Putin, Esad’ı Moskova’da ağırladı..

0

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Pazartesi günü ülkesindeki iç savaşın başından beri en büyük destekçilerinden olan Rusya’ya üçüncü kez gitti.

Esad, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüştü. Görüşmenin ana konusu muhaliflerin elinde kalan son bölgeler oldu. Putin, “Suriye’de en büyük sorun yabancı güçlerin varlığı” dedi. Putin’in isim vermeden “yabancı silahlı güçler” diyerek Türkiye ve ABD’yi eleştirdiği yorumları yapılıyor.

Daha önce açıklanmayan ziyaret, Kremlin ve Şam’ın açıklamalarıyla Salı sabahı duyuruldu. Esad’ın ofisinin sosyal medya hesaplarında fotoğrafları ve görüntüleri paylaşılan görüşmede, iki lider “ülkedeki yabancı güçlerin varlığını” eleştirdi.

Esad ve Putin, bu güçlerin desteklediği muhaliflerin elinde kalan bölgelerin nasıl Şam ordusunun kontrolüne girebileceği üzerine konuştu. Rusya’nın Esad’a yönelik doğrudan askeri yardımı, Rus hava kuvvetlerinin ülkeye girmesiyle 2015’te başlamıştı. O tarihten sonra Esad’ın ordusu hızla birçok bölgeyi muhaliflerden geri aldı.

Şu an muhaliflerin elindeki bölgede Türk askeri de görev yapıyor. 2017’den bu yana Rusya ile Türkiye arasında bu konudaki gerilim sürüyor. Zaman zaman mutabakatlar sağlansa da Türk diplomatik yetkililer, “Rusya’nın gözü her zaman orada” diyor.

Şam’dan yapılan açıklamada, Esad’ın şu sözlerine yer verildi: “Sayın Putin’e ve Rusya’ya, devletimizin egemenliği ve halkların kendi kaderini tayin hakkını sağlayan uluslararası hukuku savunmak için uluslararası toplantılarda gösterdikleri çabadan dolayı teşekkür ederim. Suriye ve Rus ordularının başarıları sadece topraklarımızın kurtulması ve mültecilerin evlerine dönmesine değil; sınır tanımayan terörden dünya genelinde birçok masum insanın korunmasını da sağladı.”

Türkiye, Rusya ve İran’ın sürdürdüğü Astana toplantıları ve Cenevre’de Birleşmiş Milletler öncülüğünde yapılan toplantılara da değinen Esad, “Yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin önünde engeller var çünkü teröristleri destekleyen ve Suriye’deki istikrarsızlıktan çıkar sağlayan ülkeler var” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesi, çoğunluğu El Kaide’yle bağları olan Hayat Tahrir el Şam olmak üzere radikal muhaliflerin elinde. Afrin ve Cerablus bölgesi ise Türk ordusu destekli muhaliflerin kontrolünde. Bölgede pek çok Türk askeri de görev yapıyor.

Suriye’nin güneyindeki Ürdün sınırında bulunan Dera’da da son haftalarda Suriye ordusu, İran’a bağlı milis güçler ve muhalifler arasında çatışmalar yaşandı. 2018’deki ateşkesin ardından ilk kez gerilimin bu kadar arttığı şehirde kısa bir süre önce Rusya aracılığıyla ateşkes sağlandı.

Putin de, Moskova’da Esad ile yaptığı görüşmede “yabancı güçlerin ülkedeki varlığını” eleştirdi: “Ortak çabalarımız sonucunda Suriye topraklarının büyük bir kısmı özgürleştirildi, teröristler ciddi zarar gördü, Suriye hükümeti ülkenin yüzde 90’ını kontrol ediyor.

“Bence şu an Suriye’de en büyük sorun yabancı silahlı güçler. Birleşmiş Milletler kararı olmadan ve siz [Beşar Esad] talep etmediğiniz halde ülkenin bazı bölgelerinde bulunuyorlar. Bu da açıkça uluslararası hukuka aykırı. Ülkede bazı ceplerde kontrol etmesi kolay olmayan teröristlerin saldırıları sürüyor, sivilleri de terörize ediyorlar.”

Ülkenin kuzeydoğusu ve doğusunda da geniş bir toprak parçası, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolünde. ABD askerlerinin de bulunduğu bölgede gücü elinde tutan SDG’nin omurgasını PYD (Demokratik Birlik Partisi) ve ona bağlı silahlı gruplarla aşiretler oluşturuyor. Türkiye, PYD’yi PKK ile bağlantıları gerekçesiyle “terör örgütü” olarak kabul ediyor.

BBC Türkçe’nin ulaştığı Türk diplomatik kaynaklar, özellikle Dera’da son dönemde yaşanan gerilimin İran’ın ülkedeki konumunu konsolide etme ve Rusya karşısında geri çekilmeme çabası olduğu değerlendirmesinde bulunuyor. İsrail’in İran destekli milislere yönelik füze operasyonlarında da Rusya’nın radarlarını kapatmış olmasını, bu mücadelenin bir sonucu olarak görüyorlar.

İdlib ve Afrin bölgesi için de “Rusya’nın yıllardır orada kontrolü ele geçirme hedefi var, bunu da saklamıyorlar” diyen bir Türk diplomatik yetkili, zaman zaman ihlâller yaşansa da 5 Mart 2020’deki ateşkes anlaşmasından bu yana İdlib’de Suriye ve Rusya’nın ciddi bir operasyon yapmadığını, Türkiye’nin sessiz kalmayacağını gördüklerini, Ankara’yı gözden çıkaracak bir adım atılmasını beklemediklerini belirtti.

Aynı kaynaklara göre Ankara, Moskova’ya, İdlib’de HTŞ’ye yönelik ortak operasyon önerisi de götürdü ancak Rusya bunu kabul etmedi çünkü Moskova’nın “nihai hedefi bölgeyi Şam ile koordineli olarak ele geçirmek.”

Bunun için de “sivilleri vurarak HTŞ’ye sığınmaya mecbur bırakma ve sivilleri terörize etme politikası izledikleri” değerlendiriliyor. Esad görüşmede, BM’nin geçen yıl Esad’ı siyasi çözüme mecbur bırakacağı gerekçesiyle sıkılaştırdığı yaptırımları da eleştirdi ve “insanlık dışı ve hukuksuz” olarak değerlendirdi: “Suriye halkı üzerinde insanlık dışı olarak nitelendirdiğimiz hukuksuz bir abluka var.”

Mart 2011’de başlayan iç savaşta ABD başta olmak Batı ülkelerine karşı Esad’ın en büyük destekçisi Rusya ve İran oldu. Esad, savaş başladıktan sonra ilk kez Ekim 2015’te Moskova’ya giderek Putin’le bir araya geldi. Bu, Esad’ın savaş tüm ülkeye yayıldıktan sonra bilinen ilk yurt dışı ziyareti oldu.

Ardından Putin, Aralık 2017’de Suriye’deki Rus Hmeymim Hava Üssü’ne giderek Esad’la bir araya geldi. Bu ziyarette Putin’in korumalarının Esad’ı durdurması ve Putin’e öncelik vermesi; aslında “Putin’in Esad’ı orada ziyaretçi olarak gördüğü” yorumlarına yol açmıştı.

Ardından Mayıs 2018’de Esad, Putin’in Soçi’deki rezidansına gitti. İkili arasındaki dördüncü bilinen yüz yüze görüşme de Ocak 2020’de Şam’da oldu. Bu, Putin’in savaşın başından bu yana Suriye’nin başkenti Şam’a ilk gidişi oldu. Putin, artık ülkenin büyük bir kısmında kontrolü yeniden sağlayan Esad’ı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ziyaret ederek dünyaya bir mesaj vermiş oldu.

Kaynak: BBC Türkçe

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here