Küsmüşler, parti kuracaklarmış… Peki amacınız ne?

    0

    Son iki yüz yılda başımıza gelenler ortada.
    Eğitim alsın diye Avrupa’ya gönderdiğimiz gençleri kurda-kuşa yem ettiğimizden beri öyle bir belaya düçar olmuşuz ki, kurtul kurtulabilirsen.
    Bunların bir kısmı, Mustafa Reşid Paşa gibi azılı ve sinsi bir İslam düşmanı olup, masonlarla öyle bir iş birliğine girmişler ki, nihayetinde koca Osmanlı paramparça olmuş.
    Dahası, bu vatanın asıl sahibi olan Müslüman Türkler ikinci sınıf vatandaş hâline getirilmiş.
    Askerde en ön cephede kullanılan Müslüman Türk çocukları İngilizlerin tezgâhladıkları harplerde şehit olurken (Bugün PKK ile mücadelede olduğu gibi), memleketin sanayisi, akademileri ve ticareti masonların, gayrimüslimlerin eline geçmiş.
    Kim bunu bozmak istemişse Sultan Abdülaziz ya da Abdülhamid Han’ın akıbetini yaşamış.
    *
    Mevzuyu, siyasetteki son gelişmelere bağlayacağım ama biraz daha sabır.
    Bu mason Reşid Paşa’yı ve yaptıklarını her Türk gencinin öğrenmesi lazım.
    Jön Türklerin hemen hepsinin mason olması tesadüf olmasa gerek.
    Sultan Mahmud Han’ın idamını emrettiği hâlde ortadan kaldırmaya ömrünün vefa etmediği; Sultan Abdülmecid Han’ın, Sadrazamlığa getirdiği için kahrından öldüğü mason Reşid Paşa’nın Tanzimat Kanunu ile açtığı casusluk ve hıyanet ocakları hiç konuşulmayan meselemizdir.
    Geçenlerde yazmıştım…
    Bizzat şahidinden dinledim.
    Adana ve Mersin gibi birçok ilimizden hâlâ masonlar İskoçya’ya gidiyor, orada kendilerinden başka kimsenin giremediği çok gizli toplantılar yapıyor.
    Yani, devşirilen Türkler üzerinden Osmanlıyı yıkan sistem, bugün de tıkır tıkır işliyor.
    *
    Gençleri din cahili olarak yetiştiren,
    İslam ahlakını, ecdat sevgisini, millî birliği parçalayan,
    Yerli ve millî yükselişi her fırsatta baltalayan bu sistem, Adnan Menderes’i darağacına, Turgut Özal’ı bir türlü aydınlatılamayan zehir şüphesiyle toprağın altına götürdü.
    Şimdi de hedeflerinde Recep Tayyip Erdoğan var.
    Henüz mazisi 20 yılı bile bulmayan AK Parti ile 200 yıllık sistemin mücadelesidir izlediğimiz.
    *
    Cumhurbaşkanı, İstiklal Mücadelesi derken işte bu prangadan kurtulmaktan bahsediyordu.
    Terör örgütlerinin kökünü kurutmayı hedeflemek, onların kollarını budamak demekti.
    Müslümanların ticarette, siyasette, sanayide, akademik camiada, bürokraside güçlenmesi demek, doğrudan bu sistemi kırmaya yönelikti.
    Erdoğan kararlı davranınca, perde arkasına gizlenen aktörler tek tek ortaya döküldü.
    Öldürme planları, itibar suikastı girişimleri, dindar kesime yönelik her saldırı, siyasette, yargıda ve ekonomide yapılan her müdahale, sokak hareketlenmeleri, darbe girişimleri hep aynı sistemin ürünüydü.
    FETÖ, PKK, HDP gibi kollar konuşuldu, doğrudan dış bağlantılı bu sistem kamufle oldu.
    Şimdi sahneye yeni aktörler sürüldü.
    Hem de bir zamanlar en yakınında bulunan, aynı davaya baş koyduğunu zannettiğimiz isimler.
    Güya Erdoğan’a küsmüşler, yeni parti kuracaklarmış.
    Acayip bir stratejik derinlik içerisindeler.
    Umalım ki, bu sadece siyasi hırs olsun. Ötesi daha fena…
    O zaman “Erdoğan’dan yüzde birer oy götürün, bize yeter” dendiğini bilmiyormuş gibi yapıp şunu sormak hakkımız;
    Söyleyin, Erdoğan’dan farklı ne yapacaksınız?
    *
    Geçmişte bu zinciri kırmaya çalışanların akıbeti malum…
    Erdoğan’ın başına gelenler de…
    ·        Bağımsızlığa gerçek anlamda kavuşmamız için bu sistemle mücadele mi edeceksiniz, hizmetine mi gireceksiniz?
    ·        Terör örgütleriyle başlatılan amansız mücadeleye, her türlü tehdidi ve riski göğüsleyerek devam edebilecek misiniz?
    ·        Terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerin önüne geçebilecek, akıtılan Müslüman kanını durdurabilecek misiniz?
    ·        FETÖ’cü alçakların değil, bu ülkenin ortalama muhafazakâr kesiminin önüne konulmak istenen setleri yıkabilecek misiniz?
    ·        Dinle, dindarla apaçık savaş verenlerle mücadele edecek misiniz?
    ·        Ekonomide, sanayide, ziraatta, sağlıkta, eğitimde, savunmada, kültürde yerli ve millî hamlelere girişecek misiz?
    ·        Selçuklu’nun, Osmanlı’nın güttüğü dava üzerine, din ve dindarlar üzerinde oynanan bin bir türlü oyunla savaşabilecek misiniz?
    ·        Kudüs’te, Suriye’de, Irak’ta Büyük İsrail planlarını bozmak için meydan okuyabilecek misiniz?
    ·        Dünyanın yeniden şekillendirildiği tarihi süreçte, Türkiye’yi ‘devler’ arasına sokabilecek misiniz?
    ·        Doğu Akdeniz’de, Ege’de Türkiye’ye karşı meydan okumalara rest çekebilecek misiniz?

    Yazının devamı için