Prof. Dr. Haluk Savaş’ın Vasiyeti

0

“Meriç’te boğulmayacağım, bağıra bağıra ülkemde öleceğim ve herkes bu zulmü kimin yaptığını bilecek.” demişti.

Mücadelesini de bu felsefe üzerine kurmuştu ve dediğini de yaptı. Haksızlıkları bağıra bağıra vefat etti.

“Hiçbir yere gitmeyeceğiz, biz buranın insanıyız, burada misafir değil ev sahibiyiz. Bizi sokağa, çöpe atar gibi davranmanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Biz insanca muamelemize, barış için muamelemize devam edeceğiz. KHK’lıları çöpe atmaya çalıştınız ama onlar hayattalar ve yaşıyorlar. ‘Ağaç kökü yesinler’ dediniz ama onlar arkadaşlarının güzel duygularıyla birlikte yaşıyorlar. Bizim hiçbir silahımız yok, hiçbir terör örgütü üyesi değiliz. Biz barışçıl insanlarız, bizim işimiz çiçekle ve sevgiyle.”

“KHK’lar gidecek, biz kalacağız.” diyerek yardıma muhtaç kim varsa imdadına koşmuş ve çevresine umut aşılamıştı.

KHK mücadelesinin sembol isimlerindendi.

Dünyasını değiştirdi ama duruşuyla da ismini altın harflerle tarihe yazdırdı.

Haluk Savaş’ın hayatını kaybettiğini eşi Doç. Dr. Esen Savaş, “‘Elim birine değsin, Isıtayım üşüdüyse Boşa gitmesin son sıcaklığım’ zihniyeti ile yaşamış, herkese iyilik yapmaya çalışan, melek kalpli eşimi kaybettim. Meleğim gitti.” ifadeleriyle duyurdu.

Prof. Dr. Haluk Savaş, psikiyatri profesörüydü.

Reklam

Gaziantep Üniversitesinde çalışırken 1 Eylül 2016 tarihinde ‘terörist’ diye fişlenip KHK ile üniversiteden atıldı.

Eylül ayının sonunda gözaltına alınıp tutuklandı. Hapishanede 2 ay kaldı, bu sürede kanser hastası olduğu anlaşıldı. Buna rağmen hapishanede tutulmaya devam edildi.

Tedavisi aksadı, ameliyatı gecikti.

En ağır kanserlerden birisi safra kesesi kanseriydi, pankreasta da vardı. Ameliyatı tam 9,5 saat sürmüştü. 

Ocak 2019’da beraat etti.

Beraatine rağmen pasaportu bir süre verilmedi.

Suçsuzluğu ispatlanan Savaş, tedavi için yurt dışına çıkmak istedi ama pasaport engeliyle karşılaştı. Kamuoyunun desteğiyle pasaportu üzerindeki tahdidi kaldırıldı ve yurt dışına gitti.

39 ay ömrü olacağı istatistiklerde yazıyordu. Bu yaşadıklarını Almanya’nın Köln şehrinde kendisi anlatırken 39 ayın 35 ayı geçmişti.

Reklam

“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler.” diyordu Yaşar Kemal.

Yerin, altı mı daha hayırlı yoksa üstü mü; bunu tahmin etmek gerçekten çok zorlaştı.

Adaletsizlik, haksızlık, hukuksuzluk, vurdumduymazlık güzel bir insanın daha aramızdan erken ayrılmasına sebep oldu.

Tıpkı babasına hasret giden kanser hastası 8 yaşındaki Kara Efemiz Ahmet Burhan Ataç gibi.

Zulüm, küçük büyük, yaşlı genç, kadın erkek dinlemiyor.

Bu noktada Mâide Suresi 8. Ayeti yeniden hatırlamakta fayda var:

“Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

Haluk Savaş Hocamız, KHK’lıları yetim bıraktı.

Bize düşen ise bıraktığı davasını omuzlayıp daha büyük bir azimle haksızlıklara, zulümlere karşı mücadele etmektir. Prof. Dr. Haluk Savaş’ın hayalini yerine getirmek için son nefesimize kadar çalışmaktır.

Sayın Haluk Savaş’ın vasiyetini ben de sizlere aktarıyorum:

“Daha demokratik, daha insancıl, herkesin hayatına, yaşama hakkına, insani değerlerine, düşüncelerine değer verildiği, herkesin saygı gördüğü daha demokratik bir Türkiye’de insanlarla kucaklaşmak istiyorum.”

Haluk Hocama Allah’tan rahmet, değerli eşi Doç. Dr. Esen Savaş başta olmak üzere yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Rabbim, sonsuz rahmetiyle muamele etsin.

Âmin.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here