Selam!

0

Tanım

Selam, sözlükte “kusursuz olmak, kurtulmak, rahatlamak, güvende, selamette olmak” anlamına gelir. Selam ve İslam kelimeleri aynı kökten türemiştir.

Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde “esenlik,  kurtuluş, emn’ü eman, emniyet, güven, dua, selamlama, selamlaşma, “barış”  manalarında geçer.

Selam’ın Tarihçesi

Selamın tarihçesi Hz Adem yaratılışı ile başladığı, Allah Rasulü’nün şu hadis-i şerifinden anlaşılmaktadır; Allah Teala  Adem’i yaratınca ona: Git şu oturmakta olan meleklere selam ver. Senin selamına karşılık söyleyeceklerini güzelce dinle. Çünkü senin ve neslinin selamı o olacaktır, buyurdu.

 Adem (a.s) meleklere:

“ es-Selamü aleyküm” diye selam verdi. Melekler onun selamına:

“ es-Selamü aleyküm ve rahmetullah”, diye karşılık verdiler. (Buhârî, Enbiya, 1)

Bundan başka, Kur’an da Allahü Teala’nın (c.c) peygamberlerini selamladığını görüyoruz.

“Bütün âlemlerde Nuh’a selâm olsun!” (Saffât, 37/79)

“İbrahim’e selâm! Dedik” (Saffât, 37/109)

“Sonra gelenler içinde, Musa ve Harun’a selâm olsun, diye (iyi bir nam) bıraktık.” (Saffât, ;)37/119-120

“Sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık. “İlyas’a selâm!” dedik.” (Saffât,129,130)

Nihayet peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (s.a.v)’e; “Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman de ki: “Selam olsun size!” (Nisa,86)  Ayeti Kerimeleri ile selamın daha önceki ümmetlere öğretildiği gibi, Ümmet-i Muhammed’e de tavsiye edilmiştir.

İletişimin Ortak Dili, Selamlama ve Selamlaşma

İslamda Selam, müslümanların aralarındaki iletişimin ortak dilidir. Selamlama: tek taraflı selam vermeyi; Selamlaşma: karşılıklı selam vermeyi ifade eder.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler de hem tek taraflı selamlama hem de karşılıklı selamlaşma, yer almış ve tavsiye edilmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v)’e; “Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, onlara de ki:

Selam olsun size!”(Enam,54)

Size bir “selam” verildiği zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya ayniyle mukabele edin. Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır”.(Nisa,86)

Hz. Peygamber (s.a.v) selâm vermeyi; sevap kazandıran, (Buhârî, “Îmân”, 20); cennete girmeye vesile olan, (Tirmizî, “Ķıyâme”, 42) önemli amellerden biri olarak tarif etmiştir.

Müslümanların selamlaşmakla karşılıklı sevgiyi arttıracakları (Müslim, “Îmân”, 93; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 142); hayır ve bereket getireceğini (Tirmizî, “İsti’zan”, 10) ve insanı Allah’a yaklaştıracağını (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 133) Selâm vermekten kaçınmanın bir tür cimrilik olduğunu söylemiştir (İbn Hibbân, X, 349-350).

Özellikle ifade etmek gerekirse, Allah Rasulü bir hadislerinde şöyle buyurur:

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi sevmeye vesile olacak bir amel öğreteyim mi?  Aranızda selamı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93)

Çeşitli dillerde ‘Selam’

Merhaba, Günaydın vb. Deyimlerle Selamlaşmak

İslâm, “Selâm” lafzına ayrı bir değer vermiş ve Müslümanlara onunla selamlaşmayı tavsiye etmiştir. Ancak buradan hareketle toplumda yaygın olan başka deyimlerle selamlaşma çeşitlerini bid’at sayarak ve bütünüyle onların aleyhinde konuşmak da  doğru değildir.

Günümüzde kullanılan, “Merhaba”, “hayırlı sabahlar”, “hayırlı akşamlar”, “iyi günler”, “iyi akşamlar”, “günaydın” veya “tünaydın” gibi milli kültürümüze ait deyimler; selam verilenler üzerinde huzur, güven ve esenlik meydana getirmek istenilen ve (asıl selamlaşmanın özü olan),  dua iyi dilek ve temenni niteliğinde söylenen kelimelerdir.

“Selam”ın İslam’daki yeri bilindiği, o ihmal edilmediği ve Müslümanların bir şiarı olarak korunduğu sürece, insanların “merhaba”, “günaydın, hayırlı sabahlar, iyi akşamlar…” gibi daha başka ifadelerle birbirlerine dua ve  iyi dileklerini bildirerek  selamlaşmalarında bir mahzur yoktur.

Sonuç itibarı ile: “Âyet ve hadislerde geçen selâmlaşma ifadeleri dinin ana kaynaklarında yer alması sebebiyle mânevî bir değere ve özellikle ayrı dilleri konuşan Müslümanlar arasındaki iletişimde bir nevi sembol işlevi görmesi bakımından özel bir öneme sahip olmakla birlikte, selâmlaşmanın asıl amacı karşılıklı sevgi, dostluk, iyi niyet, dua,  güzel, iyi dilek ve temennilerin açıklanması olduğundan, her dilde bu gayeyi gerçekleştirecek uygun ifadelerle selâmlaşma görevinin yerine getirilebileceği açıktır.” ( İslam Ansiklopedisi, “Selam” mad.)

Vesselam.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here