Pazar: Anormallik, normali getirdi desek yanılmış olmayız sanırım

2

Koronalı günlerde olağandışı zamanları yaşıyoruz. 

Sizler, bizler, dünyanın her tarafındaki insanlar… Kimi zaman bıkıyoruz haberlerden ama gene de takip etmeyi bırakmıyoruz. Kimisi ‘kaç vaka oldu ve ölen sayısı nedir’ diye bakıyor, kimisi de ‘ne zaman bu kısıtlama geçecek acaba, yeni gelişme var mı?’ diye. 

Gariplikler de olmuyor değil. Daha dün bahsettiğim ‘özel gruplara tahsis edilmiş ibadetler’, sokakları köpük köpük yıkayan belediyeler, meydana dezenfekte geçişi kuran şehirler…

‘Bu kadar kimyasallarla yıkamalar yeraltı su kaynaklarına zarar vermez mi?’ diye düşünmüyorlar mıdır diye de aklıma geliyor. 

Bu zarar aklıma gelirken, olumlu olan ama aklımın takıldığı başka konu da: ‘Hava temizlendi ve oksijen kalitesi arttı, acaba vücüdumuz buna uyum sağlayabilir mi? Yoksa başka küçük rahatsızlıklar oluşur mu? 

Bu olağandışı süreç olumlu tarafından baktığımızda bir normalliği de beraberinde getirdi. Doğanın daha az kirlenmesi, insanların doğaya daha az atık bırakması; açıkcası doğanın bir nefes alması yanında iletişim çok değişti. 

Sürekli gezi, yemek, saçma sapan video paylaşımları kalmadı, sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Dedeler, nineler ve torunlar videolar çekiyorlar. Sanırım şimdiye kadar hiç bu kadar yakın ilişkide olmamışlardı. 

İnsanlık dünyanın tek bir mekan olduğunu anladı ve hep bir ağızdan ‘aynı gemideyiz’ demeye başladı. 

Reklam

Evet, aynı gemideyiz. 

Evet, insan olarak eşitiz. 

Eşit olduğumuzun farkındalığı arttı. Sarayda prens olan da, başbakan olan da, ünlü de, sıradan insan da aynı. 

Virüs bunu ‘bam’ diye insanların yüzüne vurdu. 

Bütün bu gelişmelere ve haberlere olumlu tarafından olduğu kadar, komplo teorileriyle zenginleştirilmiş, intikam, kin ve nefret tarafından bakanlar da var. Bu da insanların iç dünyalarını gözler önüne seriyor. 

Bu günler bir gerçeği de aynı şekilde ‘bam’ diye insanların yüzüne vurdu: Din-Bilim konusu. 

Din insanları garip davranışlar sergilerken, insanlık tedavi yöntemi ve aşının bulunmasına odaklandı. 

Ekranlarda ahkam kesen din satıcıları bir anda kayboldu. Bastonlarla şov yapanlar evden dışarı çıkmıyorlar. 

Reklam

Bilim konuşuluyor.  

İnsanlar dua ediyorlar ama kulaklarını da ‘bilim ne bulacak’ diye reserve ediyorlar. 

Korona günleri anormalliğiyle ‘normal olanı’ bütün çıplaklığıyla yüzümüze vurdu…

Hangi bilim?

Hangi medeniyet? 

Hangi sistem? 

Hangi din anlayışı? 

Hangi hayat…

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

2 YORUMLAR

  1. http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/11058/SonEk/10087/Resat-Nuri-Erol/Saglik-sorunu-aslinda-Sosyal-Tufan-seviyesinde

    BİR YIL ÖNCE YAZILAN BU YAZIYI
    VE
    BU YAZI ÖNCESİNDE YAZILAN BİRKAÇ YAZIYI
    TEKRAR TEKRAR OKUYUP SAĞLIK SİSTEMİNİ DÜŞÜNME ZAMANIDIR DİYORUM…
    EVET…
    DÜŞÜNME…
    VE
    SONRASINDA GEREĞİNİ YAPMA…
    GEREĞİNİ YAPMA YAZILARI DA YAZILIYOR;
    http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/11583/SonEk/0/Resat-Nuri-Erol/Virus-dunya-duzeni-mi-Adil-Dunya-Duzeni-mi-1

    http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/11589/SonEk/0/Resat-Nuri-Erol/Virus-dunya-duzeni-mi-Adil-Dunya-Duzeni-mi-4

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here