizim için de 1 Haziran elbette hedef. Çünkü biz ülkenin normalleşmesini istiyoruz.” dedi. Salgında bilimin yol göstericiliğine bakıldığına işaret eden Selçuk, “Bu sırada ‘kesinlikle açılamaz, bir süre daha beklenilsin’ denirse bu iş eylüle kalır.” ifadesini kullandı.

Kısmi olarak da bazı çözümlemelerin yapılabileceğine değinen Selçuk, “Bazı kademeler örneğin sadece sınav grupları 8 ve 12’ler başlayabilir gibi. Ya da okul öncesi başlayabilir gibi. Çünkü çok deneyim var dünyada. Seçeneklerin hepsi masada. Rakamlar iyiye doğru gittikçe bizim olumluya doğru bakış açımız gelişiyor.” diye konuştu.

Bazı ülkelerde okulların açılmasının bölgesel planlandığını dile getiren Selçuk, bu konuda da illerin risklerini içeren bir çalışma yaptıklarını hatırlatarak, “Bu tür bir seçenek oluşursa buna da hazırız.” dedi.

Bakan Selçuk, okulların açılmasına ilişkin, “Haziran ayında bir çalışma olursa bu zorunluluk taşımaz. ‘Herkes gelecektir, devam alınacaktır’ şeklinde yapmayız bunu. Toplumun yumuşak bir geçişe ihtiyacı var. Aniden aylarca kapalı kal, sonra birdenbire resmi bir format içerisinde hemen herkes o gün okula başlasın. Bu biraz zor. Velilerin çocuklara yönelik hissiyatını kollamak, ciddiye almak lazım. O yüzden de meseleye esnek bakıyoruz.” diye konuştu.

Salgın sonrası okula uyumu kolaylaştıracak çalışmalar yapılıyor

Bakan Selçuk, “Salgın Sonrası Okula Uyumu Kolaylaştırmak, Okullar İçin Çocuk ve Gençlere Yardım Kılavuzu” çalışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Bu kapsamda, “okula dönüş”, “salgın sonrası tedbirler”, “yaş gruplarına göre yapılacaklar”, “velilere yönelik çalışmalar”, “fiziksel ortamın dönüştürülmesi” gibi başlıklarda çalışmalar yürüttüklerini aktaran Selçuk, şöyle devam etti:

“Bir krizi yönetmekle uğraşıyoruz ama asıl geleceği yönetmek için olası tedbirleri alıp önceden senaryo tabanlı bir çalışma yapıyoruz. İlkokulda, ortaokulda ve lise kademesinde kaç öğrenci var? Sıraları seyreltmek için sınıfları ikiye bölersek ne yapabiliriz? Kaç sıramız var, önümüzdeki yıla kaç sıra siparişi vermeliyiz? Sıraların ihalesi yapılıyor şimdi. Öğrencileri okullara ve sınıflara dağıttığımızda ihtiyaç artmaya başlıyor. Çocuklara çift maske verdiğimizde ne olacak? Maskelerin yerleştirilme biçimi nasıl olacak?”

TRT EBA, EBA ve canlı sınıflarda uzaktan eğitim çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Selçuk, öğrencilerin kazanması gereken yetkinlik ile televizyon ve internetten aldığı yetkinliğin arasındaki farkın yüz yüze eğitimin içeriğini oluşturacağını belirterek, “Dolayısıyla önümüzdeki sene başında bunun tekrarı olacak. Gerekirse cumartesi de olabilir. Hepsinin seçenekleri var.” diye konuştu.

LGS için durum senaryoları yazıldı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak merkezi sınava ilişkin yapılan çalışmaları da anlatan Selçuk, her öğrencinin sınava kendi okulunda gireceğini hatırlattı. Selçuk, şöyle konuştu:

“Öğrencinin sınava sadece bir velisiyle gelmesini temenni ediyoruz. Öğrencimiz sınava 3-5 kişiyle gelirse okul bahçesi ve çevresi çocuklar için problem olur. Veliler ev çok yakınsa zaten gelmeyebilirler. Ya da gelirler çocuğu bırakırlar sınav sonrasında almaya gelebilirler. Sınava, en fazla bir kişi gelir. Okulların bahçesi, 45 dakikalık aranın, sosyal mesafe kullanılarak yönetilmesi, rehber öğretmenlerin sorumlulukları, çocukların maskeleri, dezenfekte materyalleri, çocukların sırayla alınması, ayakkabılara yapılabilecekler gibi durumların hepsinin senaryoları yazıldı, simülasyonları yapıldı.” ifadelerini kullandı.

“LGS’ye girecek bir velinin çocuğunun, maske taktığında gözlüğünde buhar oluştuğu” yönündeki durumunun aktarılması ve buna benzer detaylar konusunda esneklik sağlanıp sağlanamayacağının sorulması üzerine Selçuk, şunları kaydetti:

“Bütün bunları biz kendi çalışmamızı bitirdik ama önümüzdeki hafta Bilim Kurulu ile bir görüşmemiz var. Bir de dünyada yapılmış uygulamalar var. 37 ülkedeki eğitim müşavirlerimizle görüştük. Her müşavirimiz, kendi ülkesindeki deneyimleri paylaştılar. Bu konuda video ve fotoğraflar gönderdiler. Biz bu deneyimlerden yola çıkarak küçük çocuklar için ayrı bir maske tipi oluşturmak, gözlük ya da başka türlü konularla nasıl bir çözüm bulunabilirle ilgili Ar-Ge çalışmamız sürüyor.”

“Bir eğitim televizyonuna doğru gidiliyor”

EBA TV yayınlarının yazın devam edip etmeyeceğine ilişkin Selçuk, 1 yılı aşkın bir süre önce uzaktan eğitimle ilgili olarak EBA’nın alt yapısını uluslararası akreditasyona tabi tuttuklarını söyledi.

Bir eğitim televizyonuna doğru gidildiğini, EBA’nın kapsamının genişletileceğini belirten Selçuk, şöyle devam etti:

“Yazın tam zamanlı bir yabancı dil eğitim paketi planlıyoruz. Her gün yabancı dil eğitimiyle ilgili seviye gruplarının olduğu bir yabancı dil eğitim merkezi kuruyoruz oraya. Bunun gibi çok sayıda içerik oluşacak. Dolayısıyla yazın bir zorunluluk yok. Mesela gelecek sene diyelim ki bir çocuğumuz 6’dan 7’ye geçecek. Yedinci sınıfta ne var, neye hazırlanmam gerekiyor? Hangi kitapları okursam avantajım olur? Bütün bu soruların yanıtlarını bulabilecekleri çok zengin bir içerik geliyor.”

Koronavirüs salgını sürecinin öğretmenlerin birçok yeni beceri öğrendiği bir süreç olduğunu dile getiren Selçuk, öğretmenlerin uzaktan öğretim, video konferans gibi konularda birikiminin oluştuğunu kaydetti.

Selçuk, 172 bin öğretmenin uluslarası sertifikalara başvurduğunu, hiç bu kadar yoğun bir hizmet içi eğitim verilmediğini söyledi. Şube müdürlerinin rotasyon ve tayinleriyle ilgili soruya karşılık da Selçuk, ortam düzeldiğinde rotasyon ve tayinlerin yapılacağını, bunun rutin bir işlem olduğunu belirtti.

“Yazın öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimler devam edecek”

Ataması yapılan sözleşmeli 20 bin öğretmenin göreve okullar açıldıktan sonra başlayacağı anımsatılarak, “Ataması yapılan öğretmenler, ‘Mevcut çalışan öğretmenler de çalışmıyor, okullar kapalı ama onlar maaşlarını alıyorlar’ diyorlar. Karşılaştırma yaparak kendilerine haksızlık yapıldığını söylüyorlar. Değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine Selçuk, öğretmenlerin canlı sınıflarda çalıştığını ifade etti.

Selçuk, ” ‘Öğretmenler yatıyor, çalışmıyor’ denirse çok büyük haksızlık olur. Çok emek veriyorlar. Normalde okulda yaptıkları dersten daha fazla çaba harcıyorlar. Çünkü ilk kez karşılaştıkları bir durum.” diye konuştu.

Öğretmenlerin yazın tatil yapıp yapmayacağı konusunda da Selçuk, yazın öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin devam edeceğini bildirdi. Bakan Selçuk, “Açtığımız hizmet içi eğitim programlarına inanılmaz talep var. Açılan programlara yüz, yüz elli katı başvuru oluyor.” dedi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here