Serbest Kürsü: Deva Partisi ve Biz…

1

Perşembe ve serbest kürsü. 

Bugün biraz yöneltilen sorulara değinmek istiyorum. 

Soruyorlar: 

‘Ocakmedya, yani siz kimsiniz? 

Deva partisiyle bağlantınız nedir? 

Deva partililer sizi mi takip ediyorlar? ‘

Aslında yöneltilen sorular daha fazla da, artık diğerlerini de başka zamana bırakayım. 

Perşembe günleri free/frei yani serbest. Ben de zamanı gelmişken değineyim istedim. 

Reklam

Ocakmedya olarak kim olduğumuzun cevabını bir okuyucu yorumuyla cevaplamak isterim: 

‘Bir Okur 19 Mayıs 2020 at 12:00

Sayın Eskicioğlu, yazılarınızı bu site kurulduğundan bu yana takip ediyorum. Ülke dışından Türkiye’ye bakan biri olarak, daha geniş bir perspektiften yaptığınız değerlendirmeler gerçekten okunmaya değer. Daha da önemlisi sizden farklı düşündüğüm konularda bile, bana her zaman objektif ve samimi olduğunuz hissi geçiyor. Çok teşekkürler.

Not: Bu siteyi okumanın bana kazandırdığı en önemli şey, hiç tanımadığım bazı yazarları tanıyıp okumak ve faydalanmak oldu.

Gelelim Deva partisi konusuna: 

Son sorudan başlayayım.

Deva partililer bizi mi takip ediyorlar? Bilmiyorum. 

Takip edenler de vardır, etmeyenler de. Ama illa bir bağ kurmak isteyenler için şunu söyleyeyim: Ali Babacan, Ocakmedya TV’de değil, Karar TV’de reportajlara katılıyor. Demek ki, bizim Deva partisiyle organik bir bağımız yok. 

Reklam

İlk soru da aslında cevaplanmış oldu ama ben gene de ilk soru için biraz açıklama yapayım. 

Deva partisi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uyarak kurulmuş bir siyasi parti. Ali Babacan da, bakanlık tecrübelerini ayrı bir partide siyasi hayata taşımak istiyor. Ayrıca vizyonu, bakış açısı ve yaklaşımı farklı. 

Acizane benim fikrimi soruyorsanız, gazetede köşe yazarlığı yapan kişilerin herhangi bir partinin değişmez savunucusu olmasını normal bulmuyorum. Sevmek ayrıdır, değişmez savunucusu olmak çok farklı.  

Ben, Ali Babacan’ın tarzını beğeniyorum. Bakış açısını kendime yakın buluyorum: Objektif ve samimi. 

140Journos diye bir Youtube kanalı var. Burada Ali Babacan’la ilgili bir video yayınlandı, tavsiye ederim. 

İzlediğimde gördüğüm ilk kare bana çok yakın geldi: ‘Evet, kaç dakikada bitiririz?’ 

Programlama…

Sadece takım elbiseli bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir aile babası ve çocuklarıyla zaman geçirmeye önem veriyor. Normal bir baba gibi onlarla bisiklete biniyor… 

Önemli olan çok konuşmak değil, dinleyeBİLMEK….

Gerisini aktarmayayım da, izleme zevki kaçmasın 😊 

İşte ben bu bakımdan yakın buluyorum….

Diğer insanlara tepeden bakmamak erdemdir ve bu erdemli davranışı görmek sevindirici… 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

NOT1: Bugün Christi Himmelfahrt yani Hz. İsa’nın göğe yükselmesi ya da Hz.İsa’nın miracı da diyebiliriz. Hristiyan kökenli vatandaşlarımızın ve bütün Hristiyanların Hz. İsa’nın göğe yükselme gününü tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim…

NOT2: Bahsettiğim video:

1 YORUM

  1. Keşke 2001 yılında Adelet ve Kalkınma Partisi olarak kurulan ve 2002 de göreve başlayan! 2013 sonunda ALDATANLAR ve KANDIRANLAR PARTISINE DÕNÜŞEN.

    2016 da başlayarak şu anlki konumudaki Al ve Kal Partsi olarak 19. yılın yarısındalar…. maalesef geldikleri nokta insana şu deyimi hatırlatiyor!

    3 kez değişime uğrayan AKPLELILER BİR geldileler PİR geldier ve Türkiyeyi DİKTATÖRLÜKTE ARAP ülkelerine rahmet okutacak seviyeye yükselttiler. Açıkcası 19. yılın ortalarındaTC tarihinde Halkın caheleti tavan yaparken insanlik Rahmetli oldu.

    Keşke; kendilerini Dindar olarak tanıtanlar hiç devlet yönetimine gelmeseidiler…!!!

    Şimdi bir vatandaş olarak Kurulmuş bu partilerde görev alanlara şu soruyu soruyorum;

    1-Türkiyenin bu duruma düşeceğini bile bile neden sustunuz?
    2- Konuşacak olan Hayru Nisa Gül hanimi neden konuşmasına izin vermediniz.
    3.Abdullatif Şeneri neden yalnız bıraktınız?
    4- 1 kişiden bu kadar Korkmanızın sebebi parti kurarken gidip İcazat aldığı ülkemi?

    Eğer o ülke ise en azından oranın basınını kullanarak ifşa edebilirdiniz….

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here