Rusya & Ukrayna Krizine Farklı Bir Bakış Açısı; “Kolomoyskyi – Yahudi Mafyası – 1+1 TV ve Zelenskiy”

0

Rusya & Ukrayna krizinin nasıl başladığını TV’lerdeki birçok uzmandan zaten defalarca dinlediniz, okudunuz, öğrendiniz. 

Ancak, bir de olayların daha “girift” – “karmaşık” ve “derin” yönleri var. Yahudi Mafyası – Privat & Privat Bank Group – Kolomoyskyi – Kvartal95 Şti ve hatta Ulusal Ukrayna 1+1 Televizyon kanalı… Ve tabii en sonunda da; Zelenskiy.

Bu kadar karmaşık kelimelerin oluşturduğu bir denklem ile Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı müdahalenin bağlantısı elbette ki kolay ve tek bir köşeye sığacak türden değil. 

Ancak olaylar hatta bu kriz; Odessa şehrinin yoksul ve kalabalık Yahudi Mahallelerinde başlıyor. 

SSCB’nin dağılmasından sonra bir anda bürokratik boşluklar içinde kalan, bağımsızlığını taze ilan etmiş Ukrayna’da Sovyetlerin birçok alandan çekilmesi ile ülkede ciddi bir keşmekeş oluştu. Bölgeden ülkelerine dönen Sovyet ordularının arkalarında bıraktıkları “Silah ve Mühimmat Depoları” başta olmak üzere eli silah tutan her Ukraynalı ve Rus tarafından yağmalandı. Yaklaşık olarak 32 Milyar $’lık bir silah Sovyet Ordularının Ukrayna’daki depolarında kayboldu. Ve aynı silahlar çok sonra Batı Afrika ve Orta Asya’da görülmeye başlandı. 

Bu depoların en büyüklerinden biri de Odessa şehrindeydi. Bir liman kenti olmasından dolayı ciddi rakamlarda Deniz Kuvvetleri mühimmatı mevcuttu kentteki depolarda. Ve bölgede yoğun yaşayan ve Sovyet sisteminde büyük yokluklarla terbiye olmuş Yahudi Ukraynalılar tarafından ciddi bir gelire dönüştü bu. Silah işiyle kendine yer bulan Yahudi gruplar daha sonra kaçak sigara işi ile Napoli üzerinden tüm Orta Avrupa’da sektöre girdiler. İlerleyen yıllarda ve tarihler 2000’leri gösterdiğinde bu Yahudi gruplar, kurumsallaşmış, kendi içlerinde hiyerarşik yapıları oluşmuş ve ciddi bir ateşli silah – insan gücüne ulaştılar. Kazandıkları illegal paralarla milyarlara hükmeder oldular ve bir sınıf ortaya çıktı; “Süper Zengin Yahudi Oligarklar” 

Bu sınıf içinde, çok sonraları, 1985 yılında Dnipro Üniversitesi Metalürji Mühendisliği bölümünü bitirmiş bir genç sivrilecekti. Ve Ukrayna’nın en zengin ikinci kişisi olacaktı. Ortodoks Yahudi bir ailede dünyaya gelmiş Ihor (Igor) Kolomoyskyi. 

Mezun olduktan sonra yaklaşık 2 yıl kadar SSCB’ye bağlı bazı devlet kurumlarında çalıştıktan sonra 1990’da Gennadiy Bogolyubov ve Oleksiy Martynov ile birlikte gayri resmi bir ticari oluşum içine girdiler. İsmi yoktu ama düşündüler, Privat Group… 

Yapacakları ticaret, demir perdeden ülkelerine giremeyen batı menşei; spor ayakkabı – eşofman ve diğer konfeksiyon ürünleriydi. Ancak ilk ticaretlerinden sonra şunu fark ettiler, halkın Adidas – Nike – Puma spor ayakkabıya değil mutfakta kullanacakları, tencere / tava – pişirme kabı ve her türlü çelik ürününe ihtiyaçları vardı. Hemen alan değiştirip, çelik mutfak eşyaları getirmeye başladılar. 1992’den sonra çelik tencere getirmekten vazgeçip, direk ham çelik getirip, kendileri üretmeye başladılar. Ve servet damla damla oluşmaya başladı. Ancak “hırs” kontrol edilmediği sürece sizi kuyruğunuzdan yemeye başlayan bir yılan kafası gibidir.

Ne yazık ki; Kolomoyskyi durmadı. Önce ortaklarını silah zoruyla hisselerinden vazgeçirdi. Hatta birinin kızını İsviçre’ye kaçırdı. Bu dönemde de İsviçre ile bağlantıları güçlendi. Ardından resmi bir tabelaya kavuşmuş olan “Privat Group”u bürokratik boşluktan faydalanarak Ukrayna’nın cevher madenlerinde söz ve hak sahibi yaptı. 

Ülkedeki tüm ferroalyaj cevherlerinin sahibi oldu. Üstelik bir gecede. Stakhanov, Luhanska, Zaporizhzhia, Alapayevsk gibi şehirlerde tesisler oluşturdu. Ve birçok Doğu Avrupalı “Silah Kaçakçısı Baron”la çalışmaya başladı. Rus mafyası ile de dirsek temasını asla kesmiyordu. O günlerde “Medyatik” Rus, Roman Abramoviç ile yolları kesişti. Yine o dönemlerde Rusların ve Putin’in göz bebeği olan Abramoviç ile bir ticari anlaşmazlık yaşadı. Ve Abramoviç’i 3,5 milyar dolar dolandırdığı iddia edildi. Putin’den açıklama sert geldi; “Roman’ımızı (!!!) üzen bu Ukraynalı ile elbet bir gün karşılaşacağız.” Böylelikle Kolomoyskyi’nin Rusya’daki faaliyetlerine son verildi. Kırım’da bulunan madenleri kamulaştırıldı. Gayrimenkullerine el koyuldu ve hazineye devredildi. Komomoyskyi defalarca mahkeme kapısını aşındırsa da sonuç değişmedi. Cepheler oluştu. “Putin Rusya’sı & Kolomoyskyi Ukrayna’sı” Çıkarlar karşı karşıya gelmişti çünkü bir kere. 

Ardından Kolomoyskyi; Ukrayna’nın en büyük bankalarından biri olan Privat Bank’ta yaptığı usulsüz işlemlerden dolayı Londra’da gıyaben yargılandı ve 4 milyar dolarlık servetine el koyuldu. Zamanın Ukrayna devlet başkanı Poroşenko tarafından banka millîleştirildi. Bir cephe daha açılmıştı Kolomoyskyi için… 

Hedefe ve menzile yeni biri girmişti; Poroşenko…

O günlerde medya alanında hareketli olan Privat Gruop’a bağlı ulusal yayın yapan 1+1 Televizyonuna “Kvartal95” isimli yapım şirketi kendi hazırladığı bir programı teklif etti. “Halkın Hizmetkârı” ydı programın adı. Program basitti. Bir öğretmen, Ukrayna devlet başkanı oluyor ve öyle davranıyor, öyle yaşıyor hatta öyle kararlar veriyordu. Bir sitcom gibiydi ama tamda öyle sayılmazdı. Ama temeli komediydi. Mizahtı. Gerçeklerle alakası yoktu. Televizyon yöneticileri birkaç pilot bölüm yayınladılar. Ve şov patladı. Ukrayna’nın en çok izlenen, beklenen, yayınlandığı saatlerde sokaklarda kimsenin gözükmediği bir programa döndü. Şovun başrolünde; Volodimir Zelenskiy vardı. 

1978 yılında, Krivoy Rog şehrinde, Yahudi bir ailede dünyaya gelmiş bir komedyen. Birçok dile çevrilip, Ukrayna kültürüne hâkim ülkelerde de yayınlanmaya başlandı. Bir anda Zelenskiy patladı. Tabii onunla birlikte “Kvartal95 Yapım Şti.” de pastadan payını cömertçe alıyordu. 

Ukrayna’da hakkında birçok illegal faaliyetten dolayı yakalama kararı olan Kolomoyskyi ülkeden ayrılmış ve İsrail’e geçmişti. Güvenli ve kutsal topraklara sığınmıştı. Zelenskiy ile ilk orada Tel Aviv’de bir araya geldiler ve kişisel arkadaşlıkları işte o gün başladı. Zelenskiy çok çok iyi bir devlet başkanını oynuyordu. Dürüsttü, namusluydu, temiz yüzlü – çekici ve sempatikti. Aktör olarak yaptığı işi neden gerçekte de yapmamalıydı ki? Kolomoyskyi’nin kafasına yatmıştı bu fikir.

Donbas’taki kanlı olaylar, Ukrayna’nın AB telaşı, NATO isteği ve Ukrayna içinde kutuplaşmış grupların ülkeyi germesi ile çıkmaz sokaklar alev almaya başlamış, herkes elinde demir çubuklarla dolaşır olmuştu. Ukrayna devletinin tam midesine demir bir yumruk inmiş ve canı çok yanıyordu. 

20 Mayıs 2019’da yapılacak seçimler öncesinde Komoyskyi’nin ciddi bir desteği ile güçlenen ve mitinglerden – propaganda savaşlarından daha çok sosyal medya da stand-up şovlarla seçim programı yürüten Zelinskiy, o tarihte oyların %73,2’sini alarak Ukrayna Devlet Başkanı oldu. 

Çanlar Rusya için çalmaya başlamıştı. Batı yanlısı, AB heveslisi ve NATO destekçisi bu yeni lider diğer yandan da Yahudi Oligark’ın piyonuydu. Üstelik Rusya ile kanlı bıçaklı olan bir oligarkttı bu piyonu olduğu. 

Zelenskiy ilk olarak Kolomoyskyi ülkeye davet etti. Ve Kolomoyskyi ülkeye gelir gelmez ilk icraat hemen; Bir önceki devlet başkanı Petro Poroşenko’yu, Donbas’ta Rus ayrılıkçılar üzerinden kömür satışı yapıp, vatana ihanet suçundan mahkeme önüne çıkarmak oldu. Ona kızgın ve kin güden, Kolomoyskyi’ydi, Zelinskiy bunu hoş gördü ve ondan gelen ricayı (!!!) yerine getirdi. Poroşenko, yurt dışında olduğu bir sırada, özel uçakla Ukrayna’ya gelip ifadesini verdi.

Ancak sorun sadece bu değildi. Bu gerçekleri bilen birileri daha vardı. Vladimir Putin. Bildiği ile gördüklerini değerlendirdi. Zelenskiy bir piyondu, kararları veren Kolomoyski’ydi. Ve kendisine ve ülkesine düşman bu adam bir şekilde ortadan kalkmalıydı. Çünkü Poroşenko yargılamasının hemen ardından Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, önce Trump ile görüşmüş ve Biden için ülkesinde karşı çalışmalara başlamış hatta bu yüzden Trump yargılanmış ama beraat etmişti. Ardından hemen Biden ile masaya oturdu ve Zelenskiy tarihi gafını yaptı; “Ben ülke liderlerinin iyilikleri için çalışmam. Ben kendi iyiliğime destek verenlerle çalışırım” bunu derken Biden’da tam karşısındaydı. İstediği basitti; NATO’ya giriş ve ABD askerlerinin ülkelerinde konuşlanması… Kuzeyden ayı kükrüyor ve sesi Kiev’den duyuluyordu. Ama beyhude bir çabaydı bu… ABD kabul etmedi…

Hiçbir tecrübesi olmayan Zelenskiy, halkın memnuniyet oranının %54’üne sahipti. Gelmeden önce vaat ettiği “Oligarklara karşı savaş” sözde kalmış bilakis Yahudi bir Oligarkla İsviçre Luzern’de defalarca görüşüyordu. Ülkesine döndüğünde ise bambaşka kararlar hemen cebinde duruyordu. 

Putin’in bu duruma daha fazla sabrı kalmadı ve 2 Kasım 2021 günü Rus orduları Ukrayna sınırına yığınak yapmaya başladı. 5 Aralık 2021 günü Ukrayna sınırındaki Rus Ordusu asker sayısı; 170.000 kişiye ulaştı. 24 Şubat 2022 günü de müdahale başladı. 

Şimdi şöyle düşünelim; Bildiğiniz ve okuduğunuz amaç neydi? Bu okuduğunuz yazıdan sonra amaç ne? Kahramanlar kimlerdi? Kim mazlumdu kim zalimdi? Şimdi kim? Kim işgalci, kim vatanseverdi? Kim emperyalist, kim halkçı/ devletçi / ulusalcıydı?

Zelenskiy’i kahraman ilan ettik, omuzlarda taşıdık. 

Peki, bu bilgiler? 

Bu sahip olunanlar? Evet, Rusya, Belarus gibi bir piyon hükümet istiyor orada. Amaç kesinlikle bu! Bunu anlamak için Uluslararası İlişkiler alanında master yapmanıza gerek yok. Ve bu ne kadar haklıdır ne kadar haksızdır, karar sizin… 

Peki ya “Kahraman ilan ettiğimiz” Zelenskiy? Şu andaki serveti bir milyar dolara yaklaştı… Kolomoyski ise Forbes’te en zenginler arasında 199’ncu… Oldu, daha yeni oldu. Bir önceki dönemde yedi yüz küsülerdeydi… 

Demek o ki Efendiler; Filler tepişir… Olan çimenlere olur…