Polis intiharlarına dikkat!..

0

Korona salgınında en çok mağdur olan iki ciddi meslek grubu var.

Sağlık ve emniyet çalışanları.

Gecesini gündüzüne katarak çalışıyorlar.

Hizmetlerinin karşılığı ödenemez.

Ancak sağlık çalışanları, toplumun nazarına sürekli sunulurken; emniyet çalışanlarını kimse nazara vermedi.

Virüsten dolayı kaç emniyet personelinin hayatını kaybettiğini dahi bilmiyoruz.

Oysa insanlarla en çok muhatap olanlardan biri de emniyet güçleriydi.

Alınan kararların uygulanmasında teşkilatın büyük çabası oldu.

Polise verilen “3600 ek gösterge” sözü de tutulmadı.

Ciddi ekonomik zorluklar yaşıyorlar.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, polis intiharlarının araştırılması için Meclis Başkanlığına araştırma önergesi verdi.

Son bir ayda 20 polisin intihar ettiğine dikkat çekti.

2021 yılında 40 civarı polisin intihar ettiği belirtiliyor.

Araştırma önergesinde polis intiharlarının nedenlerine ilişkin tespitler ise şöyle:

“Amir baskısı”, “Yoğun ve kesintisiz, zorlu, stresli çalışma temposu”, “Polis üzerindeki tayin sopası”, “Terfilerde siyasi ilişkiler”.

İntiharların yarın önlenemez bir boyuta ulaşmaması için Emniyet çalışanlarının bu problemlerinin bir an önce çözüme kavuşması gerekiyor.

Peki bu insanların sıkıntılarını kim çözecek?

İntiharlarını kim önleyecek?

Aramızdan sessizce ayrılışlarını kim önleyecek?

Tabi ki siyaset kurumu.

Ama nerede?

Çözüm üretmek yerine onlar, kürsülerden birbirlerine sert sözlerle yüklenmekle meşguller.

MHP lideri Bahçeli: Biz demiyoruz ki hiç sorun yoktur fakat CHP yönetiminin anlattığı gibi kötümser bir Türkiye söz konusu değildir. Kıskananların çatlaması da doğal olarak beklenmelidir. Bizim askıda ekmek kampanyamızı tenkit edenler askıda fatura uygulamasına geçtiler.

Erzurumlu bir kadın: “Hiç iyi değiliz, mahvolduk, gittik pahalılıkla. Çoluk çocuk meyve istiyor, alamıyoruz. Çocuklarımızın işi yok, memleketimizde fabrika yok. Gençlerimiz perişan, kiralar almış başını gidiyor. Her gün kalkıyoruz, bir yolsuzlukla karşılaşıyoruz. Kanal İstanbul’u ne yapacağım, Erzurum’a, Van’a, Ağrı’ya fabrika yapsın.”

Bahçeli: “Öldürülen Deniz Poyraz’ın kim olduğunu ben size söyleyeyim, PKK’nın kırsal katılım sorumlusu, şehirden dağa çıkmak isteyen PKK sempatizanlarını terör kamplarına sevk eden halkanın içinde yer alan milis işbirlikçidir.”

HDP’li Buldun: “Hükümetin küçük ortağı ‘işlenen cinayetin sağını, solunu, önünü, arkasını araştıralım’ dedi. Hodri meydan diyoruz. Bugün grubumuz önerge verecek. Görelim bakalım. Kuralım bir komisyon ve bu işin sağında solunda kim varsa açığa çıksın. Çıkartmayan namerttir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Müzikle ilgili sınırlamayı da daha ileri bir saat olan 24.00’e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur.”

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Yahu arkadaş çifter çifter maaş alan beslemelerin var, bundan rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız oluyorsun. Bu memlekette 10 milyonu aşkın işsiz var, baba oğul evde birbirinin yüzüne bakamıyor bundan rahatsız olmuyorsun müzikten rahatsız oluyorsun.

Sosyal medyadan da #kusurabakıyoruz etiketi altında tepkisel paylaşımlar yapıldı.

Memleketimin siyasi manzarası da böyle.

Toplum her konuda ikiye bölünüyor.

Ortak noktalarımız, değerlerimiz kalmadı.

Kim kime daha çok yüklenebilirse.

Düşmanlaştırma, ötekileştirme, terörize etme ve başkalarını suçlama hedef olmuş.

Ekonomik sosyal ve hukuksal onlarca sorun orta yerde dururken siyasetçilerimiz bu şekilde bizlere çözüm üretiyorlar.

Kimse burnundan kıl aldırmıyor.

Siyaset kurumuna olan güven, her geçen gün biraz daha azalıyor.

İktidarıyla muhalefetiyle enerjimizi, birbirimize yüklemek yerine problemlerin çözümüne harcama zamanı gelmedi mi?

Önceki İçerik9 detoks etkili besin…
Sonraki İçerikLanetlik Kazanç Rüşvet
1978 yılında Erzurum'da dünyaya geldi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv ve Sinema Bölümü mezunu; Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu; Atatürk Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu mezunu. 2001 yılında gazetecilik hayatına başladı. Erzurum'daki yerel gazetelerin çeşitli birimlerinde 3 yıl çalıştıktan sonra Diyarbakır ve Ankara'da Parlamento Muhabirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda 11 yıl gazetecilik yaptı. 2017 yılından itibaren ise Ocakmedya'da yazmaya başladı. Halen Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here