Örtülü kadınların cinselliği

6

Gene tehlikeli bir konuyu ele aldım, biliyorum.

Belki yazar arkadaşlar da rahatsız olurlar, bu da normal. Ben daha çok Aysun hanım bu konuya nasıl bakar onu da merak ediyorum.

Neyse.

Hayatın içinde olan ve bana danışan insanların ortak sorunu bu.

İrdelenmeyen, gündem olmayan ve konuşulmayan.

Netflix’deki belgeselleri izliyorsunuzdur eminim, doğayı anlatan ve doğadaki türleri gösterenler.

Erkek kuşların dişi kuşlar için nasıl dans ettiklerini. Dişi kuşun gözüne girebilmek için yaptıkları dans pisti temizliği, tüylerini nasıl sanata dönüştürdükleri ve hatta bazılarının göz renklerini bile nasıl değiştirdikleri.

Bunun tek amacı var: Dişi kuşa kur yapmak ve onun onayını almak.

Tam yeri olduğunu düşünüyorum. Kadına şiddet ve kadına zor kullanmanın bir örneği daha yaşandı. Konuşamayan o hayvanlar kadar olmayı beceremeyen insanın erkek türü, hayvanlardan çok şeyler öğrenmeliler…

Neyse.

Dişi kuşlar için birçok erkek gösteri yapıyor ve dişi sadece birini seçiyor. Tabi bazı türlerde ikisi ya da üçünü de seçebiliyor.

Dişi türün temel özelliği beğenilmek.

Kadının da istediği beğenilmek ve sevilmek.

Kadınlar erkeklerden farklı. Erkekler tek düze ve direk. Erkekler, afedersiniz mal gibi bir kadına bakarken;  kadınlar sadece gözlerini çevirerek bakarlar.

Aynı incelikleri erkeklerden beklemek zor ama ince olmadıkları gibi hayvanlar kadar da olamıyorlar.

Aslında insan türü beğenilmek ister. Kadın ya da erkek farketmez. Ama kadınlar için daha da önemli, bir bakıma olmazsa olmaz. Ama nezaketle olmalı.

Konuya gelecek olursam, kadınların istediği bu beğenilme arzusu örtülü olmayan kadınlar da bir bakıma oluyor. Ama örtülü kadınlar da bu durum söz konusu değil.

Din, kültür, töre ve mahalle baskısı yüzünden.

Din, ‘kötü kadın olma’ diyor. Kültür, töre ve mahalle baskısı da aynısını söylüyor.

Pat diye zorla evlendirilenleri zaten konuşmak istemiyorum. Çünkü çağdışı, insanlık dışı…

Evlenen kadınlar beğenilmeyi eşlerinden bekliyorlar.

Eşleri de kadınların saçlarını bile farketmeyen ilgisiz tiplerse, sorunlar başlıyor. Ama o erkek her şeye ilgili ama eşine değil.

Nedenini sorguladığımızda karşımıza çıkan şey, ‘çünkü zaten karısı’.

Çünkü elde etmiş, kaybetme korkusu yok.  Öyle olduğu için de onu daha da örterek eve kapatıyor. Eve kapatılan kadının beğenilme arzusunun önemi olmayınca, cinselliğinin de önemi olmuyor. Zaten onu elde ettiğini düşünen kocasının cinselliğinin baskısı altında ezilen bir kadından bahsediyorum.

Anne olduğu için kutsal sayılan bu kadın kötü kadın olamaz, olmamalı.

Ama onu eve kapatan erkek için kötü erkek olma tehlikesi yok…. Nasıl oluyorsa!

Ve erkeklerin çok basit düşündükleri övünme maddesi de ‘çocuk yapma’…

‘Ne kadar çok çocuk, o kadar cinselliği güçlü erkek’ düşüncesi kadar aptalca bir anlayış olamaz.

Gerçekten aptalca..

Örtülü kadınların beğenilme isteğinde kaldım ama bu konuya devam edeceğim. Çünkü tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük sorun…

Hoşçakalın

6 YORUMLAR

  1. Evet ama eksik!
    Erkeklere genelleme yapılması yanlış, kötü erkek kötü kadın yoktur kötü insan vardır. Aynı hatayı kadına şiddet sağlık çalışanına şiddet diye yapılıyor. Bu da ayrımcılığa yol açıyor. Şiddeti kötülüğü kim yaparsa yapsın kötüdür. Aslı mesele şiddete kötülüğe karşı çıkmak…

  2. Kerstin hanım merhaba,
    yazılarınızda insanları provake ediyorsunuz, konulara 360 derece bakmayı beceremiyorsunuz. Bulunduğunuz yerin dışına çıkıp pozisyon değiştirerek bakmayı denemiyorsunuz. İnsan sadece cinsellikten ibaretmiş gibi bir algı oluşturuyorsunuz. Kadın aynı zamanda annedir, bir kadın için çocuğu ne ifade eder, aile kurmak ne demektir, anne ve babanın koruyucu kanatları altında çocuk büyütmek ne anlama gelir, çocuklarının adım adım büyüdüklerini görmek ebeveynlere nasıl bir haz verir, bunları bilmiyorsunuz. Doğal olarak yaşamadığınız için hissetmiyorsunuz. Aileyi kadın ve erkeğin bir otel odasında beraber bir gün geçirdikleri birliktelik gibi algılıyorsunuz. Aile aynı tavada pişen yumurtaların bir araya gelmesi gibi, iç içe geçmiş bir şey. Aileler dağılıyor,toplum çözülüyor, benlik, egoistlik, sadistlik artıyor, siz de buna su taşıyorsunuz!

  3. Kerstin hanım,

    Dikkati çekmek, “beğenilmek” nasıl fantazi ikincil bir duygu ise, “sorumluluk” o derece temel ve birincil bir duygudur. Sorumluluk iyi huylar ile bezenmişse, cinslerin mutluluk için birbirine kur yapmasına gerek yoktur, dar ekonomik şartlarda bu işlere, örneğin, bayanların dudaklarını sık sık boya küpüne daldırmasına, kaşlarını sık sık çekerek kendilerine eziyet etmesine gerek yoktur, çünkü mutluluk otomatik olarak gelir. Cinsellik tabidir. Örtülü olmakla veya çıplaklıkla cinsellik olmaz. Olsa olsa kendini teşhir olur. Hayvanlar alemi farklıdır. Allah’ın çetin düzeninde kendi dünyalarında harika manzaralar arzederler, dünyanın rengarenkliğine apayrı renk katarlar. Hayvanlara benzemek zorunda, onları örnek almak zorunda değiliz.

    Hayvanlardan açılmışken, bizde de sizin Alman toplumunda da hayvanlar vardır. Bizimkilerinsizin tabirinizle “mal gibi” bakmaları karşı cinsin çıplaklığı ile ilgilidir. “O kadar açık saçık olmasın da bakmayayım” diyen bizim öküzlerimiz, örtülü bayanlara daha bir insan gibi bakarlar, hatta saygı gösterirler. Sizin Almanyadakiler bizimkilerin yanısıra “abazan” değildir. Çünkü “zina”ya dayalı “Sin is OK! thanks to Sweet Jesus” hayat stili onları gayrimeşru olarak ziyadesiyle doyurmuştur.

  4. cano-277@hotmail.de mail adresini vererek yorum yazan CANAN isimli sahıs gazetemizin yönetimine de HAKARET ve KÜFÜR etmis ve büyük saygısızlık yapmıştır.
    Yönetim olarak bu ve benzer kisileri ESEFLE kınıyoruz.
    Bu ben benzer kişilerin bir tetikçi ve troll gibi davrandıkları için yorumları HİÇBİR ZAMAN yayınlanmayacaktır.
    Terbiye ve edepten yoksun bu kişilerin OCAK MEDYA okumalarına da gerek olmadığını bildirmeyi de gerekli görmekteyiz.
    OCAK MEDYA YÖNETİM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here