Sanat bütün güçlerin üstündedir

2

 “Hitler’in bize baktığı o bilindik, tiksinç ve herkesi aşağılayan yüz ifadesinin resmedilmesi rastlantı değildir. Bu onun özellikle seçilmiş, faşizmi anlatan biricik ifadelerinden biridir.

Hitlerin yüzündeki dokularda kullanılan kafatasları dikta rejimlerinin kurbanlarıyla beraber yücelmesi ve gücünü koruyabilmesini anlatır.”

Bu cümlelerde nereden çıktı şimdi dediğinizi duyar gibiyim. Durun canım acele etmeyin, hepsini anlatacağım…

Yaklaşık iki aydır pandemi nedeniyle artmış olan vaka sayılarını kontrol altına almak ümidiyle tüm yurt hafta sonlarını evlerimize kapanarak geçiyorduk. Havalar serin giderken kapalı mekânlarda vakit geçirmek bir nebze daha katlanılır oluyor da ısındıkça, duvarlar adeta insanın üstüne üstüne geliyor sevgili okuyucularım.

Çok şükür vaka sayıları azalınca alınan yeni tedbirler çerçevesinde uzun zamandan beri ilk defa tüm yurt Cumartesi gününü gönlümüzce geçirme fırsatı yakaladık. Kimimiz güneşli bir Haziran gününü yaşıyor olmanın sevinciyle yeşil alanlarda piknik yapmaya, bağa bahçeye koştu. Kimi ben gibi sanatla nefes alanların ilk işi ise şehirdeki etkinliklerin yolunu tutmak oldu.

Sanatın iyileştirici gücü ve yenileyici enerjisinden faydalanmak için ben de erkenden kendimi Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ARTCONTACT İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı’nda buldum.

Haziran 1-5,2021 tarihleri arasında geniş bir mekânda gerçekleştirilen fuarda yüzlerce sanatçının birbirinden nadide eserlerini görme şansına sahip olduğumuz gibi, değerli bir keman sanatçımızdan mini bir konser izleme heyecanını da yakaladık. Sanatseverler, sergi boyunca konferanslar ve söyleşilere de katılım gerçekleştirdi.

Sanatın bir değer olarak toplumda yaygınlaştırılmasını ilke olarak benimseyen fuarda sokak sanatı ve heykel sergileri de izleyicisi ile buluştu.

Eserler arasında dolaşırken sosyetik bir iş insanının galeri sahibi ile arasında geçen diyaloğa da kulak misafiri oldum. Anlatayım…

Hanımefendi beğendiği eserle fotoğraf çektirdikten sonra değeri 18.000 Dolar olan eseri biraz pahalı bulduğunu söyleyince galeri sahibi “Cem Yılmaz bir sanatçıyı keşfedip, eserini satın alınca böyle oluyor. Sanatçı alıp başını gidiyor.” Diyerek yanıtladı.

Ne edeceksiniz şanslı olan birileri evinin duvarlarını muhteşem sanat eserleri ile süslemeye devam ederken bize de ancak böyle uzaktan izlemesi düşüyor. Yine de şükredecek bir şey buluyor bu güzellikleri gören gözlerim, dinleyip anlayan yüreğim için minnetle dolduğumu ifade etmek istiyorum.

Kulağımda klasik müziğin enfes melodileri hem gözüm hem gönlüm bayram ederken derin bir nefes alıp kısa bir süreliğine de olsa yaşamın hengâmesinden kaçmış oldum. Sayelerinde yeniden tazelenip, yaşama karşı şevkle dolduğumu hissettiğim birbirinden eşsiz eserlerin yaratıcılarından birkaçını sizler için seçtim. Buyursunlar iki gözüm…

K. Atatürk İMZASI VE ETEM ÇALIŞKAN Anıtkabir’in hatlarını öğretmeni Prof. Emin Barın ile birlikte yazan Etem Çalışkan; Atatürk’ün gerçek imzasına bağlı kalarak “K.Atatürk” şeklindeki kaligrafik çalışmayı hazırlayan sanatçıdır. Sanatçı eserlerini “Etem Çalışkan’a ait” diye niteleyebileceğimiz şekilde özgün sözlerle bezemeyi sever. Kendisine göre “Yazı sözdür, harfler ise sözlerin notası”…

Bu nedenle Etem Çalışkan’ın eserlerini “senfonik bir kaligrafi” olarak görebiliriz. Kendileri şu an 92 yaşında olmasına rağmen fuar haberini alır almaz bir yıl içinde onlarca eseri bir çocuğun coşkusu ile yaratmış bir duayendir. Sanatçıya göre evren bir tuval, eline geçirdiği tüm nesneler ise fırçasıdır.

Eskinin tecrübesini yepyeni bir resmetme anlayışı ile harmanlayan sanatçımıza bu güzel eserleri üretip, biz sanatseverlerle paylaşması için nice sağlıklı yıllar dileriz.

SAĞLIKÇILARIN SANATLA ŞİFASI: DIŞKAPI SANAT ATÖLYESİ

Onların hepsi bizim tek tek kanatsız meleğimiz… Bu zorlu dönemi atlatmamız için kendini adeta siper eden isimsiz kahramanlarımız. Evet, doktorlarıyla hemşireleriyle tüm sağlık çalışanlarından bahsediyorum.

Düşünün, bir sanat atölyesi.

Bir hastanede.

Zorlu pandemi koşullarında, Ankara Dışkapı Eğitim Araştırma Hastanesi yönetimi, hastane bünyesinde bir katta bir atölye kuruyor ve tüm sağlık çalışanlarını sanatın iyileştirici gücünden şifa alması için destekliyor.

Tüm zorlukları ve hatta ölümü bile göze alarak insanlığa yararı düşünen…

Kendi sağlığını, ailesini ihmal ederek ön cephede savaşan, yiğit yürekli sağlık çalışanları birbirinden eşsiz eserler üretmiş.

Fuarı gezerken tanıştığım hastanede görevli sağlık çalışanı, sanatçı Kemal Ulutaş “Tüm gün Covid-19 la boğuşup bazen de hekim arkadaşlarımızı kaybederken hepimiz ailelerimize hastalık bulaştırmaktan korkuyorduk. İzole olmamız gereken anlarda atölyeye kapanıp hem stresimizi attık, hem de duygularımızı tuvale yansıttık. Çok zorlu bir süreçti.” diyerek duygularını dile getirdi.

İnsanları yücelten acılar değil, acılara sanatla gösterdiği direnç olduğundan sağlık çalışanlarımızı sanatın içinde de görmek çok hoş bir duyguydu. Devamını diliyorum.

ÇOK YÖNLÜ BİR SANATÇI: FAHRİYE FAREN ÇITAKLI

Karikatür ve resim sanatçısı olan Fahriye Faren Çıtaklı’nın resim, karikatür, illustrasyon ve fotoğraf çalışmaları bulunmaktadır.

Çıtaklı eserini betimlerken : “Faşizm terimi yüzyıla yakındır hayatımızda olsa da insanlık tarihi boyunca ırkçılık ve dikta rejimleri hep var olmuştur. Ama baskının ve baskıcının olduğu yerde daima özgürlük için mücadele eden aydınlar vardır. Sanat da bu mücadelenin verildiği alanlardan biri olmuştur. Bu sanat eseri de faşizmle mücadeleyi sürdürme niteliği taşımaktadır.

Eğer yeryüzünde faşist yönetimler hâlâ varlığını sürdürüyorsa uzakta gözüken diktatörlük distopyalarının bize hiçbir zaman uzak olmayacağı ve bir sonraki hedefin bizim özgürlük alanımız olabileceğini ifade eder.

Hitler’in bize baktığı o bilindik, tiksinç ve herkesi aşağılayan yüz ifadesinin resmedilmesi rastlantı değildir. Bu onun özellikle seçilmiş, faşizmi anlatan biricik ifadelerinden biridir.

Hitlerin yüzündeki dokularda kullanılan kafatasları dikta rejimlerinin kurbanlarıyla beraber yücelmesi ve gücünü koruyabilmesini anlatır.

Bununla beraber eli kanlı faşizmin milyonlarca kurbanına bir göndermedir.” Diye ifade etmektedir.

İşin ilginç yanı ise Fahriye hanımla söyleşimizde kendisi faşizmi kınamak için yapılan bu eserin birçok galeriden veto yediğini, sergilemekten çekindiklerini dile getirdi.

Çok enteresan… Neden acaba!


Sanatçı Fahriye Faren Çıtaklı ve eseri

DOĞAL YAŞAM FESTİVALİ VE PELİN ULUSOY

Karantina bitti deyince beni eve sokabilene aşk olsun dedim. Ve fuarın ardından organizasyonu Pelin Ulusoy Tepret tarafından, “Yeni Bir Yaşam” etkinlik alanı Kemerburgaz Kent Ormanında gerçekleştirilen şehrin en doğal festivali Doğal Yaşam Festivali’ ne de katıldım.

Evlerde sıkılıp bunalan şehrin sakinleri yeşil alanlara sere serpe yayılmış kendini güneşin sıcak kollarına bırakmıştı. Bazı çocuklar neşe içinde midillilere biniyor, salıncaklarda sallanıyor, atlıkarıncada güzel havanın keyfini çıkarıyordu.

Pandemi döneminde sosyalleşme ihtiyacımızın olduğu şu günlerde açık havada gezip dolaşmak insana yeniden o eski zamanlardaki özgürlük hissi ile dolduruyordu.

Etkinliğe katılan ziyaretçiler, alanında uzman kişilerden sağlık, beslenme, enerji wellnes konularında seminerler dinleyip yoga, mandala gibi iyi yaşamın bir parçası olan birçok atölyeye de katılabiliyordu.

Hijyen kurallarına riayet edilerek, kurulan stantlardan doğal yaşama dair her türlü lezzetin tadına bakman da mümkündü.

Yeni insanlar tanıyıp reklam sektörünün yakından tanıdığı duayen isimlerden biri olan sevgili Mukaddes Akça ile uzun uzun sohbet edip hasret giderdiğim güzel günün akşamı gençlerin yeni gözde gruplarından olan Mary Jane grubunun enfes müzik ziyafetiyle güne noktayı koymuş oldum.

Gecesini gündüzüne katarak böyle güzel bir etkinliğe imza atarak rutin giden yaşantımıza anlamlı zamanlar ekleyen Pelin Ulusoy Tepret ve ekibini bir kez daha alkışlıyor ve kendilerini gönülden tebrik ediyorum.

Güne dair son notum: Her şeye rağmen… Yaşamak güzel şey doğrusu. 

2 YORUMLAR


  1. Başlığa bak, gel hizaya!
    El oğlunu görmek gerek!
    Üsküdar’da bizler yaya,
    Teknik geliştirmek gerek!

    Sanat işi biraz ilham,
    Çoğu zaman kopyalama!
    Bize önce teknik gerek,
    Mümkün mü ki kıyaslama!?

    • Sanat sanat dedikleri,
      Hem sübjektif, hem polemik!
      Mukayese edilirse,
      Üstün olan Bilim-Teknik!
      ….
      “Enteresan” deyip sormuş?!
      “Tiksinç” resim nene gerek?
      Hitler kötü, emsal olmaz!
      Kütülerden bir engerek…

      Sanat sever bir insanda
      Çirkinliğe karın toktur
      Hitlerden de sanat m’ola!
      Aman kalsın, lüzum yoktur!
      ….

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here