Serbest Kürsü: Mutluluk ve Mutluluğun sırrı

2

Mutluluğu nasıl yakalarız? 

Öğrenilir mi, hissedilir mi ya da üzerine düşünerek keşfedilir mi? 

Belki hiçbiri, belki de hepsi. Aslında her yaşa göre değişen bir durum, hatta her insana göre değişen bir his. 

Acaba gerçekten his mi? 

‘Dünya ve ahiret mutluluğu’ öğretisiyle yetişen birisi için mutluluk dini yaşam. Ne kadar dindarsanız, o kadar mutlusunuzdur. Acaba gerçekten öyle mi? 

Mutluluk kimine göre bir hedef. Hedefe koyduklarıyla mutlu olanlar için ulaşılması gereken önemli bir nokta: ‘Şu evi alınca mutlu olacağım, şu işe girince dünyanın en mutlu insanı benim’ gibi….

Hedefe ulaşınca mutlu olacağını sananları sizler de görmüşssünüzdür. Ama şunu da gözlemlemişsinizdir: Amacına ulaşan o kişi gene de mutlu olamıyor. 

Mutluluk bir hazsa, gelip geçicidir. 

Reklam

Peki daimi mutluluk yok mudur? 

Vardır ve bu sizin içinizdedir. Başta yönelttiğim sorular da bu yüzdendi: ‘Keşfedilir mi?’

Mutluluk bulup çıkartılır. Ama bulup çıkartmak isterseniz eğer. Çünkü bazıları da var ki, mutsuzluktan, melankoliden, huzursuzluktan memnunlar ve hatta mutlular. 

En acılı arabesk parçasını dinlemekten mutlu olanlar var mesela. Acaba bu kişiler anormal insanlar mı? 

Mutluluk, ne aradığınızla çok ilintili. 

Mutluluk deyince aradığınız ne? 

Mutluluk bence süreç öğretisinde saklı. Hem süreci yaşıyorsunuz ve hem de öğreniyorsunuz. Bunun için de Werkzeug’lar (araç) gerekli. 

Peki nedir bunlar? 

Reklam

Bilgi, 

Tecrübe, 

Farkındalık, 

Kendinize has yaklaşım ve bakış açısı, 

Kendini güncelleme, 

Ve hayatı olduğu gibi kabullenme…. 

Bunlar varsa ve ‘mutlu’ bir şekilde yaşama isteğiniz de mevcutsa, hayatta mutluluğu yakalama ihtimaliniz artıyor. 

‘Mutluluk, anlarda saklıdır’ deniyor ya, çok doğru. Babasının vefatından sonra bir yıl travma denebilecek bir zorluğu yaşayan birisi olarak ifade ediyorum: ‘Hayat şimdi ve şu an’. 

Geçmişe ve geleceğe takılı kaldığınız an, kitleniyorsunuz… 

Şu an ve şimdi… 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

(Mutluluk konusunu irdelediğim konuşmam için)

2 YORUMLAR

  1. İnsanda var olan duyguları tanıtan kapsamlı bir çalışma var mıdır bilmiyorum, varsa da çok hacimli bir kitap olur her halde.( Bu cümleyi bir yerlerden hatırlıyorum ama.. ” duyguların geçişkenliği” konusu da işmenmiş bir konu galiba.. her neyse.

    Bir an’a kaç duygu sığar?

    Bütün duygular yaşanılsın (istifade edilsin) diye yaratılmış olmalı. ALLAH boş iş yapmaz.

    Dünya doyumluk bir yer değil, haliyle hiç bir duyguyu doyuramazsınız.

    En mutlu olduğumuz an’da bir can sıkıntısı oturuverir göğzümüze. “ALLAH kalpleri iki parmağı arasında evirip çevirir” manasına gelen hadis bütün meseleyi özetliyor.

    Bence insan her hale razı olmanın bir yolunu bulmalı. Kalbler ancak böyle tatmin olur.

  2. Sayin Baran,
    Duygu dünyasiyla ilgili calismalar bence yeterli degil. Bir de bu calismalar ne icin yapiliyor bu önemli. Kapitalizmin hizmetine sunulmak icin mi, yoksa insanin mutlulugu icin mi?
    Yanliz surasi var ki, Dinle baglantili mutluluk konusunu tekrar ele alip irdelememiz gerekiyor.
    Her hale razi olmanin yolu dediginiz de, hayati oldugu gibi kabullenmek diye düsünüyorum
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here