Optimal Siyaset ve Optimal Dil Değişimi

0

​Dünyada siyaset yapmanın dili, siyaset yapanların mesleki kimlikleri değişti. Seçmen neredeyse tüm siyaseti ve siyaset kurumlarını alaya alan ve aynı zamanda seçmenin kendisi ile en akla, hayale gelmeyecek şekilde dalga geçen kişileri yönetici olarak görmek istediğini oyları ile ortaya koydu.

En yakın zaman örnekleri; İtalya’da (V) Defol Git Hareketi, İtalya’da 2. Parti ve iktidar ortağı. Ukrayna’da Vladimir Zelenskiy isimli hukuk mezunu bir komedyen ve oyların yüzde 73.22’sini alarak başkan seçildi “Halkın Hizmetlisi” sloganıyla. Guatemala’da Jımmy Morales bir komedyen, İzlanda’da Jon Gnarr yine bir komedyen. Bitmedi!!! Slovenya’da Marjan Sarec hem de küçük kasaba komedyenliğinden Devlet Başkanlığına yürüdü. İtalya’daki Beppe hariç hepsi 1970 sonrası yeni Y kuşağının ikinci yarısında doğan kişiler başkan seçildi. Seçmen kitlesi olarak sürekli ekonomik Seçmen ve Sosyolojik Seçmene hitap ettiler. Ayrıca Psikolojik ve ideolojik seçmeni de sürekli iğneleyerek hatta hakaret ederek bu yolda yürüyerek başarılı oldular. ABD’de de en son Al Franken’i yakın zamanda Birleşik Devletler Başkanı olarak görmemiz şaşırtıcı olmayacak.

Nedir bu Optimal Siyaset? Optimal Siyaset, olabileceğinin en iyisi olmak isteyen ve yaşamdan en iyisiyle keyif alan herkes içindir. Şayet yaşamınızı, düşüncenizi en iyileştirmek yoluyla, en iyi hale getirmek istiyorsanız, optimal düşünme yöntemlerini öğrenmek gereklidir. Birçok insan idealindeki ilişkiyi yaşamak ister ancak kötünün iyisi ile yetinmeye çalışır. İnsanların, bulunduğu ortamdan mutlu olması, ait olduğu grubu benimsemesi, daha iyi olmak için çalışma arzusu duyması ve bulunduğu koşullarda en iyisini gerçekleştirme güdüsü, her insanın temelde arzuladığı şeylerdir ve bunlar gerçekleşmediğinde ise mutlu ya da huzurlu olma kavramlarından uzaklaşabilir. Optimal Siyaset bu bahsedilen yaşam şeklini motive eden yeni bir siyaset ve dil değişimidir.

Optimal Siyaset yaklaşımı seçmenin getirdiği problemleri kendi içerisinde çözmeye odaklanmaktadır. Optimal Siyaset yaklaşımının farklılığı yöntemde değildir, onun yerine her bir probleme, belirli durumlara yönelik belirli tekniklerle yaklaşmaktadır. Optimal Siyasetçinin görevi sunulan bir problemi açık olarak formüle etmek ve sergilenen bu belirtiyi değiştirmek amacıyla seçmenin sosyal durumuna yönelik müdahaleler tasarlamaktır. Optimal Siyasetçi, problemlere odaklanmakla birlikte, buradaki yaklaşım diğer klasik yönelimli politikalardan insana özgü problemlerin sosyal bağlamını vurgulamak suretiyle ayrılmaktadır. Bu ayrılma tartışmanın temel sorusu olan “Optimal Siyasetçinin yanıtında en uygun olan nedir?” sorusunda kendini açıkça göstermektedir. Bu teknik soru terapötik rasyoneli yapılandıran dil gelişimsel kuram dikkate alınmadan yanıtlanamaz.

Optimal Siyasette, politika yapma sürecinin temel hedefi; sağlıklı kendilik yapısını oluştururken, kendini nevrotik düşünce dünyasına götüren eski dil yapısını nörolojik dil değişimi ile değiştiren, bunu hayatın gerçekleri ve inanç yapısından çıkarılan değerler yönelimi ile yoğuran, kendini optimal dengede tutacak hedefler belirlemede problem çözme aşamalarını en etkin karar heuristiklerini kullanacak ve gerçekçi bir bakış açısıyla yaptıklarının sorumluluğunu alabilecek bir kapasite geliştirmek için seçmene yardım etmektir. Bu dili en iyi sosyal bilimciler ve komedyenler kullanmaktadır ve başarıları da buradan kaynaklanmaktadır.

Komedyenlerin dili niçin başarılı sorusuna şu bilimsel veriyi sunarak katkıda bulunabiliriz:  Son yıllarda özellikle sözsel faaliyetler sırasında nöron gruplarının aktivitesinin nasıl değiştiğine; yeni işlevsel bağıntıların nasıl ve neden ortaya çıktığına; dışarıdan gelen bilginin ve genetik faktörlerin söz edimini nasıl etkilediğine dair tartışmalar gündemdedir. Dilbilimciler, bu tarz tartışmalara giderek daha fazla katılarak, kuramsal araştırmalarla, dilbilime özel deneylerle ve nörolojik disiplinlerce elde edilen verilerin yardımıyla insan (doğal) dilinin yapısını belirlemeye, ayrıca insan dilini diğer bilinen iletişim dizgelerinden farklılaştıran ve bütün doğal dillere ait olan temel ve genel özelliklerin yapısını tespit etmeye çalışmaktadırlar. Bu tartışmaya ‘dil geni’ ya da ‘dilbilgisi geni’ni bulmaya çalışan genetikçiler de katılmışlardır.

Dil bir insanın yaşadığı deneyimlere anlam katan bir olgudur. Dili kullanma biçiminizle kimliğiniz ve düşünce biçiminiz şekillenir. Düzenleme ise, zihnimizin iç düzenlemesini kullanarak düşüncelerimizi ve iletişimimizi belirlediğimiz ve arzuladığımız hedeflere ulaşacak şekilde düzenlemek demektir. Çünkü her davranış bir dizi düşünce ve tutum sonucu oluşur. Elde edilen sonuçlar kişinin kendi düzenlemesinin ürünüdür.

Ve başarı şu açıklamanın içinde yatmaktadır: Nörolojik Dil Düzenleme; insanları anlamak ve etkilemek için oluşturulan psikolojik yetilerdir. İnsanların nasıl mükemmel performans verdiklerini inceler. Kişinin bildiklerinden daha fazla esneklik, yaratıcılık ve daha fazla özgür davranışlar kazanması için kişiye fırsatlar sağlar. Nörolojik Dil Düzenlemenin; konusu farklı alanlardaki başarılı insanların ulaştıkları parlak sonuçları nasıl elde ettikleri ve bu başarılara yol açan düşünce ve davranış süreçlerinin başka insanlarca nasıl kopya edilebileceğidir. Nörolojik Dil Düzenleme; bir yöntemi takip etmenin ötesinde olan bir teknik ve tutumdur ve dilbilim, psikoloji, bilgisayar bilimi gibi tekniklerle, sibernetik, biyoloji ve hatta felsefe gibi diğer tekniklere dayanmaktadır.

Reklam

Sefa ile…

Doç. Dr. Yener ÖZEN

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here