Serbest Kürsü: Jak Kamhi’nin vefatıyla akla gelenler ve söylenmeyenler

3

Jak Kamhi dün 95 yaşında vefat etti.

Kendisine rahmet diliyorum.

Acılı ailesine de sabrı cemil…

Onun vefatıyla zihnime çok şeyler geldi. Belki de birçok insanı ilgilendirmedi bile. Çünkü meşgul olduğumuz konu hala aynı: ‘Devlette örgütlenme, cemaatleşme’..

Aslında Kamhi’nin vefatıyla ilgili düşündüklerimle, ‘devlette cemaatleşme’ konusu birbiriyle ilişkili olarak zihnimde yan yana geldi.

Kamhi Yahudi vatandaşlarımızdan.

Profilo’nun sahibiydi.

Sahibi Yahudi olduğu için profile markasını satın almayan Müslümanlar, bu markayı da çok iyi bilirler.

Neden almazlardı?
Sahibi Yahudi olduğu için.

Peki neden? Yahudi olmak suç mu?

Değil.

Ama gene de…

Bunun ne akli, ne de dini yani İslami bir sebebi var.

Bir bakıma şu: ‘Canımız öyle istiyor’.

Yahudi olanlar için de hep şu denirdi: ‘Lobi faaliyetleri var. Hepsi birbirini tutuyor. Bir ülkede ya da devlette önemli yerlere geliyorlar, çünkü birbirlerini hemen oralara yerleştiriyorlar’.

Evet, şimdi soruyorum.

15 Temmuz gibi devlete isyan çıkartmış bir grubun yaptığı elim kalkışmayı yaşamışken; neden hala bakanlıklardaki tarikat yapılanmalarını konuşuyoruz?

Bu millet 15 Temmuz’u yaşamadı mı?

Üzerinden 4 yıl geçti.

Geçen bu dört yılda, devlet istese, bu yapılanmaları ivedilikle bitirebilirdi.

Ne demek istiyorum?

Yahudi oldukları için suçladığınız insanlara atfettiğiniz bütün suçları ve hataları aslında siz yapıyorsunuz…

Kamhi’den bahsedeyim biraz.

İstanbul doğumlu.

Üniversite’de mühendislik eğitimi alıyor ve iş hayatına atılıyor.
Bilenler zaten bilirler, kendisi çok çalışkan, atılımdan atılıma koşuyor. Ve iş hayatına girişi de hazır bir marka ve fabrikayla değil. Türkiye’de ilk kez profil doğrama işine giren kişi. Zaten marka adı da buradan doğuyor.

Türkiye’de ilk kez tesettür işine giren kişiye neden bu kadar zenginsin diye hesap soruyor muyuz?

Velev ki, dini bir vecibeyi ticarete alet etse bile!!!

Kamhi, bu vatanın evladı.

Aynı zamanda dinini koruyarak, zorluklara katlanarak iş hayatında mücadele etmiş birisi.

Neden bunu diyorum?

Çünkü dinini ve kökenini koruyamayanlar var…

Zorla türkleştirilen ve müslümanlaştırılanlar var bu ülkede.
‘Yok efendim siz de, olur mu?’ demeyin.

Çünkü belgeli ve ispatlı.

Buyrun ‘devşirme’ kurumu.

Devşirme nedir?

Başka dinden ve milletten (büyük çoğunluk Balkanlar) olan küçük çocukların eğitilmesi (Bu arada türkleştirilmeleri ve müslümanlaştırılmaları) ile Osmanlı Devleti’nde memur olarak istihdam edilmesi.

Sokullu Mehmed Paşa ve dizilerden ismine aşina olduğunuz Pargalı İbrahim Paşa bunun en bilinen örnekleri.

Olmuştur efendim, olmuştur.

Anadolu’daki Ermeniler zorla müslümanlaştırılmışlardı.

Ege’deki Yahudiler ve Hristiyanlar zorla müslümanlaştırılmışlardır.

Lazlar

Gürcüler

Ve daha niceleri.

Zorla müslümanlaştırma ve türkleştirme kimi zaman silahla olmuştur, kimi zaman da baskı destekli güzel tehditlerle.

Malına el koyma tehdidi bunların en başta gelenidir.

İnsan da malını ve ailesini korumak adına Müslüman olmuştur.

Hayatta kalmak adına Müslüman olmuştur.

Bakar mısınız işin garipliğine, acayipliğine ve saçmalığına.

Müslümanlara ve alemlere rahmet olarak gelen bir din,

İnsanlığın kurtuluşu olacak bir din,

Müslümanlar eliyle tehdit, baskı unsuru haline geliyor…

Bugün, vatan evladı olan Kamhi’ye rahmet dileyemeyen Müslümanlar varsa, bunun sebebi görünürde Müslümanmış gibi olan ama zihinlerinde İslam’ın ‘aslında ne demek istediğini’ sınıflandıramayan kişiler yüzündendir…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikDuygularınız aç olabilir mi?
Sonraki İçerikHuawei ile Çin yönetimi arasında gizli işbirliği olduğu sonucuna varıldı..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Sinan Eskicioğlu evli bir çocuk babasıdır. Almanca, İngilizce bilen yazarın şimdiye kadar yayınlanmış olan beş kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler.

3 YORUMLAR

  1. Rabbim dünyadayken inanan inanmayan bütün insanlara rahmetiyle muamele ettiği gibi, inşaalah öbür alemde de rahmetiyle muamele eder. Cennetin kademelerini o kadar yükseltsin ki cehennemin en altı cennetin en altı olsun.Olur mu? Dilemek bizden…

  2. Gayri müslümlere ” toprağı bol olsun denir” Fehmi Koru. Sen rahmet okuduğuna göre yeni keşifler yapmış olmalısın. “Gayri müslümden ticaret yapmayın”sözleri herhalde ilk dönemlerin müslüman iş insanlarının işlerinin olması için söylenmiştir ve bunda da bu gün bile yanlış göremiyorum. Zira o zamanlar bu insanlar zaten piyasaya hakimdi. Yoksa özelde söylenmiş sözler değildi. Tabi keşke daha çok Jak Kamhilerimiz olsa (yaptığı iyi işleri anlamında). Kişiyi bir fare irşad edebiliyorsa neden bir” Yahudi” vesilesi ile( tahkir manasında karşılaştırma değil ) irşad olmayalım.Zorla din değiştirtme hadisesi insanı münafıklığa götürür ki şuurlu müslümanın değil katı milliyetçilerin işidir.

    • Peygamber Efendimizin kalkanı karşılında bir yahudiden borç aldığı, bu şekilde vefat ettiği, Hz. Ebubekir’in bu borcu ödediği rivayet edilir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here