Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu: Şam’da Cuma Namazı kılmayı düşünürken abdest alamaz duruma gelirsiniz

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oruç Reis gemisinin bakım için limana geri döndüğünü hatırlatan Karamollaoğlu, “Biz dış politikada diplomasi ve diyaloğu tercih ederiz. Ama sırf siz iç politika malzemesi yapacaksınız diye, 82 Musul, 83 Kerkük kafasıyla giderseniz, gemiyi limana çekince diyecek söz bulamazsınız. Dış politika hamasetle, asarım keserimle yürütülemez. Şam’da Cuma Namazı kılmayı düşünürken, abdest alamaz duruma gelirsiniz. Türkiye, her alanda tıkandı, Türkiyemiz, bu tıkanıklıklardan kurtulmak mecburiyetindedir. Türkiye’de yeni bir dönem başlamalıdır.” diye konuştu.

Bugün İslam ülkeleri arasındaki iş birliğinin zayıflamasından en çok İsrail’in faydalandığını vurgulayan Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn gibi ülkelerin İsrail ile yaşadıkları normalleşme süreci ortadadır. Bu gelişmeler normalleşme olarak takdim edilse de bu tamamen anormal bir durumdur. İsrail gibi emperyalist hedefleri olan bir siyonist devletin bu coğrafyada normalleşme gibi bir derdi hiçbir zaman olmamıştır. İsrail ve Amerika’dan, bu bölgede yaşayan İslam ülkelerine fayda gelmez.”

İsrail ve Amerika’dan bu bölgede yaşayan İslam ülkelerine dostluk gelmeyeceğini dile getiren Karamollaoğlu, Amerika ve İsrail ile dostluk kurmanın onların tahakkümüne rıza göstermekten başka mana ifade etmediğini savundu.

Bangladeş Dışişleri Bakanı Abdul Momen’in Türkiye ziyaretine de değinen Karamollaoğlu, Momen’in “D8’lere sahip çıkın” çağrısına dikkati çekti. Karamollaoğlu, “20 küsur yıl oldu D8’ler kurulalı. D8’leri kuran rahmetli Erbakan aramızdan ayrıldı. D8’lerin ruhu da neredeyse onunla beraber kayboldu. Bir iskelet var ortada sadece.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin her alanda tıkandığını öne süren Karamollaoğlu, “Madem ki problemlerimiz belli, o halde çözüm de az çok bellidir. Gelin bunu iktidarıyla muhalefetiyle birlikte ele alalım. 18 yıl iktidarda kalan bir anlayışın artık bu problemleri çözemeyeceği net olarak görülmüştür. Burada bir güç birliğine ihtiyaç var. Muhalefetiyle, iktidarıyla bu problemlerin içinden birlikte çıkmak mecburiyetindeyiz.” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) işsizlikle ilgili verilerinin gerçekçi olmadığını iddia eden Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Algı operasyonları ile karşı karşıyayız. İktidarı gerçekçi olmaya davet ediyorum. İşsizlik artıyor mu, azalıyor mu? Millet geçinemiyor! İktidardaki arkadaşlar, alışverişini kendi yapmadığı için pazardaki fiyatlardan haberi yok! Umursamıyorlar da zaten; soğan 3 lira mı olmuş, 33 lira olmuş onların umurunda değil. TÜİK’in rakamlarına kimse inanmıyor. Millet, gerçekleri görüyor; artık siz de görün bu gerçekleri.

Tarımsal üretim, bir ülkenin ‘milli güvenlik’ meselesidir; tarıma gereken destek verilmeli, çiftçimiz ayağa kaldırılmalıdır. Üretime dayalı ekonomiye geçilmeli; üretime dönük olmayan, israf mesabesindeki tüm yatırımlar durdurulmalıdır. Toplumsa dayanışma arttırılmalı; milletimiz arasında oluşan kamplaşma ve kutuplaşma ortadan kaldırılmalıdır. Devletin her kademesinde ehliyet ve liyakat esas alınmalı; Türkiye, ‘parti devleti’ görüntüsünden kurtarılmalıdır.

Adalet kamil manada tesis edilmeli, büyük adalet saraylarının inşası ile adaletin sağlandığı düşüncesinden vazgeçilmeli, Fırat’ın kenarındaki kuzunun bu adalete emanet olduğu şuuru yerleşmelidir. İnsanlarımız artık, kutuplaştıran, kavga ve polemik üreten, gerçek gündemler konuşulmasın diye suni gündemlerle meşgul olan siyaset anlayışından bıktı. Milletimiz artık, kendi dertlerine derman olacak, herkesi kucaklayacak, çözüm üretecek bir siyasi anlayışı görmek istiyor; bir çıkış kapısı, bir umut arıyor. Ülkemiz için çözüm yollarını, iktidarıyla, muhalefetiyle birlikte ele alalım. ‘Yaşanabilir bir Türkiye’ için hepimiz aynı heyecanı duymalıyız. Madem yaşadığımız sorunlarımız ortak, öyleyse bunlara beraber çözüm üretmeliyiz.”

EBA TV üzerinden yapılan eğitim sistemin alt yapısının henüz tam olarak oturmadığını belirten Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Zaten eğitim eşitsizliğinin var olduğu bilinen ülkemizde pandemi ve uzaktan eğitim süreci ile bu eşitsizliğin daha da büyüyeceği endişesi artmaktadır. Yükselen döviz kurlarının etkisiyle teknolojik araç ve gereçlerin pahalandığı da göz önünde bulunduğunda bu yıl dar gelirli velilerimiz kara kara düşünmek durumunda kalmıştır.”

Karamollaoğlu, Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom gibi şirketlere mağdur öğrencilere ücretsiz internet hizmeti sunmaları çağrısında bulundu. Suriye’de insani yardım çalışması yapan Kızılay aracına düzenlenen hain terör saldırısını lanetleyen Karamollaoğlu, saldırıda hayatını kaybeden Kızılay personeline Allah’tan rahmet diledi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here