Şehrimin bin bir yüzü

0

Batman’da MHP, İGD, TKP (PKT)

Mardin’in Leblebisi, Siverek’in dokuz köşeli şapkası, Derik’in zivzik narı…

Her şehir, her kasaba ve her beldenin toprağında bir farklılık var.

Mesela Midyat’ın karpuz çekirdeğini, gidin dokuz yere ekin, her yerde ve her toprakta farklı olacaktır.

Benim şehrim Batman da öyle.

Batman’ı Batman yapan, petrolüdür.

Peki yalnızca bu kadar mı?

Hayır!.

Batman’ın bin bir farklılığı vardır.

Ben onlardan birkaç tanesini sayayım.

Bir Batman MHP ve Şeyhmuz Ağa, İki Batman PKT ve İGD’liler.

Önce Şeyhmus Ağa (Demir) ile Batman MHP’sini anlatayım.

Batman’da Burjuva Tabela Partileri dediğimiz partilerin tümü vardı. Olmayan bir tek MHP idi.

Batman/Gercüş’te Hebizbiniler var. Bu Hebizbinler bizim Sason’daki Zazalara benzer. Biraz kafaları sert ve aşiretsel olarak bağlılıkları tamdır. Bu Hebizbinililerin Şeyhmus Demir adında bir ağası vardı.

Şeyhmus Ağa Ankara’ya gider.

O da kendisine uygun bir parti arayışına girer.

Ancak Batman’da tüm partiler var. Olmayan bir tek MHP’dir.

Nasıl oluyorsa, oluyor ve Şeyhmus Ağayı MHP merkeze götürüp ikna ediyorlar.

Anlaşıyorlar.

Şeymus Ağa Batman MHP’nin temsilcisi oluyor.

Ama Şeyhmus Ağa işin vahametini bilmiyor. Sanıyor ki MHP de sıradan bir partidir. Aşireti var. Adamları var. Bir camekânlı dükkan tutup, levhalarını asıyorlar. Batman MHP binası, deyip kahve gibi kullanmaya başlıyor. Ortaya bir soba, bir masa, bir sandalye ve bir de Kurt ve Türkeş resmi… Tamam. Böylece Batman’a MHP de gelmiş oldu.

X

Arkadaşlarımız bazıları geldi. Heyecanlıydılar.

‘’Ya Xoca haberin var mı?’’

‘’Neden?’’

‘’Batman’da MHP şubesi açılmış.’’

‘’Hadi ya.. Kim açmış?’’

‘’Bilmiyoruz ama şu TPAO’daki faşistlerdir muhakak…’’

Kısa bir sorma ve soruşturmadan sonra meselenin aslını öğrendim. Şeyhmus Ağa ve bazı adamlarını yakinen tanıyordum. Hiç kimseye söylemeden direkt Batman MHP binasına gittim. Bina dedikleri yer, tam bir bakkal dükkanı.

İçeri girdim. Selam verdim. İçerde bir iki adam ve masada da Şeyhmus Ağa vardı. Şeyhmus Ağa benim gibi kısa boylu, bıyıklı ve pek gülmeyen bir tipti. Siyah gözlüklerini takmış, hatta daha gözlüklerinin kenarında etiketi bile duruyordu. Masasına yaklaştım. Ona Kürdçe;

‘’Merheba Xalê Şêxmus?’’

‘’Merheba Xwarzê.’’

Hoş-beşten sonra, sormaya başladım.

‘’Şeyhmus dayı, bu MHP’nin ve arkasındaki Kurtun anlamını biliyor musun? Nerden buldun? Nasıl getirdin bu partiyi Batman’a?…’’

Şeyhmus dayı dediğimden hoşuna gitti ve samimi olarak.

‘’Valla ne bileyim yeğen, Ankara’ya gittim. Ben de ji bir partiye girmek istedim. Hangisine gittimse yok, dediler. Bir tek bu MHP vardı. Ben de bunu aldım getirdim.’’

‘’O kadar mı?’’

‘’Evet.’’

‘’Peki bu Türkeş’in partisi, Kurtu var ve bizim Kürd gençleri bunu sevmez. Sonra durum karışır’’ dedim.

Bana gülerek baktı.

‘’Niye ki? Bak orada Şivano da var. Şivan’ı da dinleriz Kurtu da takarız’’

Ben Şeyhmus Ağa’nın saflığına dürüstlüğüne ve kandırıldığına inandım.

Ama bizim gençler kabul etmiyor ve ‘’Bombalayalım gitsin’’ diyorlardı.

Ciddi ciddi planlama da yapıyorlardı.

Ben kızdım.

‘’Ya ne MHP’si, ne bombalaması. Bu çocuk işi midir? Ben Şeyhmus Ağa ile konuştum. Durumun farkında değil. Araya hatırı sayılır insanlar koyarız ve işler karışmadan onu caydırırız’’ dedim.

Lakin Şeyhmus ağayı kafaya alan, onun aşiret gücünden yararlanan bazıları vardı. Ona belli imkan da vermişlerdi. Biz TPAO içindeki fikir babalarını tespit ettik. Bir iki korkutma ve yıldırmayla Batman gitmelerine yardımcı olduk.

Ne ölümler oldu ne kavgalar. Ve Batman MHP’si de kapandı gitti.

Bu işin Batman MHP yanı böyle.

PKT-TKP (TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ)

Bir de bizim bir İGD mahallemiz vardı. Bizim arkadaşlar İGD (İlerci Gençlik Derneği)’ne İGS (İstanbul Giyim Sanayi) diyorlardı. Bu TKP’nin gençlik örgütüydü. Onların bir de yayın organı vardı.

Sait Hoca, Enver Sezgin, İlhami Işık, Sefan Tunç, Süleyman Talay vb arkadaşlar onların taraftarıydı. Bu arkadaşlarla samimiydim. 1977’lere kadar hep bir aradaydık. Hatta Sait Hoca İGD dergilerini satarken, bir yere uğrayacaktı. Dergiler masada kaldı. ‘’Hoca dergiler yanında kalsın ben geliyorum’’ demişti. Gelen giden de birer tane alıyordu. Paralarını da masaya bırakıyordu. Ama bu hareket bana kötüye mal oldu.

‘’Şükrü Hoca İGD’li olmuş. Kahvede dergi satıyordu’’ demiş ve dedikodu almış başını gitmişti. Bunun kaynağını kovaladım. Silavanlı Mehmet Tanrıkulu’nun olduğunu söylediler. Mehmet’i biliyordum. O da DDKD’liydi. Aslında Mehmet İGD’ye yakın ve samimiydi. Onu uyardım ve bu dedikodunun önünü kesmiş oldum.

İGD- TKP bunları biliyordum.

Anca duvarlara bir de PKT diye sloganlar yazılıyordu. Buna hayret etmiş ve çözmeye çalışmıştım. PKT’nın açılımını bir türlü çıkaramadı.

Sona İGD’lilerden en çok samimi olduğum Said hocaya sordum.

‘’Hoca bu PTK ne demek?. Sizinle bir alaka ve ilişkisi var mı?’’
Hoca,

‘’Evet, biliyorum. Bu bizim TKP’nin Kürdçe açılımıdır.

‘’Yani…’’

‘’Yani Partiya Komünistên Tirkiya.’’

‘’Anlaşıldı. Peki neden TKP yazmıyorsunuz da PKT yazıyorsunuz?’’

‘’TKP desek halk da gençler de anlamaz ve tepki toplar. Kürtçe daha sempatik oluyor.’’

‘’Anladım. Demek MTTB’de sizden almış bu taktiği…’’

‘’Nasıl?’’

‘’Nasıl olacağı var mı? Onlar da Kahrolsun Sömürgecilik, Yaşasın bağımsızlık, yazıyor ama altına MTTB diye imza atıyorlar.’’

‘’Olabilir. Siz de ayrı şayler yazıyorsunuz ama..’’’

Bak bu da doğru. Çünkü bizim arkadaşlarda daha sonra duvarlara slogan yazarken; Haki, Kürdistan Devrimcileri, Şoreşgerên Kürdistanê ya da Devrimci Birlik diye yazmaya başlayacaklardı.

(devam edeceğim…)

25. Ekim. 2021

Almanya-Essen

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here