Sayın Abdullah Gül’le insana ve hayata dair (II)

0

Serbest Kürsü’de sayın Abdullah Gül ile insana ve hayata dair sohbete başlamış ve bunun keyfinden bahsetmiştim. Neden keyif diyorum? Anlamak ve anlaşıldığını bilmek, iletişim çağı adı verilen bu zamanda çok önemli diye düşünüyorum. Evet, iletişim çağındayız ama bir o kadar da birbirimizi anlamadığımız ya da anlayamadığımız günleri yaşıyoruz. Bunun sebeplerinden birisi de, iletişim çağında olsak bile iletişim araçları vasıtasıyla, insana en uzak şekil tarzı kullanıyoruz. Harflerin ve emojilerin sunduğu kadar hissettiğimiz bir duygu aktarımımız var, işte bu yüzden de anlamak ve anlaşıldığını bilmek insana büyük haz veriyor. 

Sayın Abdullah Gül eğitimini hem ülkemizde ve hem de yurt dışında tamamlamış ve aynı zamanda Müslüman ülkelerde iş tecrübesi edinmiş değerli bir bilim insanı. Bu özelliği sebebiyle de gençlerin, kendini genç hissedenlerin bilimsel çalışmalarını mümkün olduğunca devam ettirmeleri gerektiğini arzu ediyor. Bilimsel çalışmaların insanların zihnini açarak, hayata bakışlarındaki yelpazeyi genişlettiği için gerekliliğini ısrarla vurguluyor. 

Genç insanlarımızın dini kaygıları ile dini bilgileri edindikleri kadar aynı şekilde batıdan gelen bilgileri de öğrenerek çift yönlü olmalarının altını da özellikle vurgulamıştı sayın Gül. 

Avrupa’da yaşayan akademisyenlerin birlik içinde olmalarının önemini belirtirken, bu tür çalışmaların özellikle siyasetten uzak ve ortak insani değerler etrafında birleşilmesinin hem kendilerine ve hem de insanlık birikimine katkısının önemini belirtmeden geçemem. 

Benim bu özelliklerden anladığım; hem doğunun ve hem de batının bilgisiyle iki kanatlı hale gelen genç insanların uçarak, olaylara ve hayata tepeden bakabilmeleri ve daha doğruya yakın kararlar verebilmeleri yetilerini kazanacakları olduğudur. Sadece din ve doğu ile hayata bakmak çoğu zaman bizleri yanıltmakta. Batı ve akıl ile donanan gençler ikisinin verdiği birikimle olaylara daha tepeden bakabilecekler. Bunu şuna da benzetebiliriz: Hiç Avrupa görmemiş bir sürü yazar ve aydının sürekli batıyı eleştirmeleri ve yanlış tespitleriyle insanları yanıltmaları. 

Abdullah Gül için gençlerin özgürlükleri de çok önemli. Özgür düşünce ile gençlerin hissettiklerini ifade edebilmelerinin önünün açılması devletin ve toplumun görevi. Özgür düşünce, gençlerin kendilerini özgür hissettikleri ortamlarla sağlanıyor. Bunun için de, dinsel ve toplumsal anlayışlarımızın kaygılardan uzak şekilde yeninden inşası gerekiyor. Bunu başaracak olanlar da yetişmiş insan birikimimiz. Yetişmiş genç insanlarımıza sunacağımız fırsatlar ve imkanlar. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here