Özgürlük Anıtı’nın varlık sebebi, Müslümanlar…

5

Evet, yanlış duymadınız. ABD’nin New York şehrinde arz-ı endam eden Özgürlük Anıtı Müslümanlar sayesinde gün yüzüne çıktı.

Nasıl mı?

Anlatayım.

Osmanlı idaresindeki Mısır, Hidivler tarafından yönetiliyordu. (Hidiv:Kavalalılara ait Mısır valilerine verilen ünvan) Zamanın valisi Said Paşa 1854 yılında Fransızlarla antlaşma yaparak Süveyş kanalının yapılması için izin verdi.

Yapılan antlaşmaya göre kanalın Akdeniz girişine devasa bir heykel yapılması şartı da kondu.

Bu heykel eski Mısır elbiseleri giymiş olan bir kadın şeklinde olacaktı. Elinde de Mısır’ın ışığı anlamında bir meşale taşıyacaktı.

Fransa’nın ünlü heykeltraşı Frederic Auguste Bartholdi’ye sipariş verildi ve Bartholdi çalışmalara hemen başladı. Kısa bir sürede heykel tamamlandı, paketlendi ve hatta gemilere yüklenmiş Mısır’a gitmeyi bekliyordu.

Ama bu sırada Mısır’da yönetim değişti ve Said Paşa’nın yerine İsmail Paşa vali olmuştu.

İsmail Paşa devleti çok borçlandırmış ve bundan dolayı da halka şirin gözükmek istiyordu. Hani bildiğiniz popülist politikalar…

Bu yüzden de hemen olaya müdahele etti ve dedi ki: ‘Müslüman bir memlekette böyle bir heykel hoş karşılanmaz….’

Mısır’a getirilmemesini istedi.

Müslüman memleketinde heykel put olarak anlaşılır Allah mufahaza sonra da infial çıkar…

Dediği gibi de oldu ve heykel getirilmedi.

Tam da o zamanlar Fransa ile ABD’nin arası çok iyi. İki ülke de karşılıklı hediyeler gönderiyorlar.

Fransa ABD’ye görkemli bir hediye göndermek istemiş.

Düşünmüşler ve meşhur heykeltraşa bir heykel yaptırmaya karar vermişler.

Bartholdi’ye bir heykel yapmasını söylemişler. Bartholdi de tutumlu ve akıllı birisi tabi. Depoda bekleyen Mısır için yapılan heykeli çıkarmış. Üzerinde bir güzel çalışmış, traşlamış, parlatmış ve yüzüne de annesinin yüzünün şeklini vermiş.

Fransa devletine heykelin hazır olduğunu söylemiş.

Heykel gemilere yüklenmiş ve ABD’nin, New York’un yolunu tutmuş.

Özgürlük Anıtı

Amerikalılar heykeli görünce çok sevinmişler.

Böyle bir heykeli New York’a kazandırmanın sevincini yaşamışlar.

Heykeli dikmişler ve bakmışlar. Bu heykel özgürlüğü çağrıştırıyor ve demişler ki, bu ‘Özgürlük Anıtı’ olsun.

Hepimizin bildiği Özgürlük Anıtı böylece New York’un sembolü haline gelmiş.

Mısır valisi İsmail Paşa’nın ‘Müslüman memleketinde olmaz’ dediği heykel…

İsmail Paşa onay vermiş olsaydı bu devasa anıt Mısır’ın Akdeniz tarafında Orta Doğu’da boy gösteriyor olacaktı.

Müslümanların heykellere karşı tutumu sayesinde bugün New York’ta turistlerin önünde fotoğraf çektirdiği Özgürlük Anıtı oldu…

Başka heykel yapılırdı diye de düşünebiliriz.

Evet, yapılırdı ama bu kadar devasa bir anıt olmazdı…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

5 YORUMLAR

  1. Teşekkürler Sinan Eskicioğlu,
    Müslümanlık ve Müslümanların ne kadar çağdışı, sanat ve tarih düşmanı olduklarını bir kez daha gündeme taşıdığınız için. Bunu söylediğimiz için bize etmedik küfür bırakmazlar. Onlara hakaret ettiğimizi söylerler. Oysa gerçeği yüzlerine söylüyoruz. Bu 1400 yıl önce de böyleydi,
    1000 yıl önce de. Ya yağmalanan ya Avrupalılara satılan veya Osmanlı Padişahlarınca adeta hediye edilen binlerce yıllık ve binlerce sayıdaki tarihi değerlerin Anadolu’dan çıkarılmasına Müslümanlık adeta teşvik etmiştir. Özgürlük Heykeli’nin kabul edilmeyişi ile bir heykelin ucube denilmesi arasında anlayış açısından fark yoktur. Sanat güzellik, tarih bilinç kazandırır. İnsanlık için hava kadar su kadar önemlidir. Bundan yoksun bırakılarak yaşayan toplulukların Dünya’daki şu andaki durumlarına bakarsak, aynı kaynaktan beslenen İŞİD’in aşağılık mensuplarının yakıp yıktıkları eserleri dikkate alırsak durum daha kolay anlaşılacaktır.

    • Yahya Özal kişisine; müslümanların çağdışı olduğunu yazmışınız. İlim sadece heykel yapmak mı ? İleri seviye ülkeler heykel yaparak mı çağ atladı. Mimar Sinan dünyaya nam salmış bir mimardir. heykel yaparak değil, han ,hamam, camı, medrese ,.. köprüler yaparak cemiyete faydalı yapılar inşa ettiler. Lüzumsuz heykeller yaparak değil. Ankara’da Melih Gökçek’in dinazor heykellerine trilyonlar harcadiğından haberin var mı. Tamamen israf. Bunun yerine nice okullar, ilmi ihtiyaç olan bilgisayar donanımlı sınıflar yapılabilirdi. Fotoğraf çektirmek için illaki anıt mı gerekiyor. Bakın İstanbul’a ayosafya:,hristiyanların uğrak merkezi , Trabzon Sürmene manastırı aynı şekilde dünyadan buralara akın ediyorlar. (İllaki müslüman mabedi yada inşası olması gerekmez . Buraların kıymetini bilerek restore etmek yada güzelleştirmek gerekir )Müslümanları çağdışı diye vurgulamak yada ima etmek ne size nede yazara yakışmıyor. Müslümanlığı çağdışı diye niteliyorsaniz ya dininizi değiştirin yada bu sözlerden vazgeçin.

  2. Yoruma izin ver zata ; kardeşim Yahya Özal kişisi İslam’a alenen hakaret etmiş. Çağdışı olduğunu vurgulamış. Yoruma izin veren zat, seni Allah’tan utanmaya davet ediyorum. Hangi din olursa olsun insana hürmet gereği , din aşağılanmaz.

    • Kimseye hakaret etmek istemem. https://www.islamveihsan.com/islamda-resim-ve-heykel-yasak-mi.html . Resim ve heykeli yasaklayan bir anlayış çağdaş olabilir mi sizce. İnsanlar binyıllardır resimler ve heykeller yapmışlardır. Bunları yakıp yıkmak, yok etmek, yasaklamak doğru mudur? Dediğim budur. Herkes her şeyi sevmeyebilir. Sinemayı sevmeyebilir. Ama sinemayı yasaklarsan çağdışı olursun. Bunun gibi bir şey. Daha açıklama ister misiniz?

  3. İslam’da resim belli ölçülerde yasaktır. Birebir canlı tasvirleri yasaktır. Cansiz mevcudat değil.Canli varlıkları tasvir etmek için , farklı şekillerde kullanım metodları kullanılmıştır.Mesela Osmanlı devleti minyatürü kullanmıştır.Osmanlı’da minyatür özellikle devlet erkanini resmetmek için sıkça kullanılmıştır.Yada daha farklı alternatif kullanımlar mevcuttur. Bence siz bir araştırma yapın. Ezbere konuşmayın. Kimseye hakaret etmemisiniz doğrudur, Allah’ın dinine alenen çağdışı diyerek İslam’a hakaret etmisiniz.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here