Ölüm, Hayat, Özgürlük ve Sonbahar Hakkında

1

Yarın gece ve gündüzün eşit olduğu yılın iki gününden biri. Soğuğu sevenler için Eylül diğerleri için Mart’ın birer günü seçimliktir.

23 Eylül’(*)den tam 3 gün önce artık özgürlüğüne kavuşacağını umduğumuz Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ bir kez daha dağın tepesinden yamacına savruldu.

Albert Camus; Sisyphos için “eğer her adımda başarmanın ümidi onu yukarı çekiyorsa bunun neresi işkence?” dese de, genel kabul görmüş kanaat Sisyphos’un insanlık tarihinin en çileli fertlerinden olduğudur.

Tekrarın yıkıcı etkisi ile yok edilmeye çalışılan özgüvendir aslında Sisyphos’da anlatılan. Belki de insanın en çok yaşadığı o yakıcı hissin ağırlığıdır bu hikayeyi hep canlı tutan.

Ekinoks gününde Neruda’nın dizeleri ile içimizi ısıtabiliriz belki :

“Bütün çiçekleri kesseniz de

Baharın gelmesini engelleyemezsiniz.”

Önümüzde sonbahar olsa da bahar bahardır.

Reklam

Ve sonbahar gelmeden kış, kış gelmeden de ilk bahar gelmeyecektir.

Hem sonbahar da o denli kötü değildir.”

George Elliot sonbaharı şu dizelerle selamlar:

“Muhteşem sonbahar… Benim ruhum nikah kıymış ona/Bir kuş olsaydım/ Yeryüzünün etrafında yeni sonbaharlar bulmak için uçardım”

Kendisine hep yazın şenliğini layık görenler için sonbahar da kış da adeta bir veba çağıdır. Hiç bitmeyecek bir yazı, hiç batmayacak güneşi kendilerine layık görenler için başkalarının bitmeyen sonbaharı ve kışı tam bahara evrilecekken tekrar kışa dönmesi kabul edilebilir bir iki yüzlülüktür.

Oysa kimsenin yazı sonsuza kadar sürmez.

Bakmayın Marquez’den alıntı yapan sözde romantik özde ruhunu güce emanet etmişlere, Marquez’in en unutulmaz romanı ‘Başkan Babamızın Sonbaharı’dır. Keyfi okuyanlar için Marquez külliyatında göze çarpmayan bu eserin mesajı herkes için son derece faydalıdır :

“Herkes sonunda, en sonunda dünyada kendine bir yer buldu. O hariç.”

Reklam

Sultan Süleyman’a kalması mümkün olmayan dünyayı kendine kalır sananlar için, dünkü yıldönümünde muhteşem mecazlar saklıdır. Nasıl ki dünya güneş etrafındaki o sonsuz döngüsüne borçlu ise, gündüzü ve geceyi pay eden 365 günlük turunu insan hayatı da bir döngüden ibarettir.

Fani hayatlarımızın sonsuz olduğu vehmi gücün mutlak ağusu ile kirletse de, bilinmesi gereken gerçek elinde fenerle Hz. Ömer’i “ölüm var” diyerek takip eden o müminin sözleri olmalı.

Hz. Ömer’den asırlar sonra bir başka büyük insan da bu fetişist başarı ve güç bağımlılığını şu sözlerle tarihin çöp kutusuna göndermişti:

“Başarı insanı değil değer insanı olmaya gayret et” diyen Einstein’den başkası değil.

Bugün 22 Eylül, 21 Aralık’a kadar her gün birkaç dakika daha az güneş göreceğiz. Ta ki 21 Aralık’a kadar. O gün gecenin hakimiyeti en tepeye çıkacak ve tepeye çıkan her şey gibi azalacak. 21 Mart’ta aynı dün olduğu gibi eşitlenecek gündüz ve gece. Ve 21 Mart’tan sonra 21 Haziran’da ak kara siyah beyaz olacak. Az olan çoka çok olan aza dönecek.

Herşey zıddı ile kaimdir.
Dengeyi bozmaya çalışan dengenin bitmeyen ritminde yok olmaya mahkum kalır.

Pazar yazısı olarak kaleme alınmış ama aslında şu şiire yansıyan hüznü hedeflemiş bu satırları hiç yaşlanmayacak Neslican’a ve muhalefetinin diyetini ödeyen ama bir çoklarından daha özgür olan siyaset, yazın ve sanat insanlarına adıyorum:

“Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
Bu kadar benden uzak
Bu kadar mavi
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak
Kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben…
Bahtiyarım…”

(*) Twitterda ekinoks gününden aldığım ilham ile yazdığım twitlere yapılan dikkatli düzeltmeler benim bu yazı için de motivasyonum oldu. Ben ekinoks gününü Eylül’ün 21’i biliyordum. Eylül’ün bu günlerinin ister 21 ister 23 olsun pozitif enerjisinin bu ülkenin tüm insanlarına ulaşmasını umuyorum.

1 YORUM

  1. Yazi muhtesemdi. Kaleminize saglik. Sizin kalitenizdeki bir yazarin yazilarinizin bir gun cok daha buyuk kitlelere ulasmasini dilerim. Ve bundan eminim.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here